Geçtiğimiz günlerde T24 Haber sitesinin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Doğan Akın’ın başında ilginç bir olay geçmiş.
Hepimizi ilgilendiren bir şey olduğu için kendisiyle konuştum.
Olayı şöyle anlattı:
“12 Haziran Cuma günü akşamüzeri İstiklal Caddesi’nde yürürken yanıma gelen bir sivil polis kimlik kontrolü yaptı ve ’Hakkınızda yakalama kararı var’ dedi.
Nedir diye baktık, ‘Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen rutin bir davada, ‘bir haberde kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak yaymak’ iddiasıyla yargılanıyormuşuz.
Hakkımda ‘ifade vermediğim’ gerekçesiyle ‘yakalama’ kararı çıkarılmış.
Aralık 2022'de başlayan bir soruşturmaymış.”
Önce karakol, sonra sağlık kontrolü, sonra yine karakol
“Beyoğlu Emniyeti'ne, ardından doktor raporu için Taksim İlkyardım'a götürüldüm, sonrasında Taksim Polis Merkezi'nde, ‘bir hafta içinde ifade vereceğim’ yolunda bir taahhütname imzalayarak, iki saat kadar sonra serbest bırakıldım.”

Memura sordum: Beni nasıl buldunuz?
“Polis memuruna ‘Beni nasıl buldunuz, şüpheli mi gördünüz’ diye sordum; ‘Yok’ dedi, ‘Sizin şüpheli görünen bir durumunuz yok tabii ki.
Yüz tanıma sistemiyle yanınıza geldim.’”
Meğer Çin’de artık günlük hayatın her alanına ve anına giren yüz tanıma sistemleri gibi bir sistem İstiklal Caddesi’nde de uygulamaya konmuş.
Caddedeki kameralar sizi gördüğünde, hakkınızda yüzünüz ve konumunuz anında polis sistemine düşüyormuş.
Meğer daha önce ifade vermiş
Ancak Doğan Akın UYAP'tan kontrol ettiğinde görmüş ki; Bursa'daki dava için hem emniyette hem de talimat yoluyla İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ifade vermiş.
Ama yine de yakalama kararı çıkarılmış.
Doğan Akın, “Daha sonra Çağlayan Adliyesi'nde Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne gidip tekrar ifade verdim ve hakkımdaki yakalama kararı kaldırıldı” diyor.

Sistem sizi başkasıyla karıştırmışsa da şaşırmayın
Polis memurları, hepimizi ilgilendiren bir başka durumu da anlatmış.
Kameralar bazen aranan kişiye benzettiği kişiler için de bildirim yapıyormuş.
Nitekim, Doğan Akın bu olayı bir doktor arkadaşına anlattığında ondan şu cevabı almış:
“Son aylarda defalarca çevrilerek kimlik kontrolünden geçirildim, bunun nedenini anlamıyor, her defasında şaşırıyordum.
Demek ki nedeni buymuş…”
Yani sizin de başınıza gelirse, şaşırmayın…
Bundan 25 gün sonra Aselsan’dan gelen ilginç bir bilgi
Bu sistemin ne zamandan beri uygulamada olduğunu bilemiyorum ama benim önüme gelen ilk somut uygulama örneğiydi bu.
Tesadüf mü bilmiyorum, bu olaydan 25 gün sonra, 7 Temmuz günü, Aselsan’dan bir duyuru geldi önüme.
Aselsan, yüz tanıma ve plaka tanıma faaliyetlerinde geldiği noktayı ve ürünlerini anlatıyordu.
İfade aynen şöyleydi:
“Alanında lider teknolojiler ile geliştirilen sensörler, anlık veri işleme ve yapay zekâ özellikleriyle 7/24 güvenlik sağlıyor.”

Türk vatandaşları bugünden itibaren en mahrem hayatınıza giren ODAKAN’la tanışın
Tamamen yerli ve milli olarak Aselsan ve Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Daire Başkanlığı ile beraber geliştirilen sistemin adı şuymuş:
“Odakan Mobil Yüz Tespit Kamerası ve Geko Plaka Tanıma Sistemi…”
“Odakan Mobil Yüz Tespit Kamerası anlık elde ettiği yüz fotoğraflarını saniyeler içerisinde Egmn veri tabanından sorguluyor ve sonuçlarını yine saniyeler içinde sunuyor.
Şüphelilere göz açtırmayan bu kamera herhangi bir suç unsurunu yüz tanıma kabiliyeti ile anlık tespit ediyor ve güvenlik güçlerine kontrollü müdahale imkânı sağlıyor.”
Dikkat: Arabanız içinde saklanma dönemi de bitti
Aracınızın içindeyseniz de durum farklı değil.
Orada da 3 sistem entegre olarak çalışıyormuş:
“Odakan Kameralar, Geko Plaka Tanıma Sistemleri ve Roadguard Bütünleşik Araç İçi Yüz Tespit ve Plaka Tanıma Sistemine ek olarak analiz ve kayıt sistemlerinin entegre biçimde kullanıldığı Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenlik Yönetim Sistemi…”
Aselsan bana yollardaki Odakan’ın fotoğraflarını da göndermiş.

Sadece Beyoğlu’nda değil 81 il 929 ilçede Odakan tepenizde
Şimdi geliyorum asıl önemli bilgiye…
Bu sistem sadece İstiklal Caddesi’nde yok.
Aselsan’ın verdiği bilgiye göre 81 il ve 929 ilçede halen uygulanıyormuş.
Şimdi geriye şu soru kalıyor:
Çin bu sistemleri sadece “yüz tanıma” amaçlı kullanmıyor.
Aynı zamanda güçlü istihbarat ağının en etkili aracı hâline getirildi.
Yani aynı zamanda insanları siyasal olarak, muhalif olarak fişleme aracı olarak kullanılıyor.
ODAKAN’ın ilk kurbanı “Nazım’ı takip eden” Mit ajanları olabilir
Yani çocukluğumuzda okuduğumuz gibi, Nâzım Hikmet’in, Sabahattin Ali’nin peşine sivil polis takıp fişleme dönemi bitti.
Her vatandaş her an her saniye takipte…
Bir Orwell dünyası bu…
Bunun ilk kurbanı da bildiğimiz Mit ajanı tipi olabilir.
Çünkü “MİT ajanı” tipini devreden çıkarıp, direkt istihbarat ve fişleme aşamasına geçtiğimizi gösteriyor bu uygulama…
Kısaca bugünlerde İstiklal Caddesi’nde dolaşırken sivil giyimli biri yanınıza gelip “Kimlikler Bitte” (Lütfen) derse, şaşırmayın.
Gelen ODAKAN’dır…
Yerli ve milli yani…