Ana içeriğe geç

Çikolata festivalinde ‘Tatlı Cadı’

Kanada’nın New Brunswick eyaletinde 1785’te kurulmuş St. Stephen kasabası, ağustosta yapılacak çikolata festivaline doğru haldır haldır hazırlık yapıyor.

Çikolata festivalinde ‘Tatlı Cadı’
Cumhuriyet
16

Kanada’nın New Brunswick eyaletinde 1785’te kurulmuş St. Stephen kasabası, ağustosta yapılacak çikolata festivaline doğru haldır haldır hazırlık yapıyor.

Kasaba “Kanada’nın Çikolata Başkenti” adıyla festivale ev sahibi olacak. Bu yıl yine geniş katılım bekleniyor; çocukların ağzı burnu, eli kolu yapış yapış, habire çikolata yenilecek.

Amerikan sınırındaki küçük kasabanın 1870’lerde kurulmuş çikolata fabrikasından başka bir şeyi yok. Ganong soyadlı iki kardeşin kurduğu çikolata işletmesi dev markalara inat, yıllardır ayakta. Beşinci kuşaktan torunlar, Ferhan Şensoy’un meşhur “Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı” oyunundaki mahalle bakkalı ısrarıyla kepenk kapatmıyor.

‘TESELLİ ATIŞTIRMASI’

İngiliz yazar Roald Dahl’ın filmi de çekilen “Charlie ve Çikolata Fabrikası”nın kahramanı Willy Wonka gerçekte yaşasaydı bu kasabada olurdu. Türkçesi “Aziz Mustafa” olan St. Stephen’daki çikolatacı, Sevgililer Günü için kalp kalıbına kakao döken, ilk kez piyasaya süren oldu. Çocukken İstanbul bakkallarından aldığım şemsiye biçiminde çikolataları da ilk kez tasarlayan St. Stephen çikolatacısıdır

Kanada’da çikolata tüketimi kişi başına yılda 7 kilogram civarında, az değil. Bu rakam Avrupa’nın çikolata seven ülkeleri kadar yüksek olmasa da dünya ortalamasının üzerinde. Kanadalılar çikolatayı uzun kış aylarında bir “comfort food” yani teselli atıştırması olarak görüyor. 1492’de Kolomb’un “Bu neye yarar” diye önem vermediği kakao çekirdeğini 1520’de Avrupa’ya taşıyan kâşif Hernán Cortés oldu. İspanyollar Azteklerin bu acımtrak içeceğine şeker, vanilya, tarçın kattı; oldu mu sana çikolata...

St. Stephen çikolatacısı, Fransız yazar J. Harris’in 1999’da yayımlanan, o yıl filme de çekilmiş romanını anımsatıyor: “Chocalat”. Juliette Binoche’yle Johnny Depp’in başrolleri paylaştığı melodram, aşk ve çikolatanın destanıydı. Romanda çikolata ustası Vianne Rocher, katı dini ve sosyal kurallara sahip bir kasabada çikolatacı dükkânı açar. Taşralıların bastırılmış arzu ve sırları çikolata lezzetiyle tanışır. Çikolatacı kadın kasabada adeta bir tür “tatlı cadı”dır; Binoche’nin melek yüzü çikolatayla çapkın çapkın bakar.

UFO’LAR İÇİN PİST

Çikolata kasabası gibi ilginç olanları çoktur, say say bitmez. Alberta’daki St. Paul kasabası da uzaylıları, E.T.’leri özlemle, hevesle bekliyor. UFO’ların rahatça inmesi için 1967’de kasabaya bir pist yapıldı; uzaylılar elbet gelecekti. O vakitler güya bir iki UFO görülmüştü. Yine gelecekler inancı kasabada halen yaygın, şimdiye dek gelen giden yok!

Calgary kentine doğru demiryolu hattında 1910’da kurulmuş kasabaya mitoloji merakıyla ateş ve yanardağ tanrısı Vulcan’ın adı kondu. 50 yıl sonra TV dizisi “Star Trek”i izlediler; eşek kulaklı Kaptan Spock’un doğduğu gezegenin adı Vulcan’dı. Bu fırsat kaçmaz: “Uzay Yolu”nun Atılgan gemisinin dev maket kopyaları dikildi kasaba meydanına; her taraf uzay gemisi dekoruna benzetildi. Ülkede görecek başka şey olmadığından her yıl binlerce yerli turist buraya geliyor. Turistlerin hatırına kasabalı bazı bazı Kaptan Spock’un eşek kulağına benzer maskeler takıp dolaşıyor.

Listeye Manitoba’daki Gimli’yi eklemeli. İzlandalı göçmenlerin 1870’lerde kurduğu kasaba Viking heykelleriyle dolu ve o nedenle Kanada’nın Viking başkenti diye anılıyor.

Bitmedi, dahası var; Saskatchewan eyaletinin ABD sınırına bitişik Moose Jaw (Geyik Çenesi) kasabası bir vakitler alkol yasağı nedeniyle ABD’den kaçırılan viski şişelerinin deposuydu. 1920’lerin gangsteri, mafyası Al Capone buradaki gizli tünellerde saklanıyordu. Tüneller şimdi turizme açıldı; ziyaretçiye bilet yetişmiyor. “İçmeye ayranın olsun, sineği gelir Bağdat’tan” diye boşuna denmemiş.

Kaynağa Git

İlgili Haberler