Ana içeriğe geç

Yapay zekânın fiyatlanamayan riski

Yapay zekânın fiyatlanamayan riski
Ekonomim.com
16

Yapay zekâ hakkında herkes konuşuyor. Teknoloji şirketleri geleceği satıyor. Danışmanlar dönüşümü. Düzenleyiciler kuralları.

Oysa, yapay zekâ ve iklim krizi gibi büyük dönüşümleri anlamak için teknoloji şirketleri, danışmanlar ya da siyasetçiler kadar, onlara poliçe yazmak zorunda olan sigortacılara da bakmak lazım. Çünkü gelecek (ve riskler) hakkında en pahalı tahminleri onlar yapar. Ve bazen en önemli haber, bir poliçenin küçük puntolarında saklıdır.

Son aylarda ABD'de tam da böyle bir gelişme yaşandı. AIG, Great American ve W.R. Berkley gibi büyük sigorta şirketleri, üretken yapay zekâ kullanan işletmelerde doğabilecek bazı yükümlülükleri genel sorumluluk poliçelerinin kapsamı dışında bırakabilmek için düzenleyicilere başvurdu. Başvuruların önemli bölümü onaylandı. Aynı dönemde sektörün standart poliçe dilini hazırlayan Insurance Services Office (ISO) da sigortacıların kullanabileceği üretken yapay zekâ istisna maddelerini yayımladı.

İşin dikkat çekici tarafı, bu istisnaların kapsamı. W.R. Berkley'nin önerdiği metin, yapay zekânın "herhangi bir fiili veya iddia edilen kullanımından" kaynaklanan talepleri dışarıda bırakabilecek kadar geniş. AIG ise bu istisnaları bugün uygulamayı planlamadığını söylese de ihtiyaç duyulduğunda kullanılabilecek hukuki zemini hazırlamış durumda. Başka bir ifadeyle, acil çıkış için yangın kapısı çoktan inşa edildi.

Senkronize risk!

Bu gelişme bize önemli bir şey söylüyor. Sorun yapay zekânın hata yapması değil. İnsanlar da hata yapar. Yazılımlar da. Sigorta sektörü bunları zaten yıllardır fiyatlıyor. Asıl sorun, yapay zekâ kaynaklı risklerin aynı anda binlerce kuruma yayılabilmesi. Yani riski senkronize ederek, ölçeklemesi. Onlarca bölgeyi aynı anda vuran bir tsunami gibi.

Bugün, kurumsal dünyanın önemli bir bölümü, birkaç temel model üzerine inşa ediliyor. Aynı modeli kullanan binlerce şirket düşünün. O modelde ortaya çıkacak tek bir sistemik hata, aynı anda binlerce kurumun hukuk departmanını, müşteri ilişkilerini, operasyonlarını ve bilançolarını etkileyebilir.

İşte sigortacılığın matematiği burada değişiyor. Tekil riskler hesaplanabilir. Ama bu tür senkronize riskleri fiyatlamak çok zor.

Air Canada, müşteri hizmetleri chatbotunun uydurduğu bir indirim sözünü yerine getirmek zorunda kaldı. Google'ın yapay zekâ özetlerinin bir güneş enerjisi şirketi hakkında gerçeğe aykırı iddialar üretmesi ise yüz milyonlarca dolarlık bir davaya konu oldu. Bunlar tek başına yönetilebilir olaylar. Sigortacıların korkusu bunların tek tek yaşanması değil, aynı yazılım katmanından kaynaklanan benzer hataların aynı anda binlerce kurumun bilançosuna yansıması.

İklimde de aynı dinamik!

Bu tablo aslında yabancı değil. İklim krizinde de aynı dinamiği gördük. Kaliforniya'da artan vahşi yangınlar, Florida'da ise kasırga riskleri nedeniyle birçok sigorta kuruluşu bazı bölgelerde yeni poliçe yazmayı durdurdu ya da kapsamlarını daralttı. Sorun tek bir evin tahribatı değildi. Aynı felaketin on binlerce poliçeyi aynı anda tetikleyebilmesiydi. Riskin korelasyonu arttığında, matematiği de değişiyor.

Yapay zekâ da durumu benzer bir noktaya taşıyor. Birkaç küresel modele bağımlı hale gelen ekonomide, risk de giderek merkezileşiyor. Aynı altyapıya yaslanan milyonlarca karar, aynı zafiyetleri paylaşmaya başlıyor.

Sigorta şirketlerinin bunu kapsam dışına çıkarması, riski elbette ortadan kaldırmıyor. Sadece sahibine iade ediyor. Bir sorun yaşandığında, yük teknolojiyi geliştiren şirketten çok, onu süreçlerine entegre eden kurumun bilançosuna, yöneticilerine ve yönetim kuruluna kalacak. Risk transfer zinciri koptuğunda, en ağır yük zincirin son halkasına binecek.

İşin ilginç yanı, sigorta sektörünün bu süreçte farkında olmadan en hızlı düzenleyiciye dönüşmesi. Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası yıllar süren müzakereler sonunda kademeli olarak yürürlüğe giriyor. Sigorta poliçeleri ise bir sonraki yenileme döneminde değişebiliyor. Yasaların yıllar aldığı yerde, piyasa bazen birkaç sayfalık poliçe ekiyle kararını verebiliyor.

Tabii işin bir başka yüzü daha var. Her boşluk, yeni bir pazar demek. Bazı sigorta şirketleri, yapay zekâya özgü ilk teminat ürünlerini sunmaya başladı bile. Riskler ölçülebilir hale geldikçe, bu ürünler de olgunlaşacak. Ancak iklim riskinde de gördüğümüz gibi, yeni risklerin sağlıklı biçimde fiyatlanması yıllar alıyor. En büyük maliyet de genellikle bu geçiş döneminde ortaya çıkıyor.

Sonuç

Konuya büyük iştahla giren kurumsal dünya, yüksek verimlilik ve getiri hikayesini hemen satın alarak, olası riskleri perdelemiş durumda. Sigorta sektörüyse o perdelenen riskleri henüz güvenle fiyatlayamadığını söylüyor. Getiri beklentisi ile gözleri kamaştıran yapay zekâ geleceğinin en önemli sinyali, hiper gelişkin teknolojilerde değil, yazılamayan bir poliçede gizli olabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler