Ana içeriğe geç

Kaplumbağa hızında dezenflasyon

Kaplumbağa hızında dezenflasyon
Ekonomim.com
16

Bundan üç yıl önce 2024-26 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı açıklarken 2026 sonu için yüzde 8,5 enflasyon hedefi koymuştuk. Aradan neredeyse üç yıl geçti ama hedefe ulaşmak bir yana, yanına bile yaklaşamadık. Yaklaşamayınca da hedefimizi kademeli olarak yüzde 24'e yükselttik. Üstelik bu yeni hedefi tutturabileceğimizden de emin değiliz.

Mayıs ayı verileri enflasyonda sert bir bozulmaya işaret etmese de fiyat artışlarının beklenenden daha dirençli seyrettiğini ortaya koydu. Dezenflasyon süreci devam ediyor; ancak beklenenden çok daha yavaş ilerliyor.

Mayıs ayında tüketici fiyatları (TÜFE) yüzde 1,71, üretici fiyatları (ÜFE) ise yüzde 2,75 arttı. Enflasyonun ana eğilimine ilişkin daha sağlıklı bir gösterge olarak kabul edilen çekirdek enflasyon ise yüzde 2,92 olarak açıklandı. Öte yandan, son Enflasyon Raporu’nda TCMB yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16'dan yüzde 24'e yükseltilmiş, enflasyon tahmini ise yüzde 26 olarak belirlenmişti.

Bu çerçevede mayıs ayı gerçekleşmelerini söz konusu hedef ve tahminlerle karşılaştırmakta fayda var.

Veriler, yapılan revizyona rağmen TCMB’nin yüzde 24’lük hedefiyle uyumlu görünmüyor; yüzde 26’lık tahminle ise ancak sınırlı ölçüde örtüşüyor. Özellikle çekirdek enflasyonun seyri, dezenflasyon sürecinin arzu edilen hızda ilerlemediğine işaret ediyor.

Nedenlerine bakalım:

- TCMB’nin yıl sonu tahmini olan yüzde 26’ya ulaşılabilmesi için yılın geri kalanında aylık enflasyonun ortalama yüzde 1,1–1,3 bandına gerilemesi gerekiyor.

- Yüzde 24’lük hedef için ise aylık artışların yaklaşık yüzde 1 veya daha düşük seviyelerde gerçekleşmesi şart.

- Bu açıdan bakıldığında, mayıs ayındaki yüzde 1,71’lik TÜFE artışı hem hedef hem de tahmin için gerekli patikanın üzerinde kalıyor.

- Yüzde 2,92’lik çekirdek enflasyon ise daha da dikkat çekici. Çünkü çekirdek göstergeler enerji ve gıda gibi oynak kalemlerin etkisinden arındırıldığı için enflasyonun temel eğilimini daha sağlıklı yansıtır. Bu nedenle enflasyonun gelecekteki seyri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşır.

- Üstelik yalnızca mayıs verileri değil, nisan verileri de yıllık enflasyondaki yükseliş eğiliminin ve temel göstergelerdeki katılığın sürdüğünü ortaya koymuştu. Yüzde 3’e yaklaşan çekirdek enflasyon, fiyatlama davranışlarındaki katılığın devam ettiğini düşündürüyor.

- Yüzde 2,75’lik ÜFE artışı da maliyet baskılarının sürdüğüne işaret ediyor. Üretici fiyatlarındaki yükselişin bir bölümü önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarına yansıyabilir.

Kısacası, mayıs verileri tek başına daha bir ay önce revize edilen hedeflerden belirgin bir sapmaya işaret etmiyor. Ancak yüzde 24’lük yıl sonu hedefinin daha şimdiden zorlayıcı hale geldiği mesajını veriyor. Bu hedefe ulaşılabilmesi için önümüzdeki aylarda enflasyondaki yavaşlamanın belirginleşmesi gerekiyor.

Yüzde 26’lık tahmin ise hala ulaşılabilir görünmekle birlikte, bunun için de önümüzdeki dönemde daha güçlü bir dezenflasyon sürecine ihtiyaç var. Özellikle yüzde 2,92’lik çekirdek enflasyon, fiyat artışlarının temel eğiliminin TCMB’nin öngördüğü patikanın üzerinde kalabileceğine dair önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Bu nedenle ekonomistlerin son dönemde diler getirdiği “dezenflasyon yavaşlıyor” yönündeki değerlendirmeleri, mayıs verilerinin ayrıntılarına bakıldığında oldukça anlaşılır görünüyor.

Önümüzdeki dönemde özellikle gıda fiyatları, kur hareketleri ve üretici enflasyonunun seyri, enflasyon görünümünün belirlenmesinde kritik rol oynayacak. Son aylarda görülen yağışlar tarımsal üretime olumlu yansıyabilir ve bunun gıda enflasyonu üzerindeki olumlu etkisi haziran ayında daha belirgin şekilde görülebilir. Gıda fiyatlarında yaşanabilecek bir yavaşlama, enflasyon görünümüne geçici de olsa destek sağlayabilir.

Ancak diğer taraftan bozulan beklentiler, oynak enerji maliyetleri ve turizm sezonunun başlamasının iç fiyatlar üzerinde yaratacağı baskı gibi olumsuz faktörleri de göz ardı etmemek gerekiyor.

Kısacası işimiz zor. Üç yıl önce ortaya koyduğumuz yüzde 8,5'lik iddiamızdan çoktan vazgeçtik. Onun yerine ise geçen yılı yüzde 30,89 ile kapatan enflasyonun bir yılda topu topu 5-6 puan gerileyerek yüzde 25-26'lara inmesi fikrine razı olduk.

Kaynağa Git

İlgili Haberler