Ana içeriğe geç

Yerli malı teşviğinde ‘kara delik’ kuşkusu

‘Kara delik’,‘yerli malı’ belgesi düzenlenmesinde ana kriterin yerlilik oranının hesaplanmasıyla sınırlı tutulması, küçük miktarda yerli girdi ile ‘yerli malı’ belgesi alarak teşviklerden yararlanan bazı firmaların, aynı ürünün yüklü miktardaki asıl girdisini Çin ve Hindistan gibi ülkelerden düşük fiyatla almaya devam etmelerinden kaynaklandı

Yerli malı teşviğinde ‘kara delik’ kuşkusu
Ekonomim.com
16

LEVENT AKBAY

Yerli malı belgesi alan bazı firmaların ucuz ithalata devam ediyor olması bu teşvikte ‘kara delik’ kuşkusu uyandırdı. Kara delik, yerli malı belgesi düzenlenmesinde yerlilik oranının hesaplanılmasına odaklanılması ve küçük miktarda yerli girdi ile ‘yerli malı’ belgesi alarak teşviklerden yararlanan kimi kuruluşların aynı ürünün yüklü miktardaki asıl girdisini Çin ve Hindistan gibi ülkelerden düşük fiyatla almaya devam etmelerinden kaynaklandı. Girdi hareketlerini takip eden bir kontrol yöntemi olmadığı için yerli malı üretimini baltalayan bu yöntemin hangi ürün gruplarında uygulandığı, dolayısıyla genel olarak verdiği zarar belli olmadı. 1 Ocak 2026’dan itibaren sanayiyi daha fazla kapsayarak, yazılım dahil yerli üretim teşvikini daha çok yaygınlaştıracak şekilde geliştirilen ve yeni şekliyle 6 aydır uygulamada olan yerli malı teşviğinde kara delik kuşkusu, belge almak için miktar koşulu getirilmemesi nedeniyle ortaya çıktı. Yerli malı teşviğinden yararlanan bazı firmaların düşük fiyatla ithalat yapmaları önlenemedi. Bu şekilde teşvik mevzuatı dolanılmış oldu.

Olay nasıl ortaya çıktı?

Sektöre girdi sağlayan bir büyük tedarikçinin ‘yerli’ ürünlerini kullanan firmaların yurt dışında kalite güvence sertifikasyonunu yaptıran bir denetim kuruluşu, onlarca kuruluşa girdi sağladığı gerekçesiyle ana üreticiyi tebrik etmek için bağlantı kurdu. Ancak ana üretici onlarca üreticiye girdi sağlayacak kapasiteyi ve kimlere satış yaptığını sorgulama gereğini duyarak süreci incelemeye aldı. Sonuçta satış yapılan firma sayısının doğru, ancak satılan girdi miktarlarının oldukça düşük olduğu ortaya çıktı.

Hem yerli malı, hem ithal malı…

■ Böylelikle düşük miktarlarda yerli girdiyle, ‘yerli malı’ belgesi edindikleri, bu şirketlerin üretimlerinin tamamı için girdi ithalatı yapmaya devam ettikleri, bu yöntemle hem ithalat avantajından hem yerli girdi kullanımına getirilen avantajlardan yararlandıkları belirlendi.

Girdi tedariği sağlayan büyük üreticinin uygulamayı sürdüren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nı da haberdar ettiği, sorunun çözülmesi ve kaçağın önlenmesi için ‘dahilde işleme izin belgesi’ benzeri bir ürün takip sistemin kurulmasının gündeme gelebileceğine dikkat çekildi.

Gerçek fatura ne kadar?

■ Sadece bir ürün grubunda ortaya çıkan bu kara deliğin diğer ürün gruplarında da benzer bir yöntem uygulanması halinde çok daha büyük olacağı gelen bilgiler arasında yer aldı.

‘Ekonomi’ye bilgi veren kaynaklar şöyle konuştular: “Firmalar değişik miktarlarda girdi almışlar. “Ben yerli malı kullanıyorum” diyerek teşviklerden yararlanmak üzere faturalarını bakanlığa da ibraz etmişler. Ancak yaptıkları tüm imalatlarda hepsini sizden alıyormuş gibi gösteriyorlar. Bu gerçekten kara bir delik. Diğer taraftan bakiye girdi ihtiyacını, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden, kimden ucuzu alıyorsa oradan getirmişler. Yani ön cephede sizin adınız var. Arka cephede maalesef ithalat devam etmiş. Yerli teşvikten amaçlanan bu olmamalı.”

Yeni sistemde bir dizi kolaylık getirilmişti…

■ Yerli Malı Belgesi yüzde 51 ve üzeri yerli katkı oranına sahip ürünler için odalar ve borsalar tarafından düzenlendikten sonra TOBB tarafından kontrol edilerek sonuçlandırılıyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren yeni sistemde uygulama korundu. Belge kamu ihalelerinde yüzde 15 fiyat avantajı sağlıyor. Yeni sistem isteyen firmaların yerlilik oranı yüzde 51’den az olan ürün ve girdileri için ‘Yerli Katkı Oranı Raporu’ düzenlenemesine imkân tanındı. Oda-borsa seviyesinde düzenlenen bu rapor kamu ihalelerinde kullanılamıyor. Bu kapsamda yerlilik için de önümüzdeki dönemde teşvik uygulanması bekleniyor.

Ürün ya da mal menşei kontrolü için sanayi sicil belgesi ve fatura ile yüzde 100 yerlilik tescil edilirken artık menşei kontrolü için sanayi sicil belgesi, faturanın yanı sıra yerli katkı oranı raporu ya da yerli malı belgesi olması aranıyor.

Yerlilikte yüzde 10’a kadar büyük kolaylık

■ Yerli katkı oranı hesabında girdinin nihai ürün maliyet tutarı içindeki payının binde beşinin altında olması halinde, yerli fatura ibrazı ile girdi yüzde 100 yerli ürün olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamdaki ürünlerin maliyet tutarı içindeki payının yüzde 10’u aşmaması gerekiyor.

Binde 5 oranına sahip girdiler toplamda yüzde 10’u geçtiği takdirde, yerliliği kanıtlanamayan bölüm için sanayi sicil belgesi, kapasite raporu, fatura olması şartıyla Bakanlığın belirlemiş olduğu yüzde 40 oranındaki yerli kategorisine dahil edilebiliyor. Ya da yerli katkı oranı raporu, yerli malı belgesi ile sanayi sicil belgesi ibrazı ile bu belgelerde yazılı oran kadar yerlilik uygulanıyor.

İthal malda fiyat ağırlığı düşürüldü

■ Yurt içinden tedariki mümkün olmayan örneğin kauçuk gibi ham ve ara mamüller yüzde 100 ithal girdi kabulünden vazgeçildi. Yurt içinden tedariki mümkün olmayan ham ve ara mamüllere ilişkin iki mal listesi oluşturuldu. Bu mallar için 0,1 ve 0,6 katsayılar uygulanarak fiyatta ithal ağırlığı düşürüldü. Bakanlık talep oldukça bu listeyi sürekli güncelleme kararı aldı. Listede yer almayan ithal girdiler yüzde 100 ithal girdi olarak kabul edildi.

İthal girdilerde girdi maliyeti binde beş’ten büyükse ve listede GTİP kodu varsa sanayi sicil belgesine bakılmaksızın mal direkt ithal kabul edilerek GTİP oranı uygulanıyor. Kalan kısım yerli kabul edilmeyerek oran sıfır olarak uygulanıyor.

Yazılım destek kapsamına alındı

■ Yazılım sektörünün yerliliğinde artık Teknolojik Ürün Belgesi (TÜR) belgesi şartı aranıyor. Ürünün, TÜR Belgesi olması halinde yüzde 100 yerli, yoksa ithal ürün kabul ediliyor.

Daha önce Ar-Ge maliyetleri varsa sadece hesaplama anında uygulanırken, yeni mevzuatta bu maliyetler üretim devam ettiği sürece, yasal amortisman süresi çerçevesinde belirlenen oranda hesaplamaya dahil ediliyor.

Enerji gideri de yerli kabul ediliyor

■ Eskiden enerji maliyetleri ithal doğalgaz nedeniyle kısmen yerli olurken, 2026’dan itibaren elektrik, su ve doğalgaz maliyetleri artık yerli olarak hesap cetveline dahil edildi. Denetim arttı, ara kontrol ve inceleme uygulaması başlatıldı. Bir önceki yıl düzenlenen belge sayısının yüzde beş’ini geçmemek üzere farklı bir heyetle oda/borsalar tarafından ara kontrol yapılabilecek.

Bakanlık resen veya şikayet üzerine inceleme yapabilecek. İnceleme ile belge iptali yapılabilecek. Üretici, oda-borsa ve mali uzmana çeşitli sürelerde belge düzenlememe cezası verilebilecek.

Geri dönüşüme de destek geldi

■ Geri dönüşüm faaliyetlerinde Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği çerçevesinde lisans sahibi bir işletme faaliyeti sonucu elde edilen girdiler ‘yerli katkı oranı’ hesabına yüzde 100 yerli girdi olarak dâhil edilecek. Yeni uygulamada üretimde kullanılmak üzere Zorunlu Yerli Girdi Listesi oluşturuldu ve üretimde kullanılması şart koşuldu.

Fikri haklar yüzde 100 yerli

■ Eski uygulamada yurt dışından temin edilen lisans, patent, royalty vb. giderler ile yurt dışından alınan danışmanlık hizmetlerinin ithal girdi maliyetleri kısmında değerlendirilmesinden vazgeçildi. Fikri ve sınai mülkiyet haklarının ilk tescilinin Türkiye’de yerleşik bir firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapılmış olması koşuluyla giderler yüzde 100 yerli girdi olarak kabul edildi.

Fasonda da yerlilik tercihi

■ Yeni uygulamada yurt dışında üretim durumunda yerli malı belgesi/yerli katkı oranı raporu düzenlenmiyor. Ancak yurt içinde fason üretimde üretici belge alabiliyor. Yüksek ve orta yüksek teknoloji düzeyine sahip ürünler için ayrı ayrı yerli malı belgeleri düzenleniyor. Yurt dışından parça olarak ithal edilen ve yurt içinde montaj yolu ile seri üretilen ürünler hariç, basit birleştirme ile oluşturulan ürünler için yerli malı belgesi/yerli katkı oranı raporu düzenlenmiyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler