Finans dünyasında sıkça kullanılan bir söz vardır: "Borsa ekonomi değildir"
Ancak ekonomistlere göre bugün bu söz eskisi kadar geçerli olmayabilir.
Son yıllarda büyük borsa endeksleri, yapay zeka bağlantılı şirketlere yönelik güçlü yatırımcı ilgisinin etkisiyle art arda rekor kırdı. ABD borsasının toplam değeri son 10 yılda iki katından fazla artarak 75 trilyon doların üzerine çıktı. Bu rakam, ABD ekonomisinin yıllık üretiminin yaklaşık 2,5 katına ulaşarak tarihi bir seviyeye çıktı.
Bu değerin önemli bölümü gelecekte gerçekleşmesi beklenen karlara yönelik beklentilerden oluşuyor. Ancak bu beklentiler bugünden gerçek ekonomik faaliyetleri de destekliyor. Yarı iletken fabrikaları, veri merkezleri, enerji santralleri ve elektrik iletim altyapılarına trilyonlarca dolarlık yatırım yapılıyor.
Aynı zamanda yükselen hisse senedi değerleri, özellikle varlıklı kesimin servetini artırarak lüks tatillerden pahalı elektronik ürünlere ve üst segment restoran harcamalarına kadar tüketimi de destekliyor.
Bu harcamalar ve yatırımlar, ABD ekonomisinin enflasyon, gümrük tarifeleri ve jeopolitik belirsizliklere rağmen büyümeye devam etmesine katkı sağladı.
Ancak bu durum aynı zamanda önemli bir kırılganlık da oluşturuyor. Yapay zekaya yönelik yatırımcı güveninin zayıflaması halinde bu büyümenin üzerine inşa edilen ekonomik faaliyetler de hızla çözülebilir.
Bank of America'nın temmuz ayı küresel fon yöneticileri anketinde yapay zeka balonunun patlaması finansal piyasalar için en büyük risk olarak gösterildi. Ekonomistler ise bunun artık ekonomi için de en önemli risklerden biri olduğunu söylüyor.
Apollo Global Management Baş Ekonomisti Torsten Slok, "Her şeyi ayakta tutan temel unsur yapay zeka hikayesi oldu" değerlendirmesinde bulundu.
LPL Financial Baş Teknik Stratejisti Adam Turnquist ise bu yıl S&P 500 endeksindeki yükselişin yaklaşık yarısının yapay zeka bağlantılı hisselerden kaynaklandığını belirterek ekonomik büyümenin de giderek daha fazla yapay zeka altyapı yatırımlarına bağlı hale geldiğini söyledi.
Turnquist, "Artık piyasa neredeyse tamamen yapay zeka teması üzerine kurulmuş durumda" dedi.
Bu kez farklı olan ne?
Geçmişte borsalarda yaşanan sert düşüşler ekonomiyi her zaman ciddi şekilde etkilemedi.
1987'de yaşanan "Kara Pazartesi"nde Dow Jones Endeksi tek günde yüzde 20'den fazla gerilerken işsizlik ve ekonomik büyüme üzerinde sınırlı etki görülmüştü.
Ancak ekonomistlere göre bugünkü tablo farklı.
Bunun en önemli nedeni borsanın ulaştığı devasa büyüklük.
Ekonomik araştırmalar, yatırımcıların hisse senedi portföylerinde kazandığı her 100 doların yaklaşık 3 dolarını mal ve hizmet harcamalarına yönlendirdiğini ortaya koyuyor. Bu durum "servet etkisi" olarak adlandırılıyor.
Ancak bu etki ters yönde de çalışıyor.
Hisse senetleri düştüğünde yatırımcılar harcamalarını kısıyor.
Bugünkü piyasa değeri dikkate alındığında borsada yaşanacak yüzde 30'luk bir düşüşün tüketici harcamalarında yaklaşık 700 milyar dolarlık azalmaya yol açabileceği hesaplanıyor.
Uzmanlara göre bu büyüklük tek başına bile ekonomiyi resesyona sürükleyebilir.
Harvard Üniversitesi ekonomisti Gabriel Chodorow-Reich, "Piyasanın en yüksek seviyelerde olduğu dönemlerde servet etkisinin ekonomi üzerindeki etkisi de en güçlü hale geliyor" dedi.
Risk birkaç dev şirkette yoğunlaşıyor
Ekonomistlerin dikkat çektiği bir diğer unsur ise piyasanın giderek birkaç teknoloji şirketinde yoğunlaşması.
Meta, Alphabet, Amazon, Apple, Tesla, Nvidia ve Microsoft'tan oluşan "Muhteşem Yedili" grubu, ABD'de halka açık şirketlerin toplam piyasa değerinin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.
Yapay zeka yatırımlarının büyük bölümü de bu şirketler tarafından gerçekleştiriliyor.
Vanguard Amerika Baş Ekonomisti Roger Aliaga-Diaz, büyük yapay zeka şirketlerinden birinde yaşanacak olumsuz bir gelişmenin ekonominin geneline hızla yayılabileceğini belirtti.
Ekonomistlere göre olası senaryo şu şekilde gelişebilir:
Şirketler yapay zeka yatırımlarının bekledikleri kadar hızlı geri dönüş sağlamadığını görürse yatırımlarını azaltabilir. Bu durum yapay zeka laboratuvarlarını ve tedarikçilerini büyüme tahminlerini aşağı çekmeye zorlayabilir.
Ardından yatırımcılar hisseleri satmaya başlayabilir. Şirketlerin yeni finansman bulması zorlaşırken veri merkezi, enerji santrali ve altyapı projeleri ertelenebilir veya iptal edilebilir.
İnşaat sektöründe işten çıkarmalar başlayabilir. Aynı anda servet kaybına uğrayan yüksek gelirli tüketicilerin harcamalarını azaltmasıyla ekonomi genelinde istihdam kayıpları yaşanabilir ve süreç resesyona dönüşebilir.
Man Group Küresel Baş Stratejisti Kristina Hooper, tüketici harcamalarındaki büyümenin yapay zeka kadar hızlı olmadığını ancak ekonominin çok büyük bölümünü oluşturduğunu belirterek, "Bu büyümeyi sağlayan kesim yüksek gelirli tüketiciler. Onların serveti de büyük ölçüde borsa ve özellikle yapay zeka hisselerine bağlı" ifadelerini kullandı.
Balon patlamak zorunda değil
Ekonomistler yine de bu senaryonun kaçınılmaz olmadığını vurguluyor.
Büyük yapay zeka şirketlerinin önemli miktarda sermaye topladığına dikkat çeken uzmanlar, yeni finansman kaynakları azalsa bile yatırımların bir süre daha devam edebileceğini belirtiyor.
Ayrıca şirketlerin borsadaki heyecan azalsa bile yapay zeka teknolojilerini kullanmayı bırakması beklenmiyor.
Öte yandan yapay zeka balonunun sönmesi, son yıllarda yeterli yatırım alamayan farklı sektörlere sermaye akışını da artırabilir.
Benzer bir süreç, 2000'li yılların başında internet balonunun patlamasının ardından yaşanmış ve yatırımlar konut sektörü başta olmak üzere farklı alanlara yönelmişti.
Ancak uzmanlar bugün önemli bir fark bulunduğuna dikkat çekiyor.
2001 yılında ABD Merkez Bankası (Fed) faizleri hızla düşürerek ekonomiyi destekleyebilmişti. Bugün ise yıllardır yüksek seyreden enflasyon nedeniyle Fed'in aynı ölçüde agresif faiz indirimi yapması daha zor olabilir.
Ekonomistler, yapay zeka balonunun ne zaman patlayacağını tahmin etmenin neredeyse imkansız olduğunu kabul ediyor.
Ancak beklentilerin bu kadar yükseldiği bir ortamda, şirketlerin yalnızca beklentilerin biraz altında kalan bir bilanço açıklaması ya da yatırımların beklenenden daha geç sonuç vermesi bile yatırımcıların beklentilerini hızla değiştirebilir ve piyasalarda sert satış dalgasını tetikleyebilir.
© 2026 The New York Times Company