Elon Musk tarafından kurulan SpaceX’in halka arzı, sadece finansal değil iktisadi olarak da ilginç bir vaka. Nasıl yorumlanacağı ise kişiden kişiye değişebiliyor. Elon Musk’a baktığınızda sinemada Robert Downey, Jr’ın hayat verdiği çılgın milyarder Tony Stark’ı mı görüyorsunuz? ABD’deki teknolojik gelişimi, evlerinin garajında iş kuran zeki ve maceraperest bir grup genç girişimcinin cesaretine mi bağlıyorsunuz? Eğer öyleyse yazının kalanında ayrışacağız demektir. Çünkü maalesef mevzu o kadar romantik değil.
SpaceX’te iflasın eşiğinden NASA’nın ihalesiyle kurtuluşa...
SpaceX’e benim penceremden bakarsanız, ilk yıllarında ABD hükümetinden 500 milyon dolar doğrudan destek alan bir şirket görürsünüz. Biraz daha yaklaşırsanız, başarısız roket yapım denemelerinin ardından iflasın eşiğine gelmişken, NASA’dan aldığı ihale ile kurtulduğu çarpar gözünüze. Aynı pencereden, Elon Musk’ın diğer şirketi Tesla’nın da ABD Enerji Bakanlığı’ndan 2010’da 465 milyon dolar destek aldığı1 ve Musk’ın yararlandığı kamu desteklerinin toplamının 38 milyar dolar olduğu da görülüyor2. Vay arkadaş!
Musk’ın bazı şeyleri doğru yaptığını kabul etmek gerekli
Elbette devletten kredi alan her şirket başarılı olmuyor. Örneğin ABD Enerji Bakanlığı, Tesla’yla benzer zamanlarda (09/2009), Kaliforniya’daki bir güneş paneli üreticisi olan Solyndra’ya da 535 milyon dolar kredi vermişti. Onun hikâyesi maalesef 2011’de iflasla sonuçlandı. Yani bu hikâyede Musk’ın bazı şeyleri doğru yaptığını kabul etmek ve başarısını teslim etmek gerekli. Ama bu durum kamunun payını görmeye engel olmamalı.
Bu arada Elon Musk bu yaklaşımı çok net reddediyor. Hükümetin, bazı rakiplerini daha fazla desteklediğini ve bugüne kadar hükümetten aldığı desteğin, şirketlerinin toplam değerinin %2’sinin altında olduğunu söylüyor. Buna polemik mi diyeyim manipülasyon mu, bilemedim. İş modeli oluştuktan sonra gelecek nakit akımlarını indirgeyip toplayarak elde ettiğimiz şirket değeri başka bir şeydir, iş modeli bile kesinleşmemişken en başta verilen yatırım desteği başka. İkisini kıyaslayamazsınız. Hele de bir şirketin ayakta kalıp kalmayacağı belli değilken verilen hibe, tam iflas edecekken sadece mali durumunu değil itibarını da kurtaran kamu ihalesi, öyle sadece topla-böl ile hesaplanacak bir katkı değildir. “Can suyu” nedir bilir misiniz Elon Bey? (Fazla samimiyete gerek yok.) Can suyu hayat verir. Bu şirketlere hayat veren kamu kaynağıdır. Finansal okuryazarlığımızı geçtim, bari aklımızla dalga geçmeyiniz.
Geleyim lafın özüne. Devletin, kamu yararı gözeterek desteklediği şirket ve/ya sektörlerde aldığı risk ölçüsüz bir risk değildir. Nitekim Tesla’nın ya da SpaceX’in ülke ekonomisine getirdiği hareketlilik ile kıyasladığımızda, Solyndra’da batan para, devede kulak (bile sayılmaz). Üstelik bu şirketler vergi de ödüyor (bazen). İstihdam yaratıyor; büyümeyi, ticareti destekliyor. Yani aldıklarını hiç geri vermiyor değiller.
Fakat şirket destekleme meselesi ‘sanayi politikası’ ile düzenlenirken, şirketlerin aldıklarını topluma geri vermesi rastlantılara kalıyor. 16 Haziran itibariyla, SpaceX hisselerinin fiyatındaki artışın ve onun tetiklediği piyasa yükselişinin, dünyanın en zengin 500 kişisinin servetine 336 milyar dolar eklediği hesaplanıyor3. Hissenin fiyatındaki %20’lik yükseliş, Elon Musk’ın şahsî servetini 164 milyar dolar artırmış. Destekleyen kamu ama zenginleşen bireyler. Verilen desteğin kaynağı herkesin vergisi ama hisseyi alabilen sadece belli bir kesim. Desteğin miktarı hesaplanırken 15 yıl önceki rakam sabit olarak alınıyor ama zenginleşme her gün piyasa değeri ile artıyor. Ne güzel matematik!
Sanayi politikası hiçbir zaman sadece sanayi politikası değildir muhteremler. Dönüşümü ve bölüşümü konuşmadan sanayi politikası yapılamaz. SpaceX manşetleri süslerken ve zenginin parası züğürdün çenesini yorarken, o paranın kimin parası olduğunu hatırlamak için güzel bir gün.
1 https://www.energy.gov/edf/tesla
2 https://www.congress.gov/119/meeting/house/117956/documents/HMKP-119-JU00-20250226-SD003.pdf
3 Bloomberg Billionaires Index Shows Wealthiest Add $336 Billion in One Day - Bloomberg