Her sene üniversite tercih döneminde, tercih yapacak öğrencilere ve ailelerine fikir vermek için bir yazı yazıyorum. İlk yazıyı 2020’de yazmışım. 2020’de GPT-3 diye bir yapay zekâ modeli çıkmıştı. 2022’de bu model ChatGPT adıyla halka açıldı; şimdilerde GPT-5 ve muadilleri kodlamadan araştırmaya kadar üniversite mezunlarının yapacağı birçok işi yapıyor.
O günden beri ne değişmedi? ÖSYM’nin tercih rehberi değişmedi. Hep aynı bölümler var. Oysa Çin’de üniversite programlarının %30’u kapatılıp yeni programlar açılmış. 10 bin civarında programdan bahsediyoruz (Türkiye’de de 17 yeni program açılmış!). Üniversite tercihi yapacakların bilmesi gereken ilk gerçek bu. İkinci gerçek, Dünya Ekonomik Forumu ve PwC’nin yaptığı yeni araştırmanın sonuçlarına göre, gelişmiş ülkelerde üniversiteyi bitirip işe yeni giren gençlerin %28’i üç sene içinde becerilerinin yarısının işlevsiz kalacağına inanıyor. Yani üniversiteye bir meslek edinmek için gidiyorsanız, beyhude bir çaba içinde olabilirsiniz. Üçüncüsü, ABD’de son on yılda en hızlı büyüyen meslek, öyle yazılımcılık, uzay bilimciliği filan değil; manikürcülük. Üniversite mezunlarının iş bulmasının giderek zorlaştığı bir döneme giriyoruz.
Bu nedenle üniversite tercihi yaparken dört önerim var: Birincisi, hangi üniversiteye girdiğiniz, hangi bölüme girdiğinizden daha önemli. İyi bir markası olan bir üniversitede az rağbet gören bir bölüm, kötü bir markası olan bir üniversitede çok popüler bir bölümden çok daha iyidir. Neden? Bölümler bir anda yapay zekâya kurban olabilir, gözden düşebilir, ama üniversitelerin markaları yerinde kalır. Üniversitede edinilen bilgilerin işgücü piyasasındaki karşılığı azaldıkça üniversitede edinilen arkadaşlıkların, dostlukların ve o üniversitenin mezunu olmanın işverene vereceği sinyalin önemi artacak. Hayatın gerçeği şu ki bilgiye ve kişilere erişim dijitalleşmeyle kolaylaştıkça elit ilişki ağlarının önemi artıyor. Önemli olan Linkedin’den kime mesaj atabileceğiniz değil, kimin size cevap vereceği.
İkincisi, program seçimine odaklanacak olursak, yapay zekâya karşı dayanıklılığı artırmak için olabildiğince geniş alanı olan programları seçmekte fayda var. Kariyerde amaç, okul seçerken de iş seçerken de bir sonraki iş için seçenek sayısını artırmak olmalı çünkü hem yapay zekâ hem de hayatın koşulları zaten seçenek sayınızı azaltmak için sürekli size karşı çalışıyor. O yüzden geniş konuları niş konulara tercih etmenizi, gitmeyi planladığınız üniversitelerdeki yandal ve çift anadal imkânlarını araştırmanızı öneririm. Eğer iki program arasında kalırsanız, daha zor olanı tercih edin. Sonra dilerseniz diğer alanda yüksek lisans yapabilirsiniz.
Üçüncüsü, üniversitede öğretilen birçok bilişsel beceri artık yapay zekâda da olduğuna göre, mezunların iş hayatındaki başarılarını daha ilk günlerden ilişki kurma, iletişim, strese karşı dayanıklılık ve değişikliğe açık olmak gibi beceriler belirleyecek. Bunlar akademide pek ciddiye alınmadıkları için “soft”, yani yumuşak, beceriler olarak adlandırılıyor. Bu beceriler de daha çok iş hayatında kazanılıyor. O zaman çıraklık programları olan üniversiteler öne geçecek. Mesela TOBB ETÜ her sene bir dönem sizi zorla bir şirkete sokup çalıştırıyor. Okul bittiğinde neredeyse bir sene çalışma tecrübesiyle mezun oluyorsunuz. Bu gibi okulları araştırıp tercih etmenizi öneririm.
Dördüncüsü, üniversitelerde program isimlerine veya ders isimlerine konan “yapay zekâ” laflarına aldanmayın. Önemli olan yapay zekâyı öğretilen her sürecin içinde kullanabilmek. Bunun için doğru soru sormayı öğrenmek gerekiyor. Aynı zamanda kaynak ve veri kalitesini değerlendirebilmek, yani hangi kaynakların iyi olduğuna dair bir kültüre sahip olmak önemli hale geliyor. Yani çıktıların doğru olup olmadığını anlamak için sezgi geliştirecek kadar usta olmak gerekiyor. Bunları yapabilmek için de gerçekten çok çalışmak lazım. Bu özelliklerin hangi üniversite tarafından kazandırıldığını bilmiyorum.
Size gelip Mark Zuckerberg veya Bill Gates üniversite mi okudu, ne gerek var diyenler, olacaktır. Zuckerberg veya Gates olmadığınızı varsayın. İyi bir üniversite okumak hâlâ kıymetli; meslek edinmek değil, ilişki ağları ve muhakeme kabiliyeti edinmek için.