Ana içeriğe geç

KOBİ gerçeğine “servet ve sermaye oluşumları” odağından da bakalım

KOBİ gerçeğine “servet ve sermaye oluşumları” odağından da bakalım
Ekonomim.com
16

Küresel ölçekte bilim ve teknolojideki gelişmelerin iş süreçlerini nasıl etkilediğini, işgücü profillerini nasıl değiştirdiğini, emeğin geliri olan ücretlerin ne yönde geliştiğini araştırmadan, yüzeysel bilgilerle değerlendirmeler yaparsak KOBİ’lerle ilgili etkili bir yönlendirme yapamayız.

KOBİ gerçeğine “servet ve sermaye oluşumları” odağından da bakalım - Resim : 1

Servet, kişilerin, ailelerin, toplulukların, toplumun ve oluşturdukları kurumların varlık toplamıdır.

Sermaye gelir sağlamak ve üretimi sürdürmek için devreye sokulan varlıklardır.

Servetin üretken olma gibi zorunlu bir işlevi yoktur; oysa sermaye üretken olmak zorundadır.

Servet, sahip olunan değerleri anlatır; özelliklerine göre sermayeye dönüşme hızları farklılaşır.

Sermaye ise durduk yerde değer üretemeyeceği için bir yatırıma aktarılarak birikim yeteneğini koruma ve geliştirme hedefine katkı yapabilir.

Servetin değeri koşullara bağlı olarak artabilir, azalabilir, yine de servet olarak yerinde kalır. Sermaye ise geçim örgütlenmesinin iktisadi etkinliklerinde değerlendirilirse büyür.

Bir ülkenin “fiziki sermaye stoku” geçim örgütlenmesinin etkinliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik yapılardır: Yollar, araçlar, fabrikalar, evler, otomobiller, arsalar gibi insanların kendi çabalarıyla oluşturdukları fiziki yapılar.

Sermaye bir servetten türer; servet birikim yeteneğini geliştirerek uzun dönemli geleceği güven altına almak için değerlendirilirse kendini yeniden üretebildiği gibi, serveti de büyütebilir.

Servet edinme ve sermayeye dönüştürme koşullar geçim örgütlenmesi için ihtiyacımız olan yapıları; iç ve dış donanımlarını, bağlantı, iletişim ve etkileşim biçimlerimizi; rekabet ya da iş birliklerimizi de etkiler.

Bir hususu daha eklememiz gerekiyor: Kurumlar büyümenin itici gücüdür. Servet ve sermayenin etkin değerlendirilmesi kurumların kapsayıcılığı ve işlerliğine bağlıdır.

Barış, özgürlük ve hukuk

Denebilir ki, barış, özgürlük, akışkanlık ve hukuk yoksa azalan getirilerin sınırlaması nedeniyle sürekli bir ekonomik büyüme sürdürülebilir değil. Sermaye birikimi de sürdürülebilir büyümeyi tek başına sağlayamaz. Faydalı bilgi de sürekli çoğaltılmalı; barış ve güven ortamının ikliminde gelişmenin de önü açılmalı.

Kendi işimiz açısından düşülebilecek tuzakları da gözden ırak tutmamalıyız: Tanımlama yapmanın anlatma ve anlamayı kolaylaştırıcı bir yanı vardır; aynı ölçüde aşırı basitleştirilmiş anlatım tuzaklarının ağlarını örebiliriz de. Ayrıntı analizleri olmayan aşırı basitleştirilmiş anlatımlar üzerine kurulu ahlaki sabitler bireyleri, toplulukları ve toplumları aklı emanet etme kolaycılığına götürebilir.

Ülkemizdeki KOBİ işletmelerinin büyümeyi desteklemesini, arz zincirini güçlendirmesini istiyorsak, öncelikle, “ değişen koşullarda servet ve sermayenin oluşum, olgunlaşma ve çoğalma dinamiklerini” sorgulamalıyız. Sonra “kurumların işimizi yeniden üretmesini sağlayan dinamiklerini” kavramalıyız. Kurumlar, ekonomik işleyişi düzenleyen kurallardır. Sermayenin yeni varoluş koşullarını oluşturacak ve o koşulların kararlılıkla uygulanmasını sağlayacak kurumların yeniden yapılanması da işimizi yeniden üreterek büyütebilmenin gerek şartıdır.

İş’ten artmaz, diş’ten artar mı?

Tarihsel süreç içinde bakarsak KOBİ kurucularının motivasyonlarını belirleyen, İş’ten artmaz, diş’ten artar” algısıdır. Birey ve ailesinin yarattığı hane halkı geliri kontrollü harcayarak sermaye birikiminin özünde bireysel tasarruflar vardır; gelecekte de olacaktır. Sorgulanması gereken husus, ülkedeki ekonomi yönetiminin bireyin ve ailesinin “tasarruf sınırlarını nasıl etkilediğini” mikro ölçeklerde olduğu gibi makro gelişmeler bağlamında gerekli özenle araştırarak asalak unsurları tasfiye etme, geliştirici unsurları da ödüllendirmedir.

Küresel ölçekte bilim ve teknolojideki gelişmelerin iş süreçlerini nasıl etkilediğini, işgücü profillerini nasıl değiştirdiğini, emeğin geliri olan ücretlerin ne yönde geliştiğini araştırmadan, yüzeysel bilgilerle değerlendirmeler yaparsak KOBİ’lerle ilgili etkili bir yönlendirme yapamayız.

Bireylerin ve bütün olarak ailelerin tasarruflarının barınma, iş ve eğlenceye ulaşım, çocukların eğitimi ve beslenme gibi zorunlu ihtiyaçların karşılanmasını aşan geliri ne yönde gelişiyor? Teknik deyimle “harcanabilir gelirin tasarrufa yönlendirmenin gerek ve yeter şartları” sermaye oluşturma fırsatları yaratıyor mu?

Birey ve ailenin yarattığı geliri çoğaltma ve yaygınlaştırma sürecini hızlandırmadan KOBİ’lerde nicelik ve niteliğin geliştirilmesi mümkün mü? Sermaye birikiminin kaynaklarından biri olan hane halkı tasarruflarını artırma, ülkenin kurumları ve onların teşviklerinin öncelikli sorunları arasında KOBİ’ler nerede duruyor?

Ülkemizin bir başka deneyimi yurtdışı “işçi göçleri” sonucu döviz kazancı, servet ve sermaye oluşumu da işgücü-odaklı ve hanehalkı kaynaklı sermaye biriktirilmesidir. Yurtdışında gönderilen insan niteliği ve gelir yaratma etkileri de sorgulama alanının dışında olmamalıdır.

KOBİ’lerin oluşum, olgunlaşma ve çoğalma aşamalarının başlangıcında etkili olman “ Kola takılan altın bilezik” etkeni de değişen koşullarda sorgulanması gereken bir husus.

Herhangi bir işin gereklerinde “ustalaşma ve hüner sahibi olma” düzenli gelir yaratmanın kaynaklarından biri. Usta-kalfa-çırak ilişkisine dayalı işlerde de, endüstriyel aşamada “uzmanlık” derinleşmesi düzenli gelir yaratması kadar hane halkı tasarrufunu artırma potansiyelini de güçlendiriyor mu?

Diğer teknolojik gelişmeler ve yapay zekânın işle insan arasındaki ilişkileri yeniden biçimlendirdiğini de dikkate almalıyız. Ustalık, uzmanlık ve derin uzmanlık ile gelir arasındaki etkileşim ve sermaye oluşumuna katkıları hakkında bilgi ve fikir netliği olmadan KOBİ’ler etkili ve verimli yönetilemez!

Yaratıcı yenilik sermaye oluşturur mu?

Derinliğine kavranması gereken bir başka sorunumuz, “yaratıcı yenilikçilik” ile sermaye oluşumu arasındaki etkileşimin tanımlanması. Hangi icatları yapanlar işin kaymağını yiyerek sermaye birikimini artırabiliyor; hangileri yeni süreçlerden olumsuz yönde etkileniyor?

Bireysel odaklı yaratıcı yenilikler ile kurumsal ve kolektif yaratıcı yeniliklerin gelir yaratma, geliri sermayeye dönüştürme potansiyellerini nasıl etkiliyor?

KOBİ’leri ekonomik büyümenin araçları olarak görüyorsak; yaratıcı yenilik bağlamında yapısal ve ekonomik özelliklerinin dönüşümlerini de kavramalıyız. Gelir, gelirin sermaye ve servete dönüştürülme süreçlerinde gelişmelerin dinamik yapısını sürekli gözlemeliyiz.. Yönlendirme, özendirme ve ödüllendirmeyle beli alanlarda yoğunluk ve derinliği artırmamız, yaratıcı yeniliklerin yapı ve işlevlerini derinliğine bilmeye bağlı.

Sermaye birikiminde “girişimci insanın rolü tarihsel süreçte de önemliydi, bugün de önemli. Sıradan bir işe yatırım yapma ile girişimci insanın dışa ve dünyaya dönük üretim yapması farklı özellikler.

Girişimci insan, eğilimlerin yarattığı fırsatları öngörür; öngördüklerini bilgiye, bilgisini anlamaya dönüştürür; anladıklarını cesaretle potansiyeli olan insanlarla birlikte anlamlandırır. Girişimci, potansiyelleri maddi ve kültürel zenginlikler üreterek büyümeye katkı yapar; insanların refahının yükselmesinin yolunu açar.

Geçim örgütlenmesinin toprak odaklı olması, fabrika odaklı olması, otomasyon ve otonom uygulama odaklı olması, girişimci özelliklerini değiştirir. Değişik olgular, değişik girişimci özellikleri gerektirir. Küresel ölçekte ne üreteceğimizin, nasıl üreteceğimizin ve nasıl bölüşeceğimizin koşulları değişiyor. Geneldeki değişme, ister istemez KOBİ’ler için hayati önemi olan “girişimci sermayenin” değişik özelliklerle donatılması ihtiyacını artırıyor. KOBİ sorunlarını irdelerken, sermaye yaratmada ve büyütmede girişimci insanımızın gerçek ihtiyacını tanımlamazsak ölçüleri nasıl belirleriz? Özendirmeyi nasıl yaparız? Ölçeklendirmeyi nasıl yaparız? Ödüllendirmeyi, cezalandırmayı nasıl etkili hale getiririz? Son çözümlemede kaynak tahsisi verimini artırmak için ödeşmeyi nasıl yerli yerine oturtabiliriz? Bu yazının merkez düşüncesi bağlamında sorarsak, sermaye oluşumunu nasıl hızlandırabiliriz?

KOBİ gerçekliğini değişen değer yaratma zincirinde doğru konumlandırabilmemiz için daha bir düzine ayrıntıyı sorgulamamız gerekiyor.

Teşviklerde başarı için sermaye ekosistemi doğru okunmalı

Servet oluşumundaki akışları belirleyen etkenleri netleştiremez; servetin sermayeye dönüşmesi ve paylaşılmasının dinamiklerini kavrayamazsak KOBİ’lerle ilgili etkili sonuç alabilen teşvik sistemlerini kurgulayamayız.

Geçim örgütlenmesi ekosisteminde KOBİ’lerin dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, üretkenlik artışı, verimlilik artışı, ileri teknoloji içerikli yüksek katma değerli üretim, finansman araçlarının çeşitlenmesi ve erişilebilirlik, dayanıklı tedarik zinciri yaratma için ihtiyaçları olan sinerjik kümelenme gibi daha birkaç düzine sorunun çözümlerine uygun yol ve yöntemler geliştirme ihtiyacımız hızla artıyor.

KOBİ’leri besleyen “servet ve sermaye oluşumlarını” sorgulayarak net bilgiyi dönüştürmeliyiz ki, ekosistemin diğer bileşenleriyle “etkin koordinasyon” yapabilelim ve “ odaklanarak” yaratmak istediğimiz sonuca ulaşabilelim.

Kaynağa Git

İlgili Haberler