Türk otomotiv sanayii 2025'te 41,5 milyar dolarlık ihracat rekoru kırarken, Ticaret Bakanlığı verilerine göre bu dış satımın yüzde 70'inden fazlası Avrupa Birliği pazarına yapıldı. Ancak AB'nin 4 Mart 2026'da açıkladığı Sanayi Hızlandırma Yasası ve beraberinde getirdiği "Made in EU" statüsü, bugünkü ticareti değil gelecekteki modellerin Avrupa pazarına erişimini yeniden tanımlıyor.
Yasa saf elektrikli, fişli hibrit ve yakıt hücreli araçları doğrudan kapsayarak kamu ihalelerinde, devlet desteklerinde ve CO2 süper kredilerinde uygulanacak. İçten yanmalı ve standart hibrit araçlar için doğrudan köken şartı olmasa da, Aralık 2025 Otomotiv Paketi uyarınca 2035 sonrası kalan emisyonların, AB üretimi düşük karbonlu çelik ya da yenilenebilir yakıtlarla dengelenmesi gerekecek. Bu durum diğer araçları (hibrit ve hafif hibritler) da dolaylı yoldan yasaya bağlıyor.
AVRUPA PAZARI TÜRK OTOMOTİVİNİN CAN DAMARI
Türkiye'nin otomotiv üretimi 2025'te yüzde 4 artışla 1,42 milyon adede çıktı. Sektör yaklaşık 60 bin kişiye doğrudan, 550 binin üzerinde kişiye ise dolaylı istihdam sağlıyor ve yıllardır Türkiye'nin en çok ihracat yapan sanayi kolu. Ticaret Bakanlığı'na göre Türkiye, motorlu taşıt üretiminde Avrupa'da beşinci, hafif ticari araç üretiminde ise birinci sırada.
Bu tablonun can damarı Avrupa pazarı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerine göre 2025'te ihracatın yüzde 72,5'i, yani 30,1 milyar dolarlık bölümü AB ülkelerine yapıldı. En büyük pazar 6,6 milyar dolarla Almanya oldu, onu Fransa ve Birleşik Krallık izledi. Türkiye bu pazara Gümrük Birliği sayesinde gümrük vergisi ödemeden ulaşıyor. Made in EU tartışması da tam bu noktada önem kazanıyor çünkü yeni yasa, gümrük vergisinden ayrı bir katman getiriyor.
KOŞULLAR BİRLİKTE ARANIYOR
Yeni yasayla AB kökeni, gümrük sınıflandırması olmaktan çıkıp ihalelere katılım ve kamu fonuna erişim için bağlayıcı şart haline geliyor. Teşviklerden yararlanmak için kökenin belgelenmesi zorunlu olacak. Taslak ekine göre elektrikli, fişli hibrit (OVC-HEV) ve yakıt hücreli araçlar şu üç koşulu aynı anda karşılamak zorunda.
AB sınırları içinde monte edilmeli
Batarya hariç bileşenlerinin en az yüzde 70'i AB kökenli olmalı
Bataryanın hücreler dahil en az üç ana bileşeni AB bünyesinde üretilmelidir
Yürürlükten üç yıl sonra eşik yükseliyor. Bataryada aranan bileşen sayısı katot aktif malzemesi ve yönetim sistemi dahil beşe çıkarken, e-güç aktarma organları ve temel elektronik sistemlerin yüzde 50'sinin AB kökenli olması şart koşuluyor. Tek istisna, yüzde 70 içerik şartıyla birlikte üç bileşenlik batarya kriterinden yalnızca birini karşılaması yeten küçük ve uygun fiyatlı elektrikli araçlara tanınıyor.
KAĞIT ÜSTÜNDE AÇIK, FABRİKADA KAPALI KAPI
Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde bu çerçeveye prensipte dahil edildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Mart ayında Gümrük Birliği'nin çerçevede tanınmasını yatırımların sürekliliği açısından olumlu bulmuştu. Yasa, serbest ticaret ya da gümrük birliği anlaşması bulunan ülkelerden gelen içeriği AB kökenli sayıyor.
Taslak mevzuat, parça uyumluluğuna rağmen Türk otomotiv sektörü için adeta korumacı bir duvar örüyor. Belgede net bir şekilde tanımlanan katı 'AB içinde montaj' zorunluluğu, Türkiye gibi ülkeler için hiçbir yasal istisna barındırmıyor. Eğer bu taslak mevcut haliyle yasalaşırsa, yerlilik oranı veya kalitesi ne olursa olsun, nihai montajı Türkiye’deki fabrikalarda yapılan elektrikli araçların Avrupa pazarındaki teşvik, hibe ve kamu alımı avantajlarından yararlanması mümkün olmayacak.

TÜRKİYE'NİN ELEKTRİKLİ HATTI ŞİMDİDEN KURULUYOR
On yıldır en çok satan model Fiat Egea'nın üretimi 30 Haziran'da Tofaş'ın Bursa fabrikasında sona erdi ve şirket kapasitenin elektrikli ile hibrit projelere kayacağını açıkladı. Hyundai Assan ise İzmit'te 715 milyon euroya ulaşacak yatırım paketiyle elektrikli dönüşümünü başlatıyor. Yeni batarya montaj tesisinin yanında, Ağustos ayında tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimi başlıyor.
Ancak bu tesiste hücre üretimi yapılmıyor. Uzun menzilli NMC hücreleri Macaristan'dan, kısa menzilli LFP hücreleri ise Çin'den tedarik edilerek İzmit'te paketleniyor. Üretiminin yüzde 80'ini Avrupa'ya ihraç eden fabrikanın mevcut yerlilik oranı yüzde 40 seviyesindeyken, bunun yüzde 50'ye çıkarılması hedefleniyor. Dolayısıyla montajı Türkiye'de yapılan IONIQ 3, yeni yasadaki "AB içinde montaj" şartı belirsizliğinin bir örneği.
Elektrikli ticari araçlarda Türkiye zaten Avrupa'nın önde gelen tedarikçilerinden biri durumunda. Ford Otosan Kocaeli'de E-Transit üretirken Karsan, Anadolu Isuzu ve TEMSA elektrikli otobüslerini Avrupa belediyelerine kamu ihaleleriyle satıyor, yani kuralın devreye gireceği alanlarda faaliyet gösteriyorlar.
Öte yandan ACEA, ağır ticari segmentinin batarya talebinin 2030'a kadar AB'nin toplam üretim kapasitesini aşacağını, bunun da otobüs ve kamyonda yerlileştirme için gerçekçi bir takvim kurmayı zorlaştırdığını belirtiyor.
ESKİYİ KORU, YENİYİ ENGELLE
Yasanın alt metni, bir aracın nerede üretildiği kadar kim tarafından üretildiğini de belirleyici hale getiriyor. Daha önceki haberimizde aktardığımız üzere ACEA, Türkiye ve Fas için tanınacak istisnanın yalnızca belirli bir tarihten önce kurulmuş kapasiteyle sınırlı kalmasını ve tesis el değiştirirse istisnanın düşmesini öneriyor. Bu ayrıntı, mevcut üreticileri korurken yeni bir yatırımcının aynı kapıdan girmesini zorlaştırmak için tasarlanmış.
Yasanın yabancı yatırım bölümü de aynı yöne işaret ediyor. Kural, bir sektörde küresel kapasitenin yüzde 40'ından fazlasını elinde tutan ülkeden gelen (Çin'in batarya sektöründeki hakimiyeti gibi) ve 100 milyon euroyu aşan yatırımlara özel onay koşulları getiriyor. Bu koşul da doğrudan Çin'i hedefliyor.
YASANIN TAKVİMİ 2026 SONUNU HEDEFLİYOR
Yasa henüz taslak aşamasında. Metin, Avrupa Parlamentosu'nun sanayi, iç pazar ve ticaret komitelerinde görüşülüyor ve Avrupa Konseyi ortak yasa koyuculardan 2026 sonuna kadar anlaşmaya varmalarını istedi. Araçlara yönelik kurallar yürürlükten altı ay sonra devreye girecek, kritik bileşenlere ilişkin daha katı eşikler ise üç yıl sonra uygulanacak.
Bu süre zarfında Türkiye'nin Gümrük Birliği statüsünün nihai metinde korunup korunmayacağı, montaj şartının denklik rejimine nasıl bağlanacağı ve teşviklerin hangi araçları kapsayacağı müzakerelerde şekillenecek. Türk otomotiv sektörünün önümüzdeki aylarda yakından izleyeceği asıl başlık, yasanın son halinde montaj ile içerik arasındaki çizginin nereye çekileceği olacak.
