MEHMET KAYA / ANKARA
Üç konfederasyonun başkanları ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda, bu yaklaşımın ekonomik ve sosyal gerçeklerle uyuşmadığı, sadece ücretleri düşük tutmaya yönelik bir girişim olduğu vurgulandı. Bölgesel asgari ücrete yönelik bir düzenleme üzerinde çalıştığı haberi medyada yer almış ancak düzenleme üzerinde çalışan kurumun hangisi olduğu haberde belirsiz bırakılmıştı.
HAK-İŞ: İstismar edilir
Bir grup gazeteciye geçen hafta sonunda açıklama yapan HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, bölgesel asgari ücret uygulamasını kesin bir dille reddetmiş, aynı zamanda asgari ücret tespit komisyonunun yeni bir yapıya kavuşturulması için de diğer konfederasyonlarla birlikte çalışmaya ve bir eylem planı üzerinde anlaşmaya hazır olduğunu vurgulamıştı. Bölgesel asgari ücret sisteminin istismar edileceğine inandığını belirten Arslan, “Bölgesel asgari ücrete kesinlikle karşıyız. Bölgesel asgari ücret isteyenlerin arkadaki planları İstanbul’daki kişiyi de Hakkari’deki ücretle çalıştırmak” yorumunu yaptı. Bu önerinin bir grup işveren tarafından gündemde tutulduğunu belirten Arslan, ana amacın şu anda dahi çok sayıda işletmenin faaliyetinde görüldüğü üzere, ana merkez başka ildeyken fabrika ve diğer operasyonların başka illerde yerleşik olması avantajını kullanmak olduğunu belirtti. Arslan, “Ama kimlerin istediğini biliyoruz. Anadolu’daki işadamları istiyor. Onların amacını da söyledim. Biz bu hileyi geçmişten biliyoruz. Sosyal dengeyi nasıl oluşturalım diye değil nasıl daha çok kazanırız diye bakıyorlar. Bölgesel asgari ücret konusunda endişemiz var. İstismar edileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.
TÜRK-İŞ: Ülkeye kötülüktür
TÜRK-İŞ’ten yapılan yazılı açıklamada da sert ifadelere yer verilerek, “Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir” ifadesi kulanıldı.
Bu yöndeki talebin iyi niyetli olmadığı, daha fazla kazanma hırsı kaynaklı olduğu belirtilen açıklamada, geçmişte uygulanan olumsuz sonuçları görüldüğü için kaldırılan bir modelin işçilere fayda sağlamayacağı, ayrışmalara neden olabilecek, toplumsal huzuru zedeleyebilecek riskler taşıdığı belirtilerek “Bu öneride bulunanlar ise art niyetlidir" denildi.
Açıklamada, TÜRK-İŞ’in 2026 asgari ücret belirleme çalışmalarına, komisyonun yapısını protesto ederek katılmadığı, ücretin işveren ve hükümet tarafından tespit edildiği hatırlatılarak, bu seviyenin dahi bazı işverenlerce yüksek olarak değerlendirildiği belirtilerek, “Gözünü kar hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kar etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur” değerlendirmesi yapıldı.
DİSK: Eşitlik ilkesine aykırı
DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu da öneriyi Anayasa’nın eşitlik ilkesine dahi aykırı bir öneri olarak niteledi. Çerkezoğlu; asgari ücretin “daha az ücret verilemez” anlamına gelmesine karşılık, Türkiye’de çalışanların yarısının gelirinin asgari ücret civarına geldiğini, asgari ücretin ortalama ücret haline gelmesinin önemli bir sorun göstergesi olduğunu vurguladı.