Bundan 25 yıl önce Çin ve Rusya, İyi Komşuluk ve Dostça İşbirliği Antlaşması’nı imzaladı. Bu antlaşma, yeni yüzyılda ikili ilişkilerimiz için uzun vadeli hukuki bir temel oluşturdu. Bu yıl antlaşma yeniden uzatıldı. Antlaşma, ilişkilerimizi yeni bir tarihsel başlangıç noktasından itibaren istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyümeye doğru yönlendirecektir. Antlaşma, Çin ve Rusya arasındaki değişim geleneğini sürdürmekte; uluslararası hukukun ilke ve normlarını takip etmektedir. Halklarımız arasındaki iyi komşuluk ilişkisini ve kalıcı dostluk arzularını yansıtmakta; aynı zamanda tüm insanlığın ortak değerleriyle de örtüşmektedir.
İki devlet başkanının stratejik rehberliği, Çin-Rusya ilişkilerinin üst düzeyde gelişmesi için en büyük güç ve temel güvencedir. 2013 yılından bu yana iki Cumhurbaşkanı, 40'tan fazla kez bir araya gelmiş olup, bu durum ilişkilere olan bağlılıklarının bir yansımasıdır. Bu yılın mayıs ayında Cumhurbaşkanı Vladimir Putin bir kez daha Çin'i ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile bir araya geldi. İki taraf iki önemli siyasi belge yayımladı. İlki, “Kapsamlı Stratejik Koordinasyonun Daha da Güçlendirilmesi ve İyi Komşuluk ile Dostça İşbirliğinin Derinleştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri” idi. İkincisi ise “Çok Kutuplu Bir Dünya ve Yeni Tip Uluslararası İlişkilerin Savunulmasına İlişkin Ortak Bildiri” idi. Bu belgeler, stratejik koordinasyon ve iyi komşuluk iş birliği tecrübemizi net ilkelere dönüştürmektedir. Yeni dönemdeki önceliklerimizi ve stratejik misyonlarımızı ortaya koymakta; ikili bağlarımıza net bir yön ve taze bir ivme kazandırmaktadır.
TİCARET HACMİ 228 MİLYAR DOLAR
Cumhurbaşkanlarımızın rehberliğinde Çin ve Rusya, pratik iş birliğini derinleştirmeye devam ederek, ikili ilişkilerin istikrarlı büyümesi için temeli güçlendirmiştir. Ticaretimiz, yapısı iyileşerek, büyümeye devam etmiştir. 2025 yılında ticaret hacmi 227,9 milyar ABD dolarına ulaşarak üçüncü kez 200 milyar doları aşmıştır. Kaynaklar, endüstriler ve pazarlardaki güçlü yanlarımızdan tam anlamıyla yararlanarak karşılıklı fayda ve kazan-kazan sonuçları elde ettik.

Enerji ve bağlantısallık alanındaki işbirliğimiz de kayda değer ilerleme kaydetmiştir. Rusya, Sibirya'nın gücü boru hattı üzerinden Çin'e 100 milyar metreküpten fazla doğal gaz tedarik etmiştir. Haziran ayı sonu itibarıyla, 3 binden fazla Çin-Avrupa yük treni, doğu koridoru üzerinden Rusya'dan geçmiştir. Halklar arası etkileşimler de genişlemeye devam etmektedir.
2006 yılından bu yana iki ülke; kültür, turizm, medya, bilim ve teknoloji ile spor alanlarını kapsayan ulusal temalı yıllar, düzenli olarak gerçekleştirmiştir. Bu yıl, iki ülke arasındaki onuncu yıl ulusal temalı programı olan Çin-Rusya Eğitim Yılları başlatılmıştır.
Günümüzde, dünya genelinde dönüşüm ve çalkantı iç içe geçmiştir. Savaş sonrası uluslararası düzen ve uluslararası ilişkileri yöneten temel normlar ciddi bir baskı altındadır. Jeopolitik çatışmalar artmakta ve dünya, “orman kanunlarına” geri dönme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Böylesi bir belirsizlik ortamında, Çin-Rusya ilişkileri istikrar ve kesinlik sağlamaya devam etmektedir. Çin-Rusya stratejik koordinasyonunun, küresel stratejik istikrarın korunması, çok taraflılığın savunulması ve uluslararası düzenin sürdürülmesi açısından büyük önem taşıdığı kanıtlanmıştır.
ORTAK ÖZLEMLER
Şunu vurgulamak isterim ki bu yıl, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümüdür. Bu durum, Ankara'daki iki büyükelçiliğimiz tarafından ortaklaşa düzenlenen bugünkü seminerin özel bir anlam taşımasını sağlamaktadır. Türkiye, gelişmekte olan bir güçtür ve uluslararası meselelerde giderek daha büyük bir rol oynamaktadır. Dünya barışı, istikrarı ve insanlık medeniyetinin ilerlemesiyle ilgili birçok konuda üç ülkemiz ortak özlemleri paylaşmaktadır:
Birincisi, hepimiz ulusal kalkınmaya, yenilenmeye ve halklarımıza daha iyi bir yaşam sunmaya kararlıyız. Bugün üç ülkemiz de endüstriyel dönüşüm, yükseltme ve halkın geçim şartlarının iyileştirilmesi sürecinde kritik bir aşamadadır. Bu fırsatı değerlendirmeli, ulusal koşullarımıza uygun kalkınma yollarını izleme konusunda birbirimizi kararlılıkla desteklemeli, kalkınma stratejilerimizin uyumunu derinleştirmeli, işbirliğinin alanlarını ve kapsamını genişletmeli, birbirimizin başarısına katkıda bulunmalı ve ortak refaha ulaşmalıyız.