Ana içeriğe geç

1.000 TL’lik banknot zamanı gelmedi mi?

1.000 TL’lik banknot zamanı gelmedi mi?
Ekonomim.com
16

Önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun %10’ların altına inmesi pek mümkün görünmüyor. Enflasyon görünümü dikkate alındığında, 200 TL’nin satın alma gücü önümüzdeki üç yılda da önemli ölçüde erimeyi sürdürecek. Dolayısıyla bugün yetersiz hale gelen kupür yapısı, birkaç yıl sonra çok daha da işlevsiz hale gelecektir.

Türkiye’de son 10 yıldır devam eden yüksek enflasyonun yol açtığı en büyük sorun, satın alma gücünün hızla erimesidir. Bunun en net yansımalarından birisi de tedavüldeki banknotların satın alma gücünde yaşanan hızlı kayıp oldu.

200 TL banknot ilk kez 1 Ocak 2009 tarihinde tedavüle çıktığında dolar kuru 1,5057 TL seviyesindeydi. O gün bir 200 TL banknot ile yaklaşık 133 ABD doları satın alınabiliyordu.

Bugün ise aynı banknotun dolar karşılığı yalnızca 4,25 dolar seviyesine gerilemiş durumda.

Bu tablonun daha çarpıcı bir karşılığı da var. 200 TL’lik banknot, 2009 yılındaki dolar bazındaki satın alma gücünü bugün koruyabilseydi, nominal değerinin yaklaşık 6.250 TL olması gerekirdi.

Temel sorun Yüksek enflasyon

Yıllık enflasyon yüzde 30’un altına inebilmiş değil. Fiyatlar yükselmeye devam ederken 200 TL’nin satın alma gücü de hızla eriyor.

Üstelik sorun sadece bugünkü tabloyla sınırlı değil. Önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun %10’ların altına inmesi pek mümkün görünmüyor. Enflasyon görünümü dikkate alındığında, 200 TL’nin satın alma gücü önümüzdeki üç yılda da önemli ölçüde erimeyi sürdürecek. Dolayısıyla bugün yetersiz hale gelen kupür yapısı, birkaç yıl sonra çok daha da işlevsiz hale gelecektir.

Yeni banknotlar neden basılmıyor?

Bu soruna rağmen yüksek kupürlü banknot basılmamasının temel gerekçelerinden biri, nakit kullanımını azaltmak; böylece kayıt dışı ekonomi ve kara para ile mücadeleyi desteklemekti.

Birincisi, yüksek tutarlı ödemelerde nakit kullanımını zorlaştırarak kartlı ödemeleri ve dijital ödeme sistemlerini teşvik etmekti. İkincisi ise kayıt dışı ekonomi ve kara para ile mücadeleye katkı sağlamaktı.

Ancak gelinen noktada bu politikanın artık istenilen hedeflere yeterli katkı sunamadığı görülüyor. Çünkü Türk Lirası’nın mevcut kupür yapısı, nakit kullanımını azaltmaktan çok yabancı para cinsinden nakit kullanımını daha cazip hale getiriyor.

Kara para ile mücadele mi; nakit ekonomisinde dövize geçiş mi?

En yüksek banknotun satın alma gücünün hızla erimesi, nakit işlemlerde Türk Lirası yerine döviz banknotlarının tercih edilmesine yol açıyor. Bu da, nakitsiz ekonomiye geçişi hızlandırmaktan ziyade ekonomide yabancı para kullanımını teşvik eden istenmeyen bir sonuç doğuruyor.

1.000 TL’lik banknot enflasyon algısını bozar mı?

Yeni banknot tartışmaları çoğu zaman “enflasyon algısını bozar” gerekçesiyle erteleniyor.

Oysa bugün yaşanan sorun psikolojik değil, tamamen operasyonel.

Özellikle küçük esnaf açısından nakit yönetimi giderek zorlaşıyor. Günlük tahsilatlar için çok daha fazla banknot taşınması gerekiyor. ATM’ler daha sık dolduruluyor, bankaların nakit taşıma ve işleme maliyetleri artıyor, işletmeler kasalarında daha fazla fiziksel alan ayırmak zorunda kalıyor.

Bugün birkaç 1.000 liralık bir ödemenin onlarca banknotla yapılması artık istisna değil, günlük hayatın olağan bir parçası haline geldi.

Yüksek tutarlı banknotların basılması enflasyon algısını bozar mı? Öncelikle enflasyonun sebebi dolaşımdaki banknotların tutarından ziyade ekonomideki yapısal sorunlardan kaynaklanıyor. Enflasyonu düşürmek için de banknotların tutarından ziyade yapısal sorunları hızla ele almak gerekiyor.

Yeni banknot enflasyon yaratmaz

Yeni banknot basılması dolayısıyla enflasyonu artıran bir politika değil; ekonominin ulaştığı fiyat düzeyine uyum sağlayan teknik bir düzenlemedir. Dünyanın birçok ülkesinde merkez bankaları da fiyat seviyesindeki değişime paralel olarak kupür yapılarını belirli dönemlerde güncellemektedir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler