Ana içeriğe geç

İSO ve İş Bankası, KOBİ’ler için dijital dönüşüm programı başlattı

İSO ve İş Bankası'nın KOBİ'lerin dijital dönüşümüne ortak destek verdiği programda, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Bu projenin temel amacı, sanayicinin yarınını bugünden güvence altına almak, KOBİ'lerin dönüşüm yolculuğunda yanında olmak ve Türk sanayisini yeni çağın rekabet şartlarına hazırlamaktır" değerlendirmesini yaptı. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da ekonomiye yönelik değerlendirmelerde bulundu.

İSO ve İş Bankası, KOBİ’ler için dijital dönüşüm programı başlattı
Ekonomim.com
16

İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Türkiye İş Bankası, KOBİ'lerin dijitalleşme, verimlilik ve rekabet gücünü artırmayı hedefleyen "Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı"nı hayata geçirdi.

Türkiye İş Bankasının düzenlediği programın tanıtım toplantısına İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı.

"Sanayi ve Türkiye'nin geleceği doğrudan bağlantılı"

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayinin geleceğinin Türkiye'nin geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Bahçıvan, "Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Bu ifadeyi her fırsatta büyük bir inançla dile getiriyorum. Çünkü bu söz, üretime, emeğe, istihdama, ihracata ve ülkemizin bağımsız geleceğine duyduğumuz sorumluluğun ifadesidir." diye konuştu.

Bu projenin temel amacının sanayicinin yarınını bugünden güvence altına almak, KOBİ'lerin dönüşüm yolculuğunda yanında olmak ve Türk sanayisini yeni çağın rekabet şartlarına hazırlamak olduğunu belirten Bahçıvan, yaklaşık 3 yıldır büyük bir emek ve kararlılıkla bu hedef doğrultusunda çalıştıklarını söyledi.

"Sanayicimizin gücü, Türkiye’nin gücüdür"

Sanayinin geleceğinin Türkiye'nin geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bugün sanayimizin geleceği, yalnızca üretim değil, rekabet, sürdürülebilirlik ve bağımsızlık meselesidir. Çünkü sanayici yalnızca mal üretmez; istihdam, teknoloji, ihracat ve ülkenin geleceğine güven üretir. Sanayicimizin gücü, Türkiye’nin gücüdür.

Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Jeopolitik gelişmeler, küresel ticarette artan korumacılık, finansmana erişim zorlukları ve iklim kaynaklı riskler iş dünyasını derinden etkiliyor. Aynı zamanda yapay zeka, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve dayanıklı tedarik zincirleri sanayinin yeni rekabet alanlarını oluşturuyor. Artık rekabet edebilmek için yalnızca üretmek değil; daha verimli, daha dijital, daha çevik ve daha yüksek katma değerli üretmek gerekiyor."

KOBİ Dönüşüm Programı

Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası olarak bu değişimi yaklaşık 3 yıl önce öngördüklerini ve Stratejik Dönüşüm Merkezini kurduklarını belirtti.

Amaçlarının sanayinin ihtiyaçlarını belirlemek ve bunları somut dönüşüm programlarına dönüştürmek olduğunu ifade eden Bahçıvan, bu kapsamda Operasyonel Dijital Dönüşüm, Yeşil Dönüşüm, Değer Odaklı Büyüme ve Servisleşme, İnsan Kaynağı ve Yetenek Dönüşümü ile Jeostratejik Gelişmelere Uyum olmak üzere 5 temel dönüşüm alanı belirlediklerini söyledi.

Bahçıvan, "Bu çalışmalar doğrultusunda özellikle KOBİ'lerimize rehberlik edecek SDM KOBİ Dönüşüm Programı'nı hazırladık. Bu program, sanayimizin dönüşüm ihtiyaçlarını bütüncül şekilde ele alan yeni nesil ve entegre bir modeldir. Bu sadece İSO’nun değil, Türkiye’nin geleceğine yönelik önemli bir adım." dedi.

Üretim geleceğine duyulan ortak inancın göstergesi

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, programı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve KOSGEB ile paylaştıklarını dile getirerek, desteklerinden dolayı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ile KOSGEB Başkanı Serdar İbrahimcioğlu'na teşekkür etti.

Bugün Türkiye İş Bankasının katkılarıyla SDM KOBİ Dönüşüm Programı'nın iki önemli ayağını hayata geçirdiklerini belirten Bahçıvan, Operasyonel Dijital Dönüşüm ile Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı sayesinde şirketlerin verimliliğini artırmayı, veri temelli yönetim anlayışını güçlendirmeyi ve ürünlerinin etrafında yeni hizmetler ile gelir modelleri geliştirerek rekabet güçlerini yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bahçıvan, Türkiye İş Bankası ile gerçekleştirdikleri işbirliğinin sanayi ile finansın ötesinde ortak bir vizyonun ve Türkiye'nin üretim geleceğine duyulan ortak inancın göstergesi olduğunu kaydetti.

Bugün atılan adımı yalnızca bir lansman değil, güçlü bir gelecek çağrısı olarak gördüğünü ifade eden Bahçıvan, "Çünkü sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Sanayimizin geleceğine sahip çıkmak, çocuklarımızın, şehirlerimizin ve ülkemizin yarınlarına sahip çıkmaktır." diye konuştu.

"Bu tarz projelerin önemi daha da iyi anlaşılacak"

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durum dikkate alındığında bu tarz projelerin öneminin daha da iyi anlaşılacağını düşündüğünü söyledi.

Aran, "Uzun bir süredir sıkı para politikası kapsamında makroihtiyati tedbirlerle kredi genişlemesine önemli kısıtlar getirilmiş durumda. Ancak yatırım amaçlı bazı krediler bu kısıtlardan muaf. İşletme sermayesi ihtiyacı ise bu kapsamda değil. Yatırımın altındaki her bileşen de bu muafiyet kapsamında yer almıyor." diye konuştu.

Aran, dolayısıyla krediye erişimin oldukça zor olduğu, KOBİ'lerin ayakta kalma ve varlığını sürdürme mücadelesi verdiği bir dönemde, hayatta kalmanın ötesine geçen, küresel rekabette fark oluşturacak, uluslararası pazarlara açılmayı sağlayacak, gelir modelini değiştirecek ve geliştirecek bir yaklaşımdan söz ettiklerini belirtti.

İSO'ya üye KOBİ'lerin çağın gereklerine uygun teknolojik dönüşüm ihtiyaçlarının karşılanmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Aran, "Doğru teknolojiyi doğru yerde kullandığınızda bunun işletmelere sağlayacağı katkının ne kadar yüksek olabileceğini göstermesi açısından, bu programda tüm teknoloji bileşenlerinin doğru şekilde kurgulandığını özellikle ifade etmek isterim." dedi.

"Bu program, küresel gelişmeler karşısında da dayanıklılık hedefliyor"

Aran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Programın yenilenebilir enerji ve yeşil dönüşüm boyutu var. Değer odaklı büyüme ve hizmetleşme boyutu var. İmalat sanayi dediğimizde yalnızca üretimi kastetmiyoruz. Fiziksel üretimi hizmete dönüştürebilmeyi, üretim süreçlerinden elde edilen veriyi kullanarak veriden değer oluşturmayı da kastediyoruz.

Özellikle Amerika'da yapay zeka sonrasında teknoloji şirketlerinin gerçekleştirdiği atılım dikkate alındığında, hem veriden değer oluşturma hem de fiziksel ürünü bir hizmete dönüştürme konusunda, insana dokunan yetkinlikleri, insan kaynağını ve jeostratejik dayanıklılığı da kapsayan özel bir programdan söz ediyoruz. Bu program, şirketlerin yalnızca yurt içindeki değil, aynı zamanda küresel jeostratejik gelişmeler karşısında da dayanıklılık geliştirmelerini hedefliyor."

Aran, İş Bankasının 100. yılında 100 KOBİ'nin dönüşüm hikayesini başka bir ortakla birlikte hayata geçirdiklerini, o dönemde organize sanayi bölgelerindeki imalat sanayisine odaklandıklarını söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Umutla, içinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetinin Ankara tarafından anlayışla karşılanmasını ve buna yönelik bir çözüm paketinin hayata geçirilmesini bekliyoruz." dedi.

"Bizim programımız enflasyonla mücadele programıdır"

Soruları yanıtlayan Hakan Aran ise "Bizim programımız enflasyonla mücadele programıdır. Bu programın odağında enflasyonun düşürülmesi ve Türkiye'de sürdürülebilir tek haneli enflasyon seviyesine ulaşılması yer alıyor. Bu, Türkiye için de ekonomi için de reel sektör ve sanayi için de oldukça zorlayıcı bir program." diye konuştu.

Aran, bu programın başarıya ulaşıp ulaşmadığını gösteren öncü göstergelerin aynı zamanda sanayicilerin bugün dile getirdiği konular olduğunu belirterek, "Eğer ülke potansiyel büyümesinin altında büyüyorsa, büyüme düşük gerçekleşiyorsa, işsizlik oranı artıyorsa, ekonomide talep daralıyorsa bunlar program açısından hedefe yaklaşıldığını ve enflasyonda düşüş beklentisinin oluşabileceğini gösteren gelişmelerdir." ifadelerini kullandı.

Enflasyonla mücadele programının bedeli yüksek bir program olduğunu, bu nedenle başta İstanbul Sanayi Odası olmak üzere sanayi odalarının ve sanayicilerin çeşitli eleştiriler dile getirdiğini aktaran Aran, sözlerini şöyle tamamladı:

"Zaman zaman bu programa yönelik eleştirilerin yükselmesi, söylemlerin sertleşmesi de bundan kaynaklanıyor. Çünkü bugün enflasyonla mücadele kapsamında, sürdürülebilir bir büyüme hikayesi yazılmadan önce katlanılması gereken bir geçiş dönemini yaşıyoruz. Bugün yaşanan sancılar da bu sürecin doğal bir sonucudur."

Basın mensuplarının sorularının ardından protokol imza töreni gerçekleştirildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler