EVRİM KÜÇÜK
Donald Trump’ın daha önce Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilen vergilerin yerine bu kez 1974 Ticaret Yasası’nın 301. maddesine dayanarak 80’i aşkın ülkeye yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen yeni gümrük vergileri açıklaması, küresel ticaret savaşlarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Zorunlu işçilikle mücadele gerekçesiyle hazırlanan listede Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği, Kanada, Meksika, Hindistan, Çin, Japonya ve Avustralya gibi birçok ülke yer alıyor.
Piyasaların asıl dikkat çektiği nokta tarifelerin kendisinden çok zamanlaması oldu. Çünkü yeni vergi dalgası, petrol fiyatlarının yeniden üç haneyi zorladığı ve küresel enerji maliyetlerinin yükseldiği bir döneme denk geldi. Buna yapay zeka yatırımlarının tetiklediği elektrik ve veri merkezi harcamaları da eklenince üretim maliyetleri üç farklı kanaldan yukarı yönlü baskı altına girdi.
Merkez bankaları yeniden zorlanacak
Son aylarda enflasyonda görülen yavaşlama sayesinde faiz indirimlerini tartışmaya başlayan merkez bankaları, yeni tablo karşısında temkinli duruşlarını korumak zorunda kalabilir.
Faiz indirimlerinin ötelenmesi, yatırım kararlarının gecikmesi ve finansman maliyetlerinin yüksek kalması ihtimali güçlenirken, küresel ticaret hacminde de yeni bir yavaşlama riski oluşuyor. Tarife belirsizliği ise şirketleri tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmeye zorlarken, yatırım iştahını baskılayan en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Ekonomistler, tarifelerin yalnızca ithal ürünlerin fiyatını artırmadığını, şirketlerin uzun vadeli yatırım planlarını da ertelediğini belirtiyor. Artan belirsizlik, yeni kapasite yatırımlarını yavaşlatırken üretim maliyetlerinin tüketici fiyatlarına daha hızlı yansımasına neden oluyor.
Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyretmesiyle birlikte ulaştırma, lojistik, sanayi ve gıda sektörlerinde yeni fiyat artışlarının gündeme gelmesi bekleniyor.

Küresel büyümede risk artıyor
Uzmanlara göre tarifelerin en büyük etkisi yalnızca fiyatlar üzerinde olmayacak. Küresel ticaretin yeniden parçalanması, şirketlerin tedarik zincirlerini değiştirmek zorunda kalmasına yol açarken yatırımların ertelenmesi büyüme hızını da aşağı çekebilir.
Asya ekonomileri hem enerji ithalatına bağımlılıkları hem de ihracata dayalı üretim yapıları nedeniyle bu süreçten en fazla etkilenebilecek bölgeler arasında gösteriliyor. Yapay zeka ekosistemi entegre olan Güney Kore ve Tayvan gibi ülkeler teknoloji ihracatıyla kayıplarını sınırlayabilirken enerji maliyetlerine daha duyarlı ekonomiler üzerinde baskının artması bekleniyor.
Yeni tarifeler enflasyonu neden artırabilir?
- İthal ürünlerin maliyeti yükseliyor.
- Şirketler artan maliyetleri satış fiyatlarına yansıtıyor.
- Tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor.
- Yatırımlar ertelenirken üretim maliyetleri artıyor.
- Merkez bankalarının faiz indirimleri gecikebilir.
- Küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir.