Ana içeriğe geç

Biyoyakıt, 400 bin dolar maliyet avantajı sunuyor

DÜNYA’ya konuşan Arkas Bunker Genel Müdürü Seçkin Gül, biyoyakıtın 1.000 tonluk kullanımda armatöre 400 bin dolara varan maliyet avantajı sunduğunu söyledi. Tamamen yerli atıklardan üretilen bu çevreci yakıt, yeşil finansmana erişimi kolaylaştırarak ticari fırsat da sunduğuna sunuyor.

Biyoyakıt, 400 bin dolar maliyet avantajı sunuyor
Dünya Gazetesi
16

Küresel ticaretin ana omurgasını oluşturan deniz taşımacılığında karbon regülasyonları ve düşük emisyon hedefleri, yeni bir ya­kıt dönüşümünü zoru--nlu kılı­yor. Türkiye’de bu dönüşümün öncülüğünü üstlenen Arkas Bunker ve DB Tarımsal Ener­ji, İstanbul’da düzenlenen “De­nizcilikte Biyoyakıt: Sürdü­rülebilirlik, Teknik Uyum, Uy­gulama Deneyimi ve Gelecek Perspektifi” seminerinde sektör paydaşlarını bir araya getirdi.

Toplantı kapsamında DÜNYA Gazetesi’nin sorularını yanıtla­yan Arkas Bunker Genel Müdü­rü Seçkin Gül, biyoyakıtın de­nizcilik sektörü için sadece çev­resel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ciddi bir ticari fırsat sunduğuna dikkat çekti.

Biyoyakıtın denizcilik sektö­ründeki önemli avantajlarından birinin mevcut gemilerde hiçbir donanımsal yatırım ve modifi­kasyon gerektirmeden doğrudan kullanılabilmesi olduğunu be­lirten Seçkin Gül, “Alternatif ya­kıtlar henüz ‘yeni doğmuş bebek’ aşamasındayken, biyoyakıtlar şu an sahada kanıtlanmış, oturmuş bir teknoloji sunuyor” dedi.

Kullanılan yakıtın karbon emisyonunu düşürmesinin Av­rupa’daki sınırda karbon vergisi gibi regülasyonlara karşı deva­sa bir maliyet avantajı yarattığı­nı vurgulayan Gül, şu çarpıcı ra­kamları paylaştı: “Bugün 1.000 tonluk bir kullanımda, geminin seyir yaptığı rotaya ve makinesi­ne bağlı olarak armatöre 150 bin ila 400.000 dolara varan maliyet avantajı sağladığımız örnekler var.

‘Risk almayayım’ demenin maliyeti rakiplerinize karşı yüz binlerce dolar olabiliyor. Üstelik bu yakıtlar, atığın ilk toplandığı noktadan gemiye verilene kadar tüm ayak izinin sertifikalarla ta­kip edilebildiği, son derece şef­faf ürünler. Uluslararası finans kuruluşları artık kredi sağlar­ken çevreci bir görüntü ve ölçü­lebilir sürdürülebilirlik raporla­rı istiyor. Bu şeffaf takip sistemi, armatörlerin yeşil finansmana erişiminde kritik bir rol üstle­niyor.”

15 bin tonluk ikmal yüzde 300 büyüme

Arkas Bunker olarak 2024 yı­lından bu yana biyoyakıt satışı yaptıklarını hatırlatan Seçkin Gül, “Bugüne kadar 32 farklı ge­mi tipine 60 seferde 15.000 ton­dan fazla biyoyakıt ikmali yaptık ve 14.500 ton emisyon azalttık. Satışlarımız her yıl yüzde 300 oranında büyüyor” diye konuş­tu.

Üretimin Torbalı’da, ikmallle­rin ise genelde Marmara Deni­zi’nde yapıldığını belirten Gül, Hürmüz Boğazı’ndaki gibi jeo­politik krizlerin bu ürünün stra­tejik önemini artırdığına da işa­ret etti. Gül, “Kriz anlarında pet­rol fiyatları yüzde 100’e varan oranlarda artarken, biyoyakıt bileşenlerinin fiyatı sadece yüz­de 10-20 arttı. Tamamen yerli üretim olan bu yakıtlar, dış şok­lara karşı elimizin altında stra­tejik bir enerji kaynağı oluşturu­yor” dedi.

Atıktan stratejik enerjiye dönüşüm

Seminerde konuşan DB Ta­rımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı, biyo­yakıtın sadece bir yakıt türü de­ğil, atığı stratejik bir enerji kay­nağına dönüştüren döngüsel bir ekonomi modeli olduğunu vur­guladı. Borovalı, “Tamamı Tür­kiye’de toplanan kullanılmış bit­kisel yağların, uluslararası stan­dartlarda denizcilik yakıtına dönüştürülmesi hem çevresel hem ekonomik bir katma değer yaratıyor. Ürettiğimiz yakıt, yüz­de 93,7’ye varan sera gazı emis­yonu azaltım potansiyeliyle Av­rupa’daki benzer ürünlerle re­kabet edebilen güçlü bir çözüm sunuyor” açıklamasını yaptı.

Arkas Denizcilik Grubu Sür­dürülebilirlik Direktörü Ser­ra Tükel ise IMO’nun 2050 sıfır karbon hedeflerine işaret ede­rek, “Denizcilikte karbonsuzlaş­mada tek bir yol yok, ancak önü­müzdeki en hızlı, etkin ve somut çözümü biyoyakıtlarda görüyo­ruz” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler