Ana içeriğe geç

Sümerbank ve Etibank ‘uygarlığın temeli burada atıldı’ mesajı gibi görünüyor

Sümerbank ve Etibank ‘uygarlığın temeli burada atıldı’ mesajı gibi görünüyor
Ekonomim.com
16

ELA, “Boksör” lakaplı gazeteci arkadaşına evindeki belge ve kitaplardan bazı arkeolojik gerçekleri anlatmaya koyuldu:

Sümerbank ve Etibank ‘uygarlığın temeli burada atıldı’ mesajı gibi görünüyor - Resim : 1
  • Yunanlılar, yüzyıllar boyunca Avrupa’ya kendilerini “Batı Uygarlığı”nın başlangıcı ve beşiği gibi tanıttı. Kendilerinden önceki uygarlıklardan öğrendiklerini ve devraldıklarını tamamen kendi buluşları gibi pazarladı.
  • Batılı dostları da bu yalanı sadece kabullenmekle kalmadı, katlayarak halklarına yaydı.

Ünlü İtalyan fizikçi Carl Rovelli’nin son kitabından bir bölümü aktardı:

  • “Şimdiki Türkiye’nin kıyısında olan Yunan kenti Miletos’ta 2 bin 600 yıl önce yaşamış olan Anaksimandros, fizik, coğrafya, meteoroloji ve biyolojinin temellerini attı.”

Bu noktada şu soruyu sordu:

- Bu ne demek?

Hemen yanıta girdi:

  • “Daha önce bu alanlarda hiç kimse düşünmemiş, yazmamış, çizmemiş, özetle; bilimsel düşünceyi ve yaklaşımı, Anaksimandros, hocası Tales ve aynı dönemlerde Batı Anadolu’da yaşamış bir avuç Grek filozofa borçluyuz” demek.

Ela, bir başka kitabı açtı, altını çizdiği bölümü okudu:

  • 20. yüzyılın en ünlü İngiliz filozofu, tarihçisi ve matematikçilerinden Bertrand Russel, kategorik olarak ne iddia ediyor: “Teolojiyle bilim arasında olan felsefe… MÖ 6. yüzyılda Yunanistan’da başlamıştır.”

Boksör sordu:

- Bu tamamıyla yanlış mı?

Ela, anlatmayı sürdürdü:

  • Batı Antik Yunan kentlerinde bir canlanmadan, gelişmeden, sıçramadan bahsedebiliriz ama bir başlangıçtan, beşikten asla. Çünkü bunun gerçeklerle alakası yok.
  • Rovelli ve Russel’ın söz ettiği dönem, MÖ 6. ve 5. yüzyıllar. Bu dönemde güya Yunanlılar felsefenin, bilimin, matematiğin, astronominin, özetle bilimsel düşüncenin temellerini atmışlar.
  • Halbuki onlardan önce, kısmen de onlarla örtüşen zaman diliminde, aynı bölgede yaşamış olan Luviler, aynı Anadolu coğrafyasında güçlü bir imparatorluk kurmuş olan Hititlerle birlikte köprü görevi yapmışlardır.

Soruyla arkadaşının dikkatini çekmeye çalıştı:

- Kimler arasında?

Anlatmaya devam etti:

  • Mısır’da kurulmuş imparatorluklar, Mezopotamya’daki Sümer ve Akad İmparatorlukları ile bunlardan yüzlerce, hatta binlerce yıl sonra Anadolu’ya göç etmiş Yunan kavimleri arasında.
  • Mısır ve Mezopotamya ile Luviler arasında gidip gelen kervanlar, kumaş, maden, cam, alet, değerli taşlar, pişmiş kil tabletlere işlenmiş ticari belgelerin yanı sıra bilim ve ilim de taşımışlar.

Araya yeniden soru sıkıştırdı:

- Ne gibi?

Yanıtladı:

  • Mısır, Sümer ve Akad İmparatorluklarında yeşermiş astronomi, matematik, tıp, hukuk gibi…

Sonra bunları kanıtlarıyla anlatma konusunda yaşanan sıkıntı üzerinde durdu:

- Depolardaki yüzlerce Luvi tabletinden bazılarında bilimsel formüller ve izahlar olduğunu tahmin ettiğimiz şekil ve rakamlar var. Ancak, Luvi alfabesi hakkında bilgi eksikliğimiz var.

Sümerbank ve Etibank ‘uygarlığın temeli burada atıldı’ mesajı gibi görünüyor - Resim : 2Ardından ekledi:

- Yazılarını tamamen çözdüğümüzde eldeki bütün taş ve tabletleri okuyup 6. yüzyıldan önce Batı Anadolu’da bugün Yunanlılara atfedilen birçok buluş ve yaklaşımın, onlar Batı Anadolu’ya gelmeden önce Luvilere ulaşmış olduğunu kanıtlayabiliriz.

“Sandima Tableti”ni adres gösterdi:

- “Sandima Tableti”, bir kilit taşı yahut anahtar niteliğinde. Çünkü, üzerinde çok daha iyi bildiğimiz iki dilde yazı var: Hititçe ve Karyaca.

Luviler dönemine uzandı:

- Luvilerle ilk tanışmamız MÖ 2300. Vedalaşmamız ise MÖ 1200, yani Batı Anadolu’ya Yunan göçlerinin arifesinde. Sümerler ise MÖ 3000-1500 arasında. Yakın komşuları Hitit ve Luvilere bilgi ve buluşlarını aktarmaları hayatın akışına çok uygun.

Boksör araya girip sordu:

- Mesela neleri?

Ela, sıraladı:

  • Tarihteki en önemli icat olan yazıyla başlayalım. Çivi yazısı. Tekerlek. Dünyanın ilk kentleri ve kent planlaması. Matematikte kullanılan 60’lık sistem. 60 saniye, 60 dakika, 360 derece.
  • Astronomi ve trigonometrinin temeli, bu seksagesimal sistemdir. Ve 10’lu sistem. 12 ay, 29-30’ar günlük ay döngüsüne dayalı takvim ve temelini oluşturan astronomi.

Konuyu şöyle noktaladı:

- 20. yüzyılın en büyük Sümeroloğu Prof. Samuel Noah Kramer’in anıt eseri “Tarih Sümer’de Başlar”, olayı en veciz şekilde ifade eder.

Boksör de dinlediklerinden ne anladığını şöyle özetledi:

- Uygarlığın temelleri Mezopotamya’da atıldı. Anadolu’da Hitit ve sonra Luviler tarafından Yunanlılara aktarıldı.

Ardından sözü Atatürk’e taşıdı:

  • Atatürk, sanki bu sorunu 100 yıl önce öngörmüş. 1930’larda kurduğu Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu da bu ilgisinden kaynaklanıyor.
  • Atatürk, sembolik başka adımlar da atıyor. Cumhuriyetin ilk ve önemli kuruluşları Etibank ve Sümerbank’tır. Bu isimlerle Anadolu’daki tarihimize ve varlığımıza sahip çıkıyor.

Bu öyküyü Cem Kozlu’nun ilk romanı “Sandima Tableti”nde okudum. Kozlu, ilk romanında ülkemizin, dünyaca ünlü önde gelen arkeoloğu Prof. Fahri Işık’ın yıllardır ısrarla anlattığı, kitabına da başlık yaptığı “Uygarlık Anadolu’dan Doğdu” teziyle örtüşen bir “arkeolojik damar” yakalamış görünüyor…

Luvilerin varlığını Gökşin Ilıcalı sayesinde öğrendi

1980’li yılların başında özel sektörde yöneticiyken tanıdığım, ANAP iktidarı döneminde THY Genel Müdürlüğü görevinde bulunan, bir dönem milletvekili olan, Coca-Cola’nın Viyana merkezli Orta Avrupa, Avrasya ve Ortadoğu Başkanlığını yapan, çoğu ekonomiyle ilgili 12 kitap yazan Cem Kozlu, bir süre önce gazeteye uğradı:

- İlk romanım “Sandima Tableti” yakında Remzi Kitabevi’nden çıkıyor.

“Sandima Tableti” romanına vesile olan öyküyü paylaştı:

- Argos in Cappadocia Otelinin kurucusu, Argos Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Gökşin Ilıcalı, otelin çoğunluk hisselerini Doğuş Grubu’na devrettikten sonra Bodrum’da bir köyde gayrimenkul projesine girdi. Oradaki kalıntılardan Luvilerin izine uzandı.

Luvilerin varlığını Gökşin Ilıcalı sayesinde öğrendiğini belirtti:

- Bunun üzerine arkeoloji kitaplarına daldım. Luvilerle ilgili epey okuma yaptım. Okudukça konu ilgimi çekti. “Sandima Tableti” kitabını yazmaya başladım.

Cem Kozlu, kitabının hemen başındaki “teşekkür” yazısında şu noktanın altını çizdi:

- Luvilerin varlığını ve önemini, yakın tarihte değerli dostum Dr. Gökşin Ilıcalı’dan öğrenmeseydim bu kitap hayat bulmayacaktı.

Arkeologların görevinin önemine değindi:

- Vatan topraklarımızın ve kültürümüzün geçmişini zor şartlarda ve zor coğrafyalarda çalışarak aydınlatan tüm arkeolog ve akademisyenlere milletçe çok şey borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

Ardından ekledi:

- İlk Türk arkeoloğumuz ve müzecimiz Osman Hamdi Bey ile arkeoloji ve tarihin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin inşasındaki önemini takdir edip bu alanda çok kalıcı temeller atan Atatürk’ün anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

Kozlu, sen beni yazmışsın, nasıl bir öngörü

Sümerbank ve Etibank ‘uygarlığın temeli burada atıldı’ mesajı gibi görünüyor - Resim : 3ERZURUM Atatürk Üniversitesi’nin Arkeoloji Bölümü’nün kurucusu olan, 1988 yılında Patara’da antik kazılara başlayan Prof. Fahri Işık, kazı çalışmaları sırasında “Patara Deniz Feneri”ni tespit etti. Akdeniz Üniversitesi’nde de Arkeoloji Bölümü ile Likya Uygarlıkları Araştırma Merkezi’ni kurdu.

Anadolu’nun özellikle batısının gelişiminin eski Yunan temellerine dayandığı konusundaki ön yargıları kırmak amacıyla bu alanda Almanca yazdığı yazıları Türkçeleştirip, 2012 yılında “Uygarlık Anadolu’da Doğdu” adlı kitapta topladı.

Prof. Fahri Işık, Malatya Eğitim Vakfı’nın (MEV) kuruluşunun 40’ncı yılı gecesinde “Uygarlık Anadolu’da Doğdu” sunumu yaptı. Kardeşi rahmetli Kenan Işık vesilesiyle tanışma şansı yakaladığım Prof. Fahri Işık’ın çalışmalarını, ortaya koyduğu güçlü tezi Cem Kozlu’ya anlattım.

“Sandima Tableti” kitabını okuyan Prof. Fahri Işık, Cem Kozlu’yu aradı:

- Kozlu, sen beni yazmışsın. Nasıl bir öngörü…

Prof. Işık, Kozlu’yu kazı başkanlığını eşi Havva Işık’a devrettiği Patara’ya davet etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler