Ana içeriğe geç

Çukurova'da yatırımın rotası ortak kalkınma olacak

MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin, Adana, Osmaniye ve Hatay’ın tek tek değil, ortak bir ekonomik havza olarak planlanması gerektiğini belirterek, sanayi, lojistik, liman, OSB ve ihracatı kapsayan bölgesel kalkınma planı hazırlanmasını önerdi.

Çukurova'da yatırımın rotası ortak kalkınma olacak
Dünya Gazetesi
16

Müstakil Sanayici ve İşadam­ları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şube Başkanı Meh­met Sait Kayan, Mersin, Adana, Os­maniye ve Hatay’ın oluşturduğu Çu­kurova Havzası’nın il bazlı yaklaşım­larla değil, ortak ekonomik planlama anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini belirterek, bölge için sanayi, lojistik, tarım, yatırım ve ihracatı kapsayan bütüncül bir kalkınma stratejisi ha­zırlanmasını önerdi. Kayan, bölgenin sahip olduğu üretim altyapısı ve lojis­tik avantajların ancak ortak hareket edilmesi halinde daha yüksek katma değere dönüşebileceğini söyledi.

Çukurova Havzası’nın Türkiye’nin en önemli üretim ve dış ticaret mer­kezlerinden biri olabilecek potansi­yele sahip olduğunu ifade eden Kayan, Mersin’in liman ve lojistik gücü, Ada­na’nın sanayi altyapısı, Hatay’ın üre­tim kapasitesi ve Osmaniye’nin geli­şen organize sanayi bölgeleriyle bir­birini tamamlayan bir ekonomik yapı oluşturduğunu dile getirdi. Buna kar­şın kalkınma politikalarının çoğun­lukla il bazında ele alındığını belirten Kayan, bu yaklaşımın bölgenin ortak potansiyelinin tam anlamıyla değer­lendirilmesini engellediğini kaydetti.

Kayan, şehirlerin birbirinden ba­ğımsız hedeflerle ilerlemek yerine ortak ekonomik vizyon etrafında buluşmasının hem yatırımların ve­rimliliğini artıracağını hem de böl­genin ulusal ve uluslararası rekabet gücünü yükselteceğini söyledi. Böl­genin geleceğinin yalnızca tek tek şehirlerin büyümesiyle değil, eko­nomik entegrasyonun güçlendiril­mesiyle şekilleneceğini ifade eden Kayan, “Mesele hangi şehrin öne çı­kacağı değil, şehirlerin sahip oldu­ğu üretim, yatırım, ticaret ve ihracat kapasitesinin ortak kalkınmaya na­sıl dönüştürüleceğidir” dedi.

“Yerel kapasite bölgesel güce dönüşmeli”

Bölgesel kalkınmanın temelinin güçlü firmalar ve güçlü şehirlerden geçtiğini belirten Kayan, işletmelerin üretim kapasitesi, ihracat performan­sı, finansmana erişim, teknoloji yatı­rımları ve kurumsallaşma alanlarında güçlenmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini söyledi. Ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını vurgula­yan Kayan, şehirlerde oluşacak eko­nomik gücün Çukurova Havszası öl­çeğinde ortak bir büyüme modeline dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Kayan’a göre güçlü firmalar güç­lü şehirleri, güçlü şehirler ise birlik­te hareket eden güçlü bir bölge eko­nomisini oluşturuyor. Bu nedenle yerelde elde edilen kazanımların or­tak projeler ve koordineli yatırımlar­la bölgesel sinerjiye dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kayan, üretim ve yatırım kararlarında havza ölçeğinde hareket edilmesinin kaynak kullanı­mında da verimlilik sağlayacağını di­le getirdi.

“Şehirler birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı olmalı”

Çukurova’daki illerin birbirleriy­le yatırım yarışı içinde görülmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını söy­leyen Kayan, her ilin farklı alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Mersin’in limanları ve lojis­tik altyapısı, Adana’nın sanayi üreti­mi, Hatay’ın dış ticaret deneyimi ve Osmaniye’nin gelişen sanayi bölgele­rinin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu ifade eden Kayan, kalkınma modelinin de bu tamamlayıcılık an­layışı üzerine kurulması gerektiğini belirtti. Bölgenin sanayi alanları, or­ganize sanayi bölgeleri, liman bağlan­tıları, demiryolu ve karayolu hatları, enerji yatırımları, depolama altyapısı ve dış ticaret hedeflerinin birbirinden bağımsız planlanamayacağını dile ge­tiren Kayan, tüm bu başlıkların tek bir bölgesel kalkınma perspektifi içinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kayan, ortak bir kalkınma planı­nın yatırım kararlarının daha sağlık­lı alınmasını sağlayacağını, sanayi ve lojistik yatırımlarının birbirini des­tekleyen bir yapıda gelişmesine katkı sunacağını ifade etti. Özellikle liman­lar, organize sanayi bölgeleri, ulaşım koridorları ve üretim merkezleri ara­sında kurulacak güçlü entegrasyonun hem ihracat maliyetlerini düşürece­ğini hem de bölgenin uluslararası ya­tırımcılar açısından cazibesini artıra­cağını belirtti. Çukurova Havzası’nın yalnızca bölge ekonomisi açısından değil, Türkiye’nin üretim, ticaret ve ihracat hedefleri bakımından da stratejik öneme sahip olduğuna dik­kat çeken Kayan, ortak planlama an­layışının hayata geçirilmesi halinde bölgenin küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma yükselebile­ceğini söyledi. Kayan, şehirlerin bir­birini tüketen bir rekabet anlayışı ye­rine birbirinin kapasitesini büyüten bir iş birliği modeliyle hareket etmesi gerektiğini belirterek, Çukurova Hav­zası için hazırlanacak ortak stratejik kalkınma planının hem bölge illerine hem de Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesine uzun vadeli katkı sağlayacağını ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler