Ana içeriğe geç

Gaudí’nin yarım kalan hayali yeni kuşaklarla tamamlandı

Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir mimariyle geleceğe taşınması, modern mühendislik çözümleri ve dijital üretim modelleriyle yeni bir boyut kazandı. 144 yıldır inşası süren Sagrada Familia’nın altı merkezi kulesinin tamamlanması, malzeme teknolojileriyle inşaat sürecini tam 10 kat hızlandırarak tarihi dokuyu korudu.

Gaudí’nin yarım kalan hayali yeni kuşaklarla tamamlandı
Dünya Gazetesi
16

Başak Nur GÖKÇAM/BARSELONA
[email protected]

Kültürel varlıkların korunması, küre­sel ekonomide sür­dürülebilir kalkınmanın en stratejik ayaklarından birini oluşturuyor. Dünya genelin­de her yıl milyarlarca euroluk fon, tarihi mirasın aslına uy­gun olarak yaşatılması ve ya­pısal ömürlerinin uzatılması için harcanıyor. Yapılan araş­tırmalara göre, mimari mira­sın korunmasında geleneksel yöntemlerin ötesine geçile­rek yenilikçi malzeme tekno­lojilerinin entegre edilmesi, restorasyon ve inşaat sürele­rini yüzde 90 oranında kısal­tırken, karbon emisyonları­nı ve iş gücü mali­yetlerini de önemli ölçüde düşürüyor. Bu küresel dönü­şümün en somut örneği de, İspan­ya'nın Barselona kentinde 1882 yı­lından bu yana ya­pımı süren Sagra­da Familia Bazili­kası’nda yaşandı. Yapının merkezi kulelerinin inşası, dijital tasarım, yapay zekâ ve yüksek performanslı kimyasal bileşenlerin bir ara­ya getirilmesiyle tamamla­narak modern mimarlık tari­hinin en büyük yapısal dönü­şümlerinden birine imza attı.

Modüler üretim ve dijital çözümlerin hızı

Kültürel miras kategori­sindeki anıtsal yapıların in­şasında karşılaşılan en bü­yük zorluk, yapısal bütünlü­ğün asırlar boyu bozulmadan korunabilmesi oldu. Sagrada Familia’nın altı merkezi ku­lesinin tamamlanma aşama­sı, toplamda 826 adet yapısal panel ve 2 bin 100’den fazla taş unsurun milimetrik bir hassasiyetle birleştirilme­sini gerektirdi. Bu karmaşık aşamada benimsenen mo­düler inşaat sistemi, şantiye alanındaki karbon ayak izini ve lojistik yükü minimize et­ti. Ayrıca fabrika ortamında birleştirilen paneller, doğru­dan şantiyeye getirilerek bü­yük mimari bloklar halinde üst üste konumlandırıldı.

Bu teknolojik yaklaşım sa­yesinde, sıvı formda uygu­lanan ve yüzey boşluklarını dolduran Henkel’in Loctite serisindeki özel yapısal ya­pıştırıcıları, geleneksel harç ve sabitleme yöntemlerine kıyasla süreci 10 kat daha hız­lı hale getirdi. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Sagra­da Familia Baş Mimarı Jordi Faulí, “Nesilden nesile akta­rılan bu uzun soluklu projede, geçmişin mirası ile geleceğin ileri dijital araçları ve malze­me teknolojilerinin sürekli­lik içinde bir araya getirilmiş olduğunu vurgulamak gere­kir. Gaudí, Sagrada Familia’yı yalnızca kendi döneminin teknik imkanlarıyla sınırlı düşünmedi. Aksine gelecek kuşakların yeni teknolojilerle katkı sunabileceği bir proje olarak ta­sarladı ve geleceğe dönük bir proje or­taya koydu” dedi.

Epoksi yapıştırı­cının seçimi saye­sinde taş ile metal yapı arasında gü­venilir bir birleşim sağlan­dığını belirten Faulí, bunun Gaudí’nin özgün vizyonuyla uyumlu yenilikçi bir inşaat çözümünü mümkün kıldığını söyledi. Projeyle ilgili konu­şan Henkel Ibérica Başkanı Adrián Orbea ise “Bu proje, inovasyona nasıl baktığımı­zın bir örneği. Sagrada Fa­milia gibi olağanüstü bir şeyi mümkün kılmaya yardım et­mek büyük bir sorumluluktu ve bu sorumluluğun gereği­ni yerine getirmek gerekiyor­du” diye konuştu.

Merkezi kulelerin tamam­lanmasıyla birlikte Sagrada Familia, 172,5 metre toplam yüksekliğe ulaşarak Alman­ya'daki Ulm Minster’ı (162 metre) geride bıraktı ve dün­yanın en yüksek dini yapısı unvanını elde etti. Bu proje­nin teknik ortaklığını yürü­ten kurumların, Ar-Ge, özel test süreçleri ve teknik doğ­rulama çalışmaları projeye entegre ettikleri belirtildi.

24 ton yapıştırıcı kullanıldı

Tarihi yapının merkezi kulelerinde uygulanan mühendislik çözümleri ve fiziki parametreler incelendiğinde, taş ve çeliği monolitik olarak birleştirmek amacıyla toplam 24 ton yüksek performanslı yapısal kimyasal kullanıldı. Kulelerin yükselmesini sağlayan ve fabrikada birleştirilen modüler eleman sayısı 826 yapısal panel olarak açıklanırken, yapının dış cephesini oluşturan ve özel birleşim tekniğiyle monte edilen parça sayısı ise 2 bin 100 taş unsurdan oluştu. Teknik detaylara göre, her bir modüler panelin montajında kullanılan ortalama malzeme ağırlığı 30 kilogramı buluyor. Sıvı formdaki malzemenin tam mukavemete ulaşması için geçen kimyasal donma (kürlenme) süresi 24 saat olarak belirtilirken, yapının karşı karşıya kaldığı en önemli fiziki parametrelerden biri olarak ise şehir içi yer altı ulaşım hatlarının bazilika zemininde yarattığı mekanik dalgalanmalar, yani sürekli metro titreşimleri öne çıkıyor.

Karbon nötr çalışma modeline geçildi

Son 3 yılda uygulanan operasyonel verimlilik çalışmalarıyla yüzde 30 oranında enerji azaltımı sağlayan şirketin, mali tabloları hakkında bilgi veren Henkel Ibérica Başkanı Adrián Orbea 2025 mali yılı genelindeki toplam satış gelirini 20,5 milyar euro olarak açıkladı. Buna göre aynı dönemde elde edilen düzeltilmiş faaliyet kârı 3,0 milyar euro oldu. Küresel ölçekte 125 farklı ulustan 47 bin 200 kişiyi istihdam eden şirketin, dünya genelinde 53 farklı ülkede toplam 165 endüstriyel merkezi bulunuyor. Şirketin operasyonel faaliyetlerindeki çevresel verilere bakıldığında, İspanya'daki tesisin yüzde 100 yenilenebilir enerji ile karbon nötr çalışma modeline geçtiği belirtiliyor. Tesis bünyesinde kurulan 18 bin metrekarelik güneş paneli altyapısı, merkezin toplam enerji ihtiyacının yüzde 25'ini karşılıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler