Ana içeriğe geç

Le Pen cumhurbaşkanlığı kampanyasını başlattı

The New York Times’a göre Marine Le Pen, zimmete para geçirmekten aldığı mahkumiyet kararının onanmasına rağmen adaylık yasağının kaldırılmasının ardından cumhurbaşkanlığı kampanyasını başlattı. Le Pen’in dönüşü, Fransa’da seçim dengelerini yeniden değiştirebilir

Le Pen cumhurbaşkanlığı kampanyasını başlattı
Gazete Oksijen
16

Bir yılı aşkın süredir Fransa’nın, aşırı sağın kıdemli lideri ve yıllardır cumhurbaşkanlığı için yarışan Marine Le Pen dönemini geride bırakmaya başladığı düşünülüyordu. Le Pen’in Mart 2025’te zimmete para geçirmekten mahkum edilip siyasi görev üstlenmesi yasaklandıktan sonra, birçok kişi gelecek yılki cumhurbaşkanlığı seçiminde onun yerine siyasi varisi Jordan Bardella’nın yarışacağını varsaymıştı.

Çarşamba günü ise Le Pen, sanki hiç sahneden çekilmemiş gibiydi. Temyiz mahkemesinin mahkumiyet kararını onayıp adaylık yasağını kaldırmasının üzerinden 24 saat bile geçmeden Le Pen, Paris’in 260 kilometre güneybatısındaki küçük La Flèche kasabasında cumhurbaşkanlığı kampanyasını başlattı. Böylece Fransa siyasetinin merkezine beklenmedik bir dönüş yaptı.

Hem tezahürat yapan destekçilerin hem de öfkeli protestocuların karşıladığı gergin etkinlik, Le Pen’in açıklamasının ardından ülkedeki bölünmüş havayı yansıtıyordu.

Le Pen, kasaba pazarında çevresini saran gazetecilere, “Cumhurbaşkanlığı kampanyamızı başlatıyoruz” dedi. Destekçileri ona yaklaşmaya çalışırken, yakınlardaki protestocular ıslık çalıyor ve tencere tava çalıyordu.

Mahkeme kararına atıfta bulunan Le Pen, “Cumhurbaşkanlığı kampanyasını size hukuki analizler yaparak geçirmeyeceğim” dedi. Yanında Bardella dururken, “Şimdi istediğim, siyaset konuşmamız; çünkü Fransız halkının geleceği söz konusu” diye ekledi.

Le Pen’in dönüşü, görev süresi sınırına ulaştığı için yeniden aday olamayacak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un halefini belirleyecek gelecek nisan ayındaki seçimden bir yıldan az süre önce Fransa siyasetini hareketlendirdi. Hakimlerin mahkumiyet kararını onamasına rağmen yarışa girme kararı sürpriz oldu. Mahkeme kararından önce Le Pen, mahkum edilmesi ve bu nedenle özgürce kampanya yürütememesi halinde aday olmayabileceğini söylemişti.

Görece deneyimsiz Bardella’ya karşı yarışmaya hazırlanan merkez ve sol adaylar artık deneyimli bir siyasi liderle rekabet etmek zorunda. Le Pen anketlerde şimdiden güçlü durumda ve dördüncü denemesinde cumhurbaşkanlığına her zamankinden daha yakın olabilir. Ancak dava hâlâ üzerinde gölge oluştururken, Le Pen mahkumiyet kararını Fransa’nın en yüksek mahkemesine taşıyacağını söylediği için Bardella’ya yöneltilmeyebilecek dürüstlük sorularıyla karşı karşıya kalacak.

Le Pen, yarışa daha önce giren çok sayıda adaya katılıyor. Bu isimler arasında merkez siyasetten eski başbakanlar Édouard Philippe ve Gabriel Attal, aşırı solun eski milletvekili ve yıllardır cumhurbaşkanlığına aday olan Jean-Luc Mélenchon ile muhafazakar eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau bulunuyor. Ipsos ve Ifop gibi araştırma şirketlerinin son kamuoyu yoklamaları, Le Pen’in tüm bu isimlerin en az 10 puan önünde olduğunu gösteriyor.

Nice’teki Côte d’Azur Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Vincent Martigny, “Bu, cumhurbaşkanlığı yarışı için büyük bir değişim” dedi. “Geri döndü ama hakkındaki dava gölgesini koruyor.”

Le Pen’in kampanyasını fazla bilinmeyen La Flèche kasabasında başlatması, göçmen karşıtı partisi Ulusal Birlik’in merkezi hükümet tarafından geride bırakıldığını düşünen kırsal Fransa’daki seçmenler üzerindeki etkisini de dolaylı biçimde vurguladı. Parti, tren istasyonu bulunmayan ve yalnızca kara yoluyla ulaşılabilen 15 bin nüfuslu bu kasabada kısa süre önce belediye başkanlığını kazanmıştı.

Mekan seçimi, kısa süreliğine Bardella’nın gölgesinde kalmasının ardından Le Pen’in parti üzerindeki etkisini göstermeyi de amaçlıyor gibiydi. Kız kardeşi Marie-Caroline Le Pen, 2024’te burada yapılan milletvekili seçimini küçük bir farkla kaybetmişti. Marie-Caroline’ın eşi ve partinin üst düzey isimlerinden Philippe Olivier ise kasabanın belediye başkanına mentorluk yapıyor.

Marie-Caroline Le Pen bir röportajda, “Kararın hemen ertesi günü, yerel seçimlerde yeni kazanılmış bu kasabaya gelmek son derece sembolik” dedi.

Marine Le Pen, Ulusal Birlik’in Avrupa Parlamentosu’ndaki parti çalışanlarının maaşlarını desteklemek için Avrupa Birliği’nden sağlanan birkaç milyon euroyu yasa dışı biçimde başka amaçla kullandığı bir düzeni yönetmekten mahkum edilmişti. Mahkemeye göre para, bu çalışanlara AB işleriyle ilgisi olmayan çalışmalar karşılığında ödendi. Le Pen suçlamaları reddetti ve kişisel kazanç sağlamakla suçlanmadı.

Rakipleri açısından Le Pen’in bu mahkumiyete rağmen geri dönme kararı, şimdiden eleştiri konusu oldu. Bazıları Le Pen’in siyasi kariyerine yolsuzluğu hedef alarak başladığını ve partisinin aşırı sağ çizgisini hukuk ve düzen üzerine kurduğunu hatırlattı.

Aşırı sol parti Boyun Eğmeyen Fransa’nın ulusal koordinatörü Manuel Bompard, çarşamba sabahı bir radyo röportajında, “Marine Le Pen’in söylediği tek kelimeye bile inanmamalısınız. Bir şey söylüyor, sonra tam tersini yapıyor” dedi.

Paris’in doğusundaki küçük Meaux kentinin muhafazakar belediye başkanı Jean-François Copé, Le Pen’i “entelektüel ve ahlaki sahtekarlıkla” suçladı. Çarşamba sabahı ulusal televizyonda konuşan Copé, Le Pen’in “siyasi sınıfın nasıl dürüst olmadığını ve kendisinin nasıl ‘elleri temiz, başı dik’ bir siyaset anlayışını temsil edeceğini anlatarak herkese verdiği 40 yıllık ahlak derslerini ayaklar altına aldığını” söyledi.

Ancak Le Pen’in beklenmedik kararı, rakiplerini de zor bir konuma soktu. Rakipleri bir yandan hukuku savunmak, diğer yandan seçmenlerin Le Pen’i sandıkta değerlendirme hakkını ellerinden almak istedikleri algısından kaçınmak zorunda. Eski başbakan Philippe, çarşamba günü, “Le Pen’in bir mahkeme kararıyla yarış dışı kalmasını görmektense sahaya çıkıp onu sandıkta yenmeyi tercih ederim” dedi.

Le Pen son mahkumiyet kararına itiraz ederken, cezasının infazı askıya alınacak. Bu süreçte elektronik kelepçe takmak ya da karakola gidip imza vermek zorunda kalmadan kampanya yürütecek.

Le Pen, mahkemenin ilk tur oylamanın yapılmasının planlandığı nisandan önce yeni bir karar vermeyeceği üzerine hesap yapıyor. Ayrıca seçmenlerin suçlamaları, halkın iradesini engellemeye çalışan seçilmemiş bir yargının girişimi olarak göreceğini ya da mahkumiyet onansa bile yarışma cesaretini takdir edeceğini umuyor. Çarşamba günü kameraların önünde, “Dinleyin, hükmü seçmen verecek” dedi.

Le Pen kampanya sloganı olarak “Fransa için yeniden doğuş” temasını seçti ve mahkeme kararından saatler sonra yayına aldığı internet sitesinde bu ifadeyi öne çıkardı. Sitede Le Pen’in kollarını iki yana açtığı bir fotoğraf yer alıyor.

La Flèche’teki kampanya başlangıcına protestocuların “Marine hapse girsin”, “Hırsız” ve “Parayı geri ver” sloganları eşlik etti.

Protestocular arasında yer alan 48 yaşındaki sağlık çalışanı ve belediye meclisi üyesi Adeline Cognard, “Onun hiçbir itirazla karşılaşmadan burada dolaşıp kampanyasını başlatmasına izin vermek gülünç olurdu” dedi.

Ancak Le Pen’in destekçilerinin çoğu bundan etkilenmiş görünmüyordu.

İtiş kakış içindeki kalabalığı aşarak Le Pen’le yanak yanağa öpüşebilen az sayıdaki kişiden biri olan 67 yaşındaki Farida Franville, “Tamam, mahkum edildi. Tek o değil. Başkalarının cebine para koymadığını mı sanıyorsunuz?” dedi.

Çevresinde Le Pen destekçileri, “Marine, cumhurbaşkanı” sloganlarıyla protestocuların sesini bastırmaya çalıştı.

© 2026 The New York Times Company

Kaynağa Git

İlgili Haberler