Ana içeriğe geç

Modern yaşam hafızayı zorluyor: Beyni korumak elinizde

Günlük yaşamda giderek daha sık dile getirilen unutkanlık şikayetlerinin her zaman Alzheimer belirtisi olmadığını söyleyen Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Tamer Yazar, stres, uyku bozukluğu ve yoğun ekran kullanımının dikkat ile hafızayı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Yazar, unutkanlığın günlük yaşamı aksatmaya başlaması durumunda uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguladı.

Modern yaşam hafızayı zorluyor: Beyni korumak elinizde
Cumhuriyet
16

Günlük yaşamın sıradan bir parçası gibi görülen unutkanlık şikayetleri son yıllarda daha sık dile getiriliyor. Uzmanlar, artan stres, düzensiz uyku, dijital ekranlara uzun süre maruz kalma ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının hafıza üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Surp Pirgiç Ermeni Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Tamer Yazar, unutkanlığın her zaman Alzheimer anlamına gelmediğini, ancak günlük yaşamı etkilemeye başladığında mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

‘ASIL SORUN ÇOĞU ZAMAN DİKKAT DAĞINIKLIĞI’

Yazar, nöroloji polikliniklerine unutkanlık yakınmasıyla başvuranların sayısında artış gözlemlediklerini belirterek, “İnsan ömrü uzuyor. Uzun yaşamanın doğal sonucu olarak demans, Parkinson hastalığı ve diğer nörodejeneratif hastalıklar giderek daha fazla karşımıza çıkıyor. Ayrıca genç ve orta yaş grubunda yoğun stres, uyku bozukluğu, kaygı, dijital uyaranların fazlalığı ve dikkat dağınıklığına bağlı unutkanlık yakınmalarında artış görüyoruz. Bu kişilerin önemli bir bölümünde asıl sorun bilginin kaybolmasından çok, dikkatin odaklanamaması ve bilginin belleğe sağlıklı biçimde kaydedilememesi” dedi. “Unutma salgını” ifadesinin bilimsel bir hastalık tanımı olmadığını vurgulayan Yazar, “Bilgiyi kalıcı hafızaya almak için anlam, bağlam ve tekrar gerekir. Hız, bölünmüş dikkat ve sürekli değişen uyaranlar ise bu süreci zorlaştırır. Dolayısıyla ‘unutma salgını’ ifadesi bilimsel bir hastalık tanımı olmasa da, dikkatimizin parçalandığı, derin öğrenmenin azaldığı ve toplumsal belleğin hızla aşındığı bir döneme işaret ediyor” diye konuştu.

ALZHEİMER İLE GÜNLÜK UNUTKANLIK AYNI DEĞİL

Her unutkanlığın Alzheimer belirtisi olmadığını ifade eden Yazar, “Bir ismi hatırlayamamak, anahtarın yerini unutmak ya da bir kelimenin akla biraz geç gelmesi tek başına Alzheimer hastalığını düşündürmez. Alzheimer'da ise unutkanlık ilerleyicidir, günlük yaşamı bozar ve kişi giderek daha fazla desteğe ihtiyaç duyar. Özellikle yakın geçmişe ait olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması ve yeni bilgilerin öğrenilememesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

KRONİK STRES VE EKRAN MARUZİYETİ HAFIZAYI ETKİLİYOR

Yazar, yoğun stresin hafıza merkezlerini olumsuz etkilediğini aktardı. Dijital yaşamın kullanım biçiminin belirleyici olduğuna dikkat çeken Yazar, “Kısa videolar, bildirimler ve hiç bitmeyen bir akış içinde geçen gündelik hayat, düşünme biçimimizi, dikkatimizi, uyku düzenimizi ve ruh halimizi etkiliyor. Bu sürekli uyarılma hali dikkatin derinliğini azaltıyor, odaklanmayı zorlaştırıyor ve zihinsel sabrı giderek düşürüyor” diye ekledi.

BEYNİ KORUMANIN YOLU AKTİF YAŞAMDAN GEÇİYOR

Kaliteli uyku, Akdeniz tipi beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığı için vazgeçilmez olduğunu anımsatan Yazar, “Alzheimer hastalığı tamamen önlenemese bile güncel bilimsel veriler, doğru yaşam tercihleriyle riskin azaltılabileceğini veya hastalığın ortaya çıkışının geciktirilebileceğini gösteriyor. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, beyne giden kan akımını artırır ve hafıza ve öğrenmeyi destekleyen biyolojik süreçleri güçlendirir” dedi. Zihinsel ve sosyal açıdan aktif kalmanın önemine de değinen Yazar, sözlerini şöyle noktaladı: “Beyin öğrenmeyi sever. ‘Bu yaştan sonra öğrenemem’ cümlesi, beynin en sevmediği cümle. Okumak, yazmak, yeni bir dil öğrenmek, müzikle uğraşmak, bulmaca çözmek ve yeni hobiler edinmek bilişsel rezervi artırır.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler