Ana içeriğe geç

‘İyimserler’in gücü

1960’lı yıllarda yaşanan ekonomik mucize Almanya’da değil de Türkiye’de yaşansaydı acaba ne olurdu?

‘İyimserler’in gücü
Cumhuriyet
16

1960’lı yıllarda yaşanan ekonomik mucize Almanya’da değil de Türkiye’de yaşansaydı acaba ne olurdu? “Misafir işçiler” ülkemizden Almanya’ya değil de Almanya’dan Türkiye’ye gelseydi ne yaşanırdı? Bundan üç yıl önce yönetmen Murat Yeğiner’in Stuttgart Altes Schauspiel Tiyatrosu’nda Stuttgart Türk-Alman Forumu’nun da desteği ile sahneye koyduğu “İstanbul” adlı oyun, Sezen Aksu’nun şarkıları eşliğinde 42 akşamda 22 bin izleyiciyi coşturmuştu.

Müzikli oyunda Türkiye’den Almanya’ya değil de Almanya’dan Türkiye’ye çalışmaya gelen Alman işçilerin öyküsü anlatılıyordu!

KADIN İŞÇİLERİN HİKÂYESİ

Yönetmen Murat Yeğiner, bugünlerde yepyeni bir oyunla yine karşımızda. Yine Altesschauspielhaus’da, yine Stuttgart Türk-Alman Forumu’nun desteğinde. Konu yine işçiler. Bu kez 1970’li yıllarda Türkiye’den Almanya’ya tek başlarına çalışmaya gelen kadınlarımız! Yazar Gün Tank’ın çok ilgi gören romanı “İyimserler”, müzikal tiyatro uyarlaması olarak izleyiciyle buluşuyor. Başrolü Almanya doğumlu Melisa Melek Özel üstleniyor. Oyun 1970’lerde çalışmak için Almanya’ya gelen Türk, İspanyol, İtalyan, Yunan, Yugoslav, Faslı ve Tunuslu kadın fabrika işçilerine odaklanıyor.

Bu kadınlardan biri de İstanbullu, 22 yaşındaki Nour. Genç, girişken ve iyimser biri, ancak büyük kentli bir kadın olarak yaşamaya başladığı küçük Alman köyünün geleneklerine uyum sağlamakta güçlük çekiyor. Konakladığı fabrika yatakhanesi son derece yetersiz. Göreve başladığı fabrikanın çalışma koşulları sorunlu ve ay sonunda kadın işçilerin eline geçen para yetersiz, hakları memnun edici değil. Nour, 1973’lerde düzenlenen, fabrika yönetiminin, işçi temsilciliğinin ve fabrikadaki erkek işçilerin onaylamadığı Pierburg grevine katılıyor.

Almanya’daki bu ilk kadın işçiler grevinde hakları için güçlerini birleştiren kadınlar sonunda zam almayı başarıyorlar. Rejisör Murat Yeğiner’in şu sözleri önemli: “O yıllarda koşullar ne kadar güç olursa olsun, ilk gelenler kuşağının insanları oturup ağlamak yerine yaşamın tadını çıkarmasını biliyordu.”

HEP BİRLİKTE HALAY

Berlin’de göç, kadın hakları ve eşitlik üzerine önemli çalışmalarda bulunan Gün Tank’ın romanının alt başlığı “Annelerimizin Romanı”. Yazar bu yapıtıyla yabancı işçi kadınların Almanya’daki yaşamöykülerini hafif ve mizahi bir anlatımla sunmayı başarıyor. Aynı fabrikada çalışan kadınlar greve gidiyorlar, eşit işe eşit ücret talep ediyorlar. Başlangıçta işverenleri aşılmaz bir duvar, fakat onlar sonunda istediklerine kavuşuyorlar. Kadınlar bu savaşı verirken içlerindeki yaşam coşkusunu da yitirmiyorlar. “İyimserler”e canlı müzik eşlik ediyor. Dört kişilik orkestra Sezen Aksu, Cem Karaca, Tarkan, Âşık Veysel, Ajda Pekkan, Barış Manço, Cem Karaca, Yeni Türkü ve Emel Sayın’ın 16 şarkısıyla insanları coşturuyor. Ve yaklaşık iki saatlik coşkunun ardından perde alkışlarla sürekli açılıp kapanıyor. Oyuncular sahneden iniyor, izleyenlerin arasına karışıyor. Almanlarla Türkler hep birlikte salonda halay çekiyor!

2023’te “İstanbul”un ardından şimdi katkılarıyla bu oyunun da sahnelenmesine destek veren Stuttgart Türk-Alman Forumu yöneticisi Kerim Arpad şu görüşte: “Sanatçıların kendilerini rollerine böylesine adaması eşsiz. Bir an geliyor izleyici kendini evinde hissediyor.” Stuttgart’ta önümüzdeki bir ay içinde 25 kez sahnelenecek olan bu oyunda salon her akşam dolu. “İyimserler” 2027’de Almanya’nın başka kentlerinde de sahnelenecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler