Ana içeriğe geç

NATO zirvesi yemekleri: Hangisi çok beğenildi.. Hz. Muhammet’in en sevdiği yemek: Tirit'in tarifi.. 'Bir deri bir kemik' görünümlü Peygamber sofrasında ne vardı

Saliha Deren yazdı...

NATO zirvesi yemekleri: Hangisi çok beğenildi.. Hz. Muhammet’in en sevdiği yemek: Tirit'in tarifi.. 'Bir deri bir kemik' görünümlü Peygamber sofrasında ne vardı
Odatv
16

NATO zirvesi mutfağı üzerinde ne çok haber yapıldı. Aklıma ilk gelen “helal gıda” oldu! Her liderin önündeki tabak aynı mıydı? Helal miydi? Sorumun sebebi var:

Pebe Armanios ile Boğaç Ergene'nin “Helal Gıda” kitabı, helal kavramını yalnızca dini kurallar çerçevesinde ele alan çalışma değil...

Yazarlar, helal gıdanın tarih boyunca nasıl şekillendiğini, İslam hukukunda hangi tartışmaların yaşandığını ve modern dünyada küresel ekonomiyle nasıl iç içe geçtiğini inceliyor. Böylece helal gıdanın değişmez bir uygulama değil, farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda yeniden yorumlanan tarihsel olgu olduğunu ortaya koydular.

Kitapta öncelikle Kur'an, hadisler ve klasik İslam hukukunda helal-haram ayrımının nasıl oluştuğu anlatılıyor.

Ardından Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli ve Şii geleneklerinin et, deniz ürünleri, kesim usulleri, alkol ve katkı maddeleri gibi konulardaki farklı yorumları karşılaştırılıyor…

Yazarlar, bugün "helal" olarak kabul edilen birçok uygulamanın aslında tarih boyunca mezhepler arasında tartışmalı olduğunu gösteriyor…

Eser, modern gıda sanayisinin ortaya çıkardığı yeni sorunlara da odaklanıyor. Jelatin, emülgatörler, katkı maddeleri, genetiği değiştirilmiş ürünler, laboratuvar ortamında üretilen gıdalar ve endüstriyel et üretimi gibi konuların klasik İslam hukukunda doğrudan karşılığı bulunmadığı için, çağdaş din alimlerinin yeni yorumlar geliştirmek zorunda kaldıkları anlatılıyor…

HZ. MUHAMMET
“BİR DERİ BİR KEMİK”

Pebe Armanios ile Boğaç Ergene, "Helal Gıda" kitabında İslam mutfak tarihçisi David Waines'in değerlendirmelerine geniş yer veriyor.

Tarihçi Waines, Hz. Muhammed'in yaşamının sade ve gösterişten uzak olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynaklarda onun uzun süre tok gezmediği, zaman zaman açlık çektiği ve bu nedenle oldukça zayıf, "bir deri bir kemik" denilebilecek görünüme sahip olduğu aktarılıyor...

Peygamberin beslenmesi de bu sadeliği yansıtıyordu. Günlük beslenmesi hurma, arpa ekmeği, süt ve sınırlı sayıda sebze gibi temel gıdalara dayanıyordu...

Arap yarımadasında iklim kurak ve sınırlı tarımsal üretim nedeniyle besin kaynakları çeşitli ve bol değildi. Kıttı.

Hz. Muhammet’in eşi Ayşe’ye atfedilen açıklamaya göre; bazen Arapların bir ay boyunca yemek yapmak için ateşleri yanmaz, hurma ve suyla beslenirlerdi...

Örneğin: Et, günlük sofraların değil, daha çok bayramların, davetlerin ve imkan bulunan günlerin yiyeceğiydi.

Koyun, keçi, sığır ve deve gibi hayvanların eti makbul idi. Develer son çare kesilirdi çünkü çok değerliydi…

Ölçülü beslenme yalnızca ekonomik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ahlâki bir ilke olarak görülüyordu. Hz. Ali’nin sözü dönemin beslenmesine aydınlatıyor: “Midelerinizi hayvan mezarlığı yapmayınız!”

EN SEVDİĞİ YEMEK

Rivayetlerde Hz. Muhammet’in en sevdiği yemek tirit (tharid) idi. Ortaçağ yemek tarihi yazarı Nawal Nasrallah’ın, 10’uncu yüzyılda Bağdat’ta yaşamış İbn Sayyar el-Varrak’tan tercüme ettiği tarif şöyleydi:

“Yağlı bir et seçin ve küçük parçalara bölün. Geceden ıslattığınız nohut, soğan, tuz ve biraz suyla birlikte eti tencereye alıp altını yakın.

Et yumuşayana kadar pişirin. Beyaz bir yahni elde edeceksiniz…

Islattığınız ekmeği dörde bölün. Ekmekleri (on kişiye yetecek bir kasenin) içine alın. Üzerine yağ dökün. Bu işlemi ekmeği fırından yeni çıkardığınızda hâlâ sıcakken yapın.

(Ekmeği ıslatmak için) Yahniyi ekmeğin üstüne yetecek kadar kepçeyle alın. Biraz şeker dövüp yahniyi eklemeden ekmeğin üzerine serpin. Etleri yemeğin her tarafına gelecek şekilde servin edin. Allah’ın izniyle.”

Bu yemek, dönemin Arap mutfağının en besleyici yemeklerinden biriydi; tirit...

Gerek Febe Armanios-Boğaç Ergene ve gerekse David Waines'e göre, Hz. Muhammed'in sofrası, zenginlikten çok ölçülülüğü, paylaşmayı ve israf etmeyen hayat anlayışını temsil ediyordu…

NATO zirvesi yemekleri çok yazılıp sosyal medyada çok paylaşılınca aklıma “Helal Gıda” kitabı geldi…

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler