Ana içeriğe geç

EİB, ikinci yarının önceliklerini açıkladı: Egeli ihracatçı, rekabette yapısal destek bekliyor

Ege İhracatçı Birlikleri, yıllık ihracatını 19 milyar dolara çıkarırken, sektör temsilcileri yüksek üretim maliyetleri, finansmana erişim sıkıntısı, kur-enflasyon dengesi ve AB’nin yeni ticaret kurallarının ihracat üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek destek mekanizmalarının güçlendirilmesini istedi.

EİB, ikinci yarının önceliklerini açıkladı: Egeli ihracatçı, rekabette yapısal destek bekliyor
Dünya Gazetesi
16

İhracatta son bir yılda yüzde 3 büyümeyle 19 milyar do­larlık eşiği aşan Ege İhracat­çı Birlikleri’nin (EİB) 2026 yılı ilk yarı değerlendirme toplantı­sında sektör temsilcileri, ihracat performansından çok üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda yaşanan sorunlara odaklandı. Ortak mesaj ise “re­kabet gücünün korunabilmesi için yapısal adımların hızlandı­rılması” oldu.

EİB Koordinatör Başkanı Mu­hammet Öztürk, küresel ekono­mide belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve yüksek maliyet bas­kısının devam ettiği bir dönem­de ihracatçıların önemli bir mü­cadele verdiğini söyledi. Haziran ayında 1 milyar 744 milyon do­larlık ihracatla birlik tarihinin aylık ihracat rekorunun kırıldığı­nı hatırlatan Öztürk, bunun sür­dürülebilir olması için ihracat­çının maliyet yükünün hafifletil­mesi gerektiğini vurguladı.

Demir-çelikte maliyet ve SKDM baskısı

Öztürk, ihracatçıların ulusla­rarası pazarlardaki rekabet gü­cünü koruyabilmesi amacıyla döviz dönüşüm desteğinin artı­rılması, çalışan başına verilen istihdam desteğinin 5 bin lira­ya yükseltilmesi, reeskont kredi limitlerinin günlük 6 milyar li­raya çıkarılması ve üretici ihra­catçılara sağlanan kurumlar ver­gisi indiriminin 2026 yılında da sürdürülmesi gerektiğini söyle­di. Türkiye’nin yeniden çift ha­neli ihracat artışı yakalayabilme­si için üretim, yatırım ve ihracat odaklı politikaların güçlendiril­mesi gerektiğini belirten Öztürk, yılın ikinci yarısında yapay zekâ, dijital dönüşüm, sürdürülebilir­lik ve yeni pazarlara yönelik ça­lışmalara ağırlık vereceklerini ifade etti.

Toplantıda en dikkat çekici de­ğerlendirmelerden biri demir ve demirdışı metaller sektörün­den geldi. Ege Demir ve Demir­dışı Metaller İhracatçıları Birli­ği Başkanı Fatih Uysal, sektörün ihracatta hedeflerine ilerlediği­ni ancak rekabet gücünü zorla­yan yapısal sorunların giderek ağırlaştığını söyledi.

Uysal’a göre sektörün en önemli gündem maddeleri fi­nansmana erişim, yüksek enerji ve üretim maliyetleri ile kur-enf­lasyon dengesindeki bozulma. Avrupa Birliği’nin çelik ürünle­rine yönelik yeni ticaret önlem­leri ve 1 Ocak 2026 itibarıyla ma­li yükümlülük aşamasına geçen Sınırda Karbon Düzenleme Me­kanizması’nın ihracatçı üzerin­de ilave maliyet oluşturduğunu belirten Uysal, bu süreçte yeşil dönüşüm yatırımlarının destek­lenmesinin kritik önem taşıdığı­nı dile getirdi.

Sanayicilerin güneş enerjisi yatırımlarını da etkileyen saat­lik mahsuplaşma uygulaması­nın yeniden gözden geçirilmesi­ni isteyen Uysal, aylık mahsup­laşma sistemine dönülmesinin hem enerji verimliliğini hem de yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyeceğini ifade etti. Kü­resel talepteki yavaşlama ve je­opolitik gelişmeler nedeniyle ikinci yarının da zorlu geçece­ğini kaydeden Uysal, gerekli ya­pısal düzenlemelerin yapılması halinde sektörün yeniden güçlü büyüme ivmesi yakalayabilece­ğini söyledi.

Tekstilde çıkış yolu katma değer

Tekstil sektöründe ise temel gündem katma değerli üretim ve dijital dönüşüm oldu. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhra­catçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Ege Bölgesi’nin özellik­le örme kumaş ihracatında Tür­kiye ortalamasının iki katına ulaşan birim fiyat yakaladığını belirterek bunun yüksek katma değerli üretimin sonucu oldu­ğunu söyledi.

Göksan, sektörün fiyat re­kabeti yerine teknik tekstiller, sürdürülebilir üretim ve yapay zekâ destekli üretim modelleriy­le öne çıkması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin organik pamuk üretimindeki güçlü konumu­nun önemli bir avantaj sundu­ğunu belirten Göksan, GDO’suz üretim, rejeneratif tarım uygula­maları ve sürdürülebilir üretim altyapısının küresel pazarlarda Türk tekstiline rekabet üstünlü­ğü sağlayacağını dile getirdi.

Birlik olarak dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik odaklı UR-GE projelerini sürdürdüklerini belirten Göksan, Ticaret Bakan­lığı tarafından ödüllendirilen Yaşam Döngüsü Analizi projesi­nin yanı sıra yapay zekâ destek­li üretim projeleriyle firmaların dönüşümünü hızlandırmayı he­deflediklerini söyledi.

Ortak talep: Rekabeti güçlendirecek politika seti

Toplantıda farklı sektörlerden gelen değerlendirmeler, ihracatçıların ortak sorunlarda buluştuğunu ortaya koydu. Finansmana erişimin kolaylaştırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, kur politikasının rekabetçiliği destekleyecek şekilde yönetilmesi, yeşil dönüşüm yatırımlarının teşvik edilmesi ve Avrupa Birliği’nin yeni ticaret düzenlemelerine uyum sürecinde kamu desteklerinin artırılması, ihracatçıların ortak beklentileri arasında yer aldı. EİB yönetimi, ihracatın yeniden büyümenin lokomotifi olabilmesi için yalnızca yeni pazarlara açılmanın yeterli olmayacağını, rekabet gücünü kalıcı biçimde artıracak yapısal reformların ve destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiği mesajını verdi. Bu nedenle toplantının ana gündemini, 19 milyar dolarlık ihracat performansından çok, ihracatın sürdürülebilirliğini sağlayacak ekonomi politikalarına ilişkin beklentiler oluşturdu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler