Ana içeriğe geç

Kalbinizi korumak için 'karbonhidrat' yerine 'yanlış karbonhidratı' bırakın

Kalp sağlığını korumak için karbonhidratları veya yağları azaltmak tek başına yeterli olmayabilir. Harvard Üniversitesi'nin 30 yıl süren araştırması, kalp hastalığı riskini belirleyen asıl unsurun tüketilen karbonhidrat ve yağların miktarından çok kalitesi olduğunu ortaya koydu.

Kalbinizi korumak için 'karbonhidrat' yerine 'yanlış karbonhidratı' bırakın
Odatv
16

Kalp sağlığını iyileştirmek isteyenlere yıllardır düşük karbonhidratlı ya da düşük yağlı diyetler öneriliyor. Ancak yeni bir araştırma, bu yaklaşımın sanıldığı kadar basit olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre, kalp hastalığı riskini belirleyen temel unsur, tüketilen karbonhidrat ve yağların miktarından çok kalitesi.

ABD'deki Harvard Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve Amerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi'nde yayımlanan çalışma, yaklaşık 200 bin sağlık çalışanının 30 yıllık beslenme alışkanlıklarını ve sağlık verilerini inceledi. Elde edilen sonuçlar, düşük karbonhidratlı bir diyet uygulamanın tek başına kalp sağlığını korumaya yetmediğini ortaya koydu.

Araştırmaya göre, düşük karbonhidratlı beslenirken ağırlıklı olarak rafine edilmiş ve düşük kaliteli karbonhidratlar tüketen kişilerde koroner kalp hastalığı riski yüzde 14 artıyor. Buna karşılık, tam tahıllar gibi kaliteli karbonhidratları tercih edenlerde risk yüzde 15 azalıyor.

Harvard Üniversitesi Beslenme Bölümü'nde doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın yazarlarından Zhiyuan Wu, "Sağlıklı olmak yalnızca karbonhidrat veya yağları azaltmakla ilgili değildir. Bu araştırmanın temel mesajı, diyetin kalitesinin miktardan daha önemli olduğudur" diyor.

Kalbinizi korumak için 'karbonhidrat' yerine 'yanlış karbonhidratı' bırakın - Resim : 1

KALBİN DOSTU BESİNLER HANGİLERİ?

Araştırmacılar, çalışmada karbonhidratları ve yağları kalitelerine göre de sınıflandırdı. Örneğin beyaz ekmek, işlenmiş tahıllar ve şekerli ürünler düşük kaliteli karbonhidratlar arasında yer alırken; tam tahıllar, lif açısından zengin gıdalar ve doğal kaynaklardan gelen karbonhidratlar yüksek kaliteli olarak değerlendirildi.

Benzer şekilde yağlar da iki gruba ayrıldı. Kırmızı et, tereyağı ve yoğun kremada bulunan doymuş yağlar ile trans yağlar düşük kaliteli yağlar olarak tanımlandı. Bu yağların Tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı uzun süredir biliniyor.

Buna karşılık avokado, kuruyemişler, tohumlar ve bitkisel kaynaklı yağlar sağlıklı yağlar kategorisinde yer alıyor. Bu yağlar vücut tarafından daha kolay kullanılabiliyor ve uzun süre tokluk hissi sağlıyor.

Araştırmaya katılmayan Güney Danimarka Üniversitesi araştırmacılarından Camilla Dalby Hansen, yağların önemini şöyle açıklıyor: "Yağlar vücudun ihtiyaç duyduğu en değerli makro besinlerden biridir. Beyin sağlığını, hormon üretimini ve cilt sağlığını destekler. Aynı zamanda damarların korunmasına da katkı sağlar."

BİTKİSEL BESLENMENİN AVANTAJI

Araştırmada sağlıklı ve sağlıksız düşük karbonhidratlı ya da düşük yağlı diyet modelleri de karşılaştırıldı. Sağlıklı diyet; bitkisel proteinler, kaliteli yağlar ve tam tahıllar gibi yüksek kaliteli karbonhidratlardan oluşuyordu. Sağlıksız diyetlerde ise rafine karbonhidratlar, işlenmiş gıdalar ve ağırlıklı olarak hayvansal yağ ve protein kaynakları bulunuyordu. Sonuçlar, kaliteli karbonhidratlar ile bitkisel protein ve yağları tercih eden kişilerin kalp hastalığı riskinin daha düşük olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, hayvansal kaynaklı protein ve yağ tüketiminin daha yüksek olduğu gruplarda doymuş ve trans yağ alımının da arttığını, bunun da kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili olduğunu belirledi.

Brown Üniversitesi Halk Sağlığı Fakültesi'nden Jennifer Sacheck, bulguların özellikle tam gıdaların önemini vurguladığını söylüyor: "Bu sonuçlar hayvansal proteinleri tamamen bırakmak gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak beslenmenin merkezinde baklagiller, fasulyeler, kuruyemişler ve diğer bitkisel kaynaklı besinlerin yer alması önemli. Araştırmalar uzun zamandır bitki ağırlıklı beslenmenin daha fazla sağlık yararı sağladığını gösteriyor."

Kalbinizi korumak için 'karbonhidrat' yerine 'yanlış karbonhidratı' bırakın - Resim : 2

KAN TESTLERİ SONUÇLARI DESTEKLEDİ

Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri de katılımcılardan alınan biyolojik örnekler oldu. 11 binden fazla kişinin kan örnekleri incelendi ve metabolomik analizler yapıldı. Böylece kişilerin yalnızca anketlerde bildirdikleri bilgiler değil, vücutlarının verdiği biyolojik tepkiler de değerlendirildi.

Sağlıklı düşük karbonhidratlı veya düşük yağlı diyet uygulayan bireylerde "iyi kolesterol" olarak bilinen HDL seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü. Ayrıca kandaki trigliserit düzeylerinin daha düşük olduğu tespit edildi. Bu göstergeler kalp sağlığı açısından olumlu kabul ediliyor.

Araştırmada ayrıca meyve ve sebze tüketiminin göstergelerinden biri olarak kabul edilen hippurik asit adlı metabolitin de sağlıklı beslenen gruplarda daha yüksek seviyelerde bulunduğu saptandı. Bu bulgular, sağlıklı beslenme tercihleri ile biyolojik sağlık göstergeleri arasında güçlü bir ilişki olduğunu doğruluyor.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler