FIFA Futbol Gelişim Direktörü Arsène Wenger, 2026 Dünya Kupası'nda ilk kez uygulanan zorunlu su molasının geleceğine ilişkin henüz karar verilmediğini açıkladı. Wenger, turnuva sonrasında uygulamanın oyuncular ve oyun üzerindeki etkisinin kapsamlı şekilde değerlendirileceğini söyledi.
Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında konuşan eski Arsenal teknik direktörü, her devrenin ortasında verilen üç dakikalık zorunlu su molasının oyuncuların performansını veya oyunun akışını iyileştirdiğine dair ellerinde bir veri bulunup bulunmadığı sorusuna, "Hayır" yanıtını verdi.
Bazı taraftarların uygulamadan memnun olmadığını kabul eden Wenger, "Turnuva sonrasında bunun etkisini analiz etmemiz gerekiyor. Bana kalırsa bu uygulama maç sonuçlarını değiştirmiş gibi görünmüyor. Ancak biz futbolu izleyen insanlara hizmet ediyoruz ve turnuva bittikten sonra bir sonuca varacağız" dedi.
"Sakatlıklar azaldı"
New York New Jersey Stadı'nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Wenger'in temkinli açıklamaları, FIFA'nın bu turnuvada hayata geçirdiği diğer kural değişikliklerine yönelik olumlu değerlendirmeleriyle tezat oluşturdu.
Wenger ve FIFA Teknik Çalışma Grubu üyeleri, tedavi talep eden futbolcuların bir dakika boyunca saha dışına çıkmasını zorunlu kılan yeni kuralı övdü. FIFA verilerine göre bu değişiklik sayesinde maç başına tıbbi müdahale sayısı 2022 Dünya Kupası'ndaki 2,3 seviyesinden bu turnuvada 1,6'ya geriledi.
"Bir de ölçülmesi mümkün olmayan bir etkisi var" diyen Wenger, "Gerçekten sakatlanmadığı hâlde yerde yatan oyuncuların yarattığı hayal kırıklığı azaldı. Görüşünü aldığım herkes bu değişikliği olumlu karşıladı" ifadelerini kullandı.
Su molası yeniden değerlendirilecek
Su molası konusunda ise taraftarların çekinceleri olduğunu belirten Wenger, "Özellikle üstü kapalı statlarda oynanan bazı maçlarda insanlar bundan memnun değildi. Ancak turnuva başlamadan önce uygulamanın tüm karşılaşmalarda geçerli olması kararlaştırılmıştı. Tıbbi açıdan birçok maçta gerekliydi. Henüz kesin bir sonuca ulaşmadık ama mutlaka ulaşacağız" dedi.
Dünya Kupası öncesinde hakemler sıcak hava koşullarında yaklaşık 90 saniyelik su veya serinleme molası verme yetkisine sahipti. Ancak bu karar hakemlerin inisiyatifindeydi. Bu turnuvada ise her iki devrenin ortasında üçer dakikalık mola verilmesi zorunlu hale getirildi.
FIFA, uygulamanın amacının futbolcuları sıcak havanın etkilerinden korumak olduğunu savunsa da, serin havada veya iklim kontrollü statlarda oynanan maçlarda bu gerekçenin tartışma yarattığı belirtildi. Örneğin grup aşamasında Seattle'da oynanan Mısır-İran karşılaşmasında hava sıcaklığı yaklaşık 16 derece olmasına rağmen iki devrede de üçer dakikalık su molası verildi.
Turnuva boyunca birçok taraftar sosyal medyada uygulamayı eleştirirken, bazıları su molalarının yayıncı kuruluşlara reklam arası yaratmak amacıyla getirildiğini ve futbolun Amerikan sporlarındaki reklam odaklı yayın modeline yaklaştırıldığını öne sürdü.
Eleştirilerin bir diğer odağında ise su molalarının maçın ritmini değiştirmesi yer aldı. Birçok karşılaşmada mola sonrasında oyunun momentumunun değiştiğine dikkat çeken taraftarlar, bu uygulamanın üstün oynayan takımın temposunu keserek rakibine taktiksel ve zihinsel olarak yeniden toparlanma fırsatı verdiğini savundu. Washington'da yaşayan futbolsever Cesar Espino da Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, "Rakamlara bakıldığında su molasının ardından oyunun momentumu tamamen değişiyor. Futbol yaklaşık 200 yıldır bu şekilde oynanmıyordu" değerlendirmesinde bulundu.