ABD’nin İran petrolüne tanıdığı geçici muafiyeti geri çekmesi ve aynı gün İran’a yönelik yeni hava saldırılarının başlaması, küresel piyasalarda jeopolitik risk algısını yeniden yükseltti. İran petrolünün uluslararası piyasalara erişimini zorlaştıracak adımların arz endişelerini artırmasıyla petrol fiyatlarının sert yükselmesine neden oldu. Brent petrol varil fiyatı yüzde 5’in üzerinde arttı.
İRAN PETROLÜNE TEKRARDAN YAPTIRIM
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), 21 Haziran’da yürürlüğe giren ve İran menşeli ham petrol, petrokimya ürünleri ile petrol ürünlerinin üretimi, teslimatı ve satışına geçici olarak izin veren 60 günlük genel lisansı iptal etti. Yeni düzenlemeyle birlikte 7 Temmuz itibarıyla İran kaynaklı ham petrol, petrokimya ve petrol ürünlerinin satın alınması, yüklenmesi, taşınması ve satışına yönelik yeni işlemler ABD tarafından yaptırıma tabi tutulacak. Daha önce başlatılmış işlemlerin olağan şekilde tamamlanarak tasfiye edilmesi için ise 17 Temmuz’a kadar süre tanındı.
Washington yönetiminin bu karardan geri adım atması, İran petrol arzının yeniden kısıtlanabileceği beklentisini güçlendirdi.
Piyasalarda asıl hareketlilik ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yapılan mutabakatın sona erdiğini açıklaması ve İran’a yönelik yeni bir hava saldırısının başlamasıyla hız kazandı. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nda üç petrol tankerinin hedef alınması, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birinde arz güvenliğine ilişkin kaygıları artırdı. Bu gelişmeler, bölgede kırılganlığını sürdüren ateşkes üzerindeki baskıyı da artırdı.
BRENT VE WTI YÜZDE 5 YÜKSELDİ
Artan jeopolitik riskler petrol piyasasında güçlü alımları beraberinde getirdi. Brent petrol ile ABD tipi ham petrol (WTI) fiyatları yüzde 5’in üzerinde yükselirken, yatırımcılar Hürmüz kaynaklı olası arz kesintilerini yeniden fiyatlamaya başladı. Enerji piyasalarında oluşan bu görünüm, özellikle petrol üreticisi şirketlerin hisselerinin yükselmesine yol açtı.
Buna karşılık altın piyasasında sert satışlar yaşandı. Altının ons fiyatı 4 bin 100 dolar seviyesine gerilerken, söz konusu düşüşte, petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel enflasyon üzerindeki baskıların artması ve merkez bankalarının sıkı para politikalarına yönelmesi beklentileri etkili oldu.
ABD borsalarında da oynaklık arttı. Enerji sektöründeki şirketler yükselen petrol fiyatlarından olumlu etkilenirken, genel endekslerde belirsizlik nedeniyle dalgalı bir seyir izlendi.
ÇİN TAHVİLLERİNE REKOR TALEP
Öte yandan Asya piyasalarından gelen veriler, küresel yatırımcıların güvenli varlıklara yönelimini de ortaya koydu. Bloomberg News’in haberine göre Çin’in 10 yıl vadeli gösterge devlet tahvili ihalesinde teklif-karşılama oranı 7,23 ile 2004 yılına kadar uzanan Bloomberg verilerindeki en yüksek seviyeye ulaştı. İhalede ortalama getiri yüzde 1,7249 olarak gerçekleşirken, ikincil piyasada 10 yıl vadeli Çin devlet tahvilinin getirisi yüzde 1,74 seviyesinde yatay seyretti. Rekor talep, küresel belirsizlik ortamında yatırımcıların düşük riskli varlıklara ilgisinin sürdüğüne işaret etti.