Zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 26 Haziran Cuma günü yaşamını yitiren Kadir İnanır'ın vefatı, sanat camiası ve milyonlarca sevenini derin üzüntüye boğdu.
Usta oyuncu için düzenlenen ilk tören, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirildi. Sevenleri, meslektaşları ve dostları, İnanır'a son görevlerini yerine getirmek için salonda bir araya geldi.
Törene sinema, televizyon, spor ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katılırken, salonu dolduran binlerce kişi de efsane oyuncuya veda etti.
KADİR İNANIR BİR EFSANEYDİ
Usta sanatçı için düzenlenen törene katılan Sinema Genel Müdürü ve senarist Birol Güven, duyduğu üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi:
"Hepimizin başı sağ olsun. Bir efsanemizi, büyük bir sanatçımızı daha uğurluyoruz."
Kadir İnanır'la tanışma fırsatı bulamadığını belirten Güven, usta oyuncu hakkında her zaman güzel şeyler duyduğunu ve bundan çok etkilendiğini söyledi.
"GÖRKEMLİ, HEYKEL GİBİ BİR İNSANDI"
Konuşmasına devam eden Güven, şu ifadeleri kullandı:
"Bize anlattığı hikâyeler, canlandırdığı karakterler ve yaşattığı duygular gerçekten çok güçlü ve çok derindi. Bence görkemli bir sanatçıydı. Heykel gibi bir insandı; tıpkı Cüneyt Arkın gibiydi. Unutamayacağımız bakışları vardı. Sadece ona özgü bakışlardı."
"BUGÜN BİZİM BİR PARÇAMIZ GİDİYOR"
Kadir İnanır gibi sanatçıların ödüllerle ölçülemeyeceğini vurgulayan Güven, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bence Kadir İnanır gibi oyuncuların yarıştırılmasını doğru bulmuyorum. Bu yüzden kaç ödül aldığının da bir önemi yok. İnanır, ödüllerle anılacak bir oyuncu değil. Bugün bizim bir parçamız gidiyor. Onun en büyük ödülü, bugün burada onu uğurlamak için toplanan insanlar.
Bize büyük bir hazine bıraktılar. Bizim en önemli görevlerimizden biri de bu hazineleri korumak, yeni nesli bu eserlerle yetiştirmek ve onlardan beslenmelerini sağlamak. Yapay zekâya referans olabilecek kudrette bir sanatçıydı."
O SADECE BENİM DAYIM DEĞİLDİ
Kadir İnanır'ın yeğeni, şarkıcı Soner Arıca, törende duygu dolu açıklamalarda bulundu. İnanır'dan sadece üç gün önce annesi Altın Arıca'yı kaybeden ünlü şarkıcı, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Başımız sağ olsun. Çok şaşkınım ve çok üzgünüm. Belki hiç kimse böyle bir günde burada olacağını düşünmez ama ben de bir gün dayım için böyle bir törende bulunacağımı asla hayal etmiyordum. O sadece benim dayım değildi; aynı zamanda hayranı olduğum büyük bir sanatçıydı. Birkaç kuşaktan erkek, onun gibi konuştu, onun gibi güldü, onun replikleriyle hayatına dokundu."
Dayısına duyduğu hayranlığı her fırsatta dile getirdiğini söyleyen Arıca, çocukluk anısını da paylaştı:
"Kendi aramızdaki sohbetlerde de ona hep söylerdim; 'Sen benim dayımsın ama ondan önce hayran olduğum bir sanatçısın.' Bunu duyunca gülerdi. Kendimi bildiğim ilk yıllarda Fatsa'da bir filmini izliyorduk. Kendisi de yanımda oturuyordu. Bir ona baktım, bir perdeye... Onu her gördüğümde büyük bir heyecan yaşadım. Benim için yanımda gerçek bir yıldız oturuyordu."
Kadir İnanır'ın bilinmeyen yönüne de değinen Arıca, "Onun derin ve çok duygusal bir tarafı vardı. Belki bunu herkes görmedi ama yakınları olarak biz biliyorduk. Ben o duygunun hayranlarına da geçtiğine inanıyorum." dedi.
Annesini ve dayısını kısa aralıklarla kaybetmenin acısını yaşayan Arıca, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çok karmaşık duygular içerisindeyim. Annemden üç gün sonra dayımı kaybetmek... Hastalıkları boyunca birbirlerinden haber almak istemeleri de çok duygusal ve tarif etmesi zor bir durumdu."
DOSTLARINDAN DUYGUSAL VEDA
Veda töreninde sahneye çıkan yakın dostları ve meslektaşları, usta sanatçıyla ilgili anılarını paylaşarak duygu dolu konuşmalar yaptı.
FOTOROMANLA BAŞLADI SİNEMADA İZ BIRAKTI
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949’da Ordu-Fatsa’da dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokulu Fatsa’da okudu, ardından İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde yatılı eğitim aldı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitiren İnanır, 1967 yılında Ses Dergisi’nin Sinema Artisti Yarışması’nda finale kaldı, 1968’de de Saklambaç Gazetesi’nin Fotoroman Artisti Yarışması’nda birinci oldu. Fotoromanlarda yer alan sanatçı, beyazperdeye 1968’de ‘Yedi Adım Sonra’ ile adım attı. Kısa sürede sinema filmlerinin aranan yüzleri arasına girdi.
İlk dönemlerinde “sert, haksızlığa boyun eğmeyen, delikanlı” karakterlerle tanındı. Toplumsal sorunları merkezine alan güçlü yapımlardaki rolleriyle sinema tarihinde derin bir iz bıraktı. ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’, ‘Kara Gözlüm’, ‘Dila Hanım’, ‘Bodrum Hakimi’, ‘Devlerin Aşkı’ gibi sevilen filmlerde birlikte rol aldığı Türkan Şoray’la sinema tarihinin en ikonik çiftlerinden biri oldu. ‘Yılanların Öcü’, ‘Katırcılar’, ‘Bir Yudum Sevgi’ ve ‘Amansız Yol’ gibi Türk sinemasının köşe taşı sayılan filmlerdeki performansıyla da toplumsal hafızada yer edindi.
YÖNETMENLİK DE YAPTI
Kadir İnanır sinemanın mutfağına da girdi, 1992’de ‘Ah Gardaşım’, 1993’te ‘Savcı’ filmlerinin yönetmen koltuğuna oturdu. 90’lı yılların sonu ve 2000’li yıllarda televizyon dizilerinin yükselişiyle birlikte ekranlarda da fırtına gibi esti. Rol aldığı diziler büyük reyting başarıları yakaladı.
2013’te başlatılan çözüm sürecinde ‘Akil İnsanlar Heyeti’nde yer aldı, barışçıl adımları destekleyerek sürecin topluma anlatılması için çalıştı.
Yarım asrı aşkın kariyeri boyunca sayısız ödüle layık görülen Kadir İnanır, Türk sinema tarihinde silinmeyecek bir iz bıraktı.
EFSANELER ÖLMEZ
* Hülya Koçyiğit: “Sevgili Kadir yıllarca aynı perdeyi, aynı heyecanı ve aynı sanata olan tutkuyu paylaştık. Duruşun, sanatına olan bağlılığın ve unutulmaz karakterlerin Türk sinemasının en kıymetli miraslarından biri olarak yaşamaya devam edecek. Seni tanımış, aynı yolu yürümüş olmaktan her zaman büyük bir onur duydum. Kalbimde daima sevgi ve saygıyla yaşayacaksın.”
* Nebahat Çehre: “Bazı vedalar sadece bir insanı değil, bir dönemi de alıp götürür. Paylaştığımız yıllar, aynı karelere sığan anılar ve geride bıraktığın izler hiç silinmeyecek. Seni daima sevgiyle ve özlemle hatırlayacağız. Işıklar içinde uyu.”
* Ajda Pekkan: “Sinemamıza kattığınız unutulmaz eserler, zarafetiniz ve bıraktığınız iz daima yaşayacak. Anılarımızda ve kalbimizde her zaman çok özel bir yeriniz olacak.”
* Cem Yılmaz: “Kıymetli büyüğümüz, sinemamızın devi Kadir İnanır’ın mekânı cennet olsun. Gönüllerde yaşayacak, unutulmayacak.”
* Gül Sunal: “Kemal’in çok az gerçek dostlarından birini kaybetmek zor. Türk sineması olağanüstü bir oyuncuyu, hayattaki duruşuyla örnek olan dost canlısı bir beyefendiyi kaybetti. Canım dostum güle güle. Çok iyi biliyorum, ölümsüzler listesinin başlarında yaşayacaksın.”
* Ali Sunal: “Hoşçakal yakışıklım. Sana olan hayranlığım hiç bitmeyecek. Babama sarıl benim için olur mu?”
* Melek Baykal: “Bir yıldız daha kaydı gökyüzünden. Ardında unutulmayacak filmler, güzel anılar ve kocaman bir miras bıraktın.”
* Behzat Uygur: “Efsaneler ölmez. Filmleriyle, duruşuyla ve unutulmaz karakterleriyle daima yaşamaya devam edecek.”