Ana içeriğe geç

İş Bankası Genel Müdürü Aran: KOBİ'ler krediye erişimde ayakta kalma mücadelesi veriyor

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, krediye erişimin zorlaştığı mevcut ekonomik ortamda KOBİ'lerin ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirtti. Aran, İSO ile hayata geçirilen dijital dönüşüm programının ise işletmelerin küresel rekabette güç kazanmasını hedeflediğini söyledi.

İş Bankası Genel Müdürü Aran: KOBİ'ler krediye erişimde ayakta kalma mücadelesi veriyor
Dünya Gazetesi
16

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Türkiye İş Bankası, küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşümünü hızlandırmak, verimliliklerini artırmak ve rekabet güçlerini geliştirmek amacıyla "Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı"nı hayata geçirdi.

Programın tanıtım toplantısına İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran'ın yanı sıra iş dünyası temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

Toplantıda konuşan Erdal Bahçıvan, sanayinin geleceğinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Aran: KOBİ'lerin dönüşümü kritik önem taşıyor

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ise mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında bu tür projelerin değerinin daha net görüldüğünü belirtti.

Aran, "Uzun bir süredir sıkı para politikası kapsamında makroihtiyati tedbirlerle kredi genişlemesine önemli kısıtlar getirilmiş durumda. Ancak yatırım amaçlı bazı krediler bu kısıtlardan muaf. İşletme sermayesi ihtiyacı ise bu kapsamda değil. Yatırımın altındaki her bileşen de bu muafiyet kapsamında yer almıyor." dedi.

Krediye erişimin zorlaştığı ve KOBİ'lerin faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı bir süreçten geçildiğini ifade eden Aran, bu programın sadece işletmelerin ayakta kalmasını değil, küresel rekabette öne çıkmasını, uluslararası pazarlara açılmasını ve gelir modellerini geliştirmesini hedeflediğini söyledi.

İSO üyesi KOBİ'lerin teknolojik dönüşüm ihtiyaçlarının karşılanmasının büyük önem taşıdığını belirten Aran, "Doğru teknolojiyi doğru yerde kullandığınızda bunun işletmelere sağlayacağı katkının ne kadar yüksek olabileceğini göstermesi açısından, bu programda tüm teknoloji bileşenlerinin doğru şekilde kurgulandığını özellikle ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı.

Yeşil dönüşüm ve yapay zeka vurgusu

Programın yenilenebilir enerji, yeşil dönüşüm, hizmetleşme ve veriden değer üretme başlıklarını da kapsadığını aktaran Aran, şunları söyledi:

"Programın yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm boyutu var. Değer odaklı büyüme ve hizmetleşme boyutu var. İmalat sanayi dediğimizde yalnızca üretimi kastetmiyoruz. Fiziksel üretimi hizmete dönüştürebilmeyi, üretim süreçlerinden elde edilen veriyi kullanarak veriden değer oluşturmayı da kastediyoruz.

Özellikle Amerika'da yapay zeka sonrasında teknoloji şirketlerinin gerçekleştirdiği atılım dikkate alındığında, hem veriden değer oluşturma hem de fiziksel ürünü bir hizmete dönüştürme konusunda, insana dokunan yetkinlikleri, insan kaynağını ve jeostratejik dayanıklılığı da kapsayan özel bir programdan söz ediyoruz. Bu program, şirketlerin yalnızca yurt içindeki değil, aynı zamanda küresel jeostratejik gelişmeler karşısında da dayanıklılık geliştirmelerini hedefliyor."

İş Bankasının 100. yılı kapsamında daha önce de 100 KOBİ'nin dönüşüm hikayesini farklı bir ortaklıkla hayata geçirdiklerini anımsatan Aran, o çalışmada organize sanayi bölgelerindeki imalat sanayisine odaklandıklarını ifade etti.

Bahçıvan'dan çözüm paketi beklentisi

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdal Bahçıvan, sanayicilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, "Umutla, içinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetinin Ankara tarafından anlayışla karşılanmasını ve buna yönelik bir çözüm paketinin hayata geçirilmesini bekliyoruz." dedi.

Enflasyonla mücadele değerlendirmesi

Hakan Aran ise enflasyonla mücadele programına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Bizim programımız enflasyonla mücadele programıdır. Bu programın odağında enflasyonun düşürülmesi ve Türkiye'de sürdürülebilir tek haneli enflasyon seviyesine ulaşılması yer alıyor. Bu, Türkiye için de ekonomi için de reel sektör ve sanayi için de oldukça zorlayıcı bir program." ifadelerini kullandı.

Programın başarısını gösteren öncü göstergelerin bugün sanayicilerin dile getirdiği sorunlarla örtüştüğünü belirten Aran, "Eğer ülke potansiyel büyümesinin altında büyüyorsa, büyüme düşük gerçekleşiyorsa, işsizlik oranı artıyorsa, ekonomide talep daralıyorsa bunlar program açısından hedefe yaklaşıldığını ve enflasyonda düşüş beklentisinin oluşabileceğini gösteren gelişmelerdir." dedi.

Enflasyonla mücadele sürecinin önemli maliyetler içerdiğini vurgulayan Aran, sanayi odaları ve üreticilerin eleştirilerinin de bu nedenle arttığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Zaman zaman bu programa yönelik eleştirilerin yükselmesi, söylemlerin sertleşmesi de bundan kaynaklanıyor. Çünkü bugün enflasyonla mücadele kapsamında, sürdürülebilir bir büyüme hikayesi yazılmadan önce katlanılması gereken bir geçiş dönemini yaşıyoruz. Bugün yaşanan sancılar da bu sürecin doğal bir sonucudur."

Toplantı, basın mensuplarının sorularının ardından düzenlenen protokol imza töreniyle sona erdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler