Dünya ticareti; ekonomik yavaşlama, yüksek politika belirsizliği, jeopolitik gerilimler ve iklim kaynaklı rota risklerinin kıskacından geçerken, bu kırılgan zemin Türkiye limanlarının performansına da doğrudan yansıyor. Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Hamdi Erçelik, limancılıkta beş aylık verilerin sektörün dirençli yapısını ortaya koysa da arka planda ihracat aleyhine bozulan bir dengeye işaret ettiğini belirtti. Erçelik, “Limanların 5 aylık performansı, Türk limancılığının dirençli olduğunu; ancak büyümenin henüz dengeli, kalıcı ve yüksek katma değerli bir yapıya tam olarak ulaşmadığını gösteriyor” dedi.
Konteyner taşımacılığında kâğıt üzerinde görülen hacim artışlarının, dış ticaretin katma değerli yük üretme kapasitesini tam olarak yansıtmadığını belirten Erçelik, ihracatta boş giden konteyner payındaki yükselişe dikkat çekti. Erçelik, sektördeki riskli alanları şu sözlerle dile getirdi: “Toplam yükteki sınırlı artış, kabotajdaki yükseliş ve stratejik ithal girdilerdeki hareketlilik olumlu unsurlar. Buna karşılık ihracat amaçlı dolu konteynerdeki zayıflama, boş konteyner payındaki artış, bazı bölgesel limanlardaki kayıplar ve transit fırsatların hacme sınırlı yansıması dikkatle izlenmeli.”
İhracat yükü %8,2 azaldı
Ocak-Mayıs 2026 döneminde limanlarda elleçlenen toplam yük, yüzde 0,9 gibi sınırlı bir artışla 232,15 milyon tona ulaştı. Ancak bu büyüme, gümrük rejimleri arasında ciddi bir dengesizlik barındırıyor. Erçelik’in analizine göre, limanların can damarı olan ihracat yükleri bu dönemde yüzde 8,2 oranında sert bir düşüşle 55,55 milyon tona geriledi. Buna karşılık ithalat yükleri yüzde 1,7 artışla 116,14 milyon tona, transit yükler yüzde 2,8 artışla 29,55 milyon tona ulaştı.
En dikkat çekici büyüme ise yüzde 16,2’lik sıçramayla 30,91 milyon tona ulaşan kabotaj yüklerinde yaşandı. Diğer yandan, yılın ilk 5 ayında dolu giden ihracat konteyneri yıllık bazda yüzde 3,9 azalarak 1.604.399 TEU olurken, boş giden ihracat konteyneri ise yüzde 26,3 artarak 496.467 TEU’ya ulaştı. Erçelik, bu tablonun dış ticaret kaynaklı dengeli bir genişlemeden ziyade, iç pazar odaklı farklılaşan bir yük hareketiyle şekillendiğini belirtti.
Küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalara vurgu yapan Erçelik, Rusya-Ukrayna savaşı, Kızıldeniz’deki saldırılar ve Panama Kanalı’ndaki kuraklık gibi faktörlerin deniz lojistiğini tek ana rota mantığından çıkardığını vurguladı. TÜRKLİM Başkanı, “Küresel lojistik, hızdan çok güvenilirlik, esneklik ve rota çeşitliliği aradığı yeni bir döneme geçti. Bir tarafta zayıf talebin aşağı çektiği navlunlar, diğer tarafta rota sapmaları ve artan sigorta primlerinin yukarı ittiği maliyetler var. Bu dönüşüm, Türkiye’nin Akdeniz, Karadeniz ve Avrupa arasındaki bağlantı kapasitesini daha önemli kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“İthalat verisi iyi okunmalı"
Limanlardaki yük hareketlerinin stratejik girdiler üzerinden okunması gerektiğini belirten Erçelik, “İlk beş ayda taş kömürü ithalatı yüzde 15 azalarak 2 milyon tonluk düşüş yaşarken, tarım ürünlerinde olağanüstü bir hareketlilik gördük. Tahıl ithalatı yüzde 81’lik sıçramayla 7,6 milyon tona ulaştı. Demir cevheri ithalatının da yüzde 50 artması sanayi girdilerinde seçici bir canlanmaya işaret ediyor. Bu durum limanlarımızın gıda ve sanayi arz güvenliği açısından kritik önemini teyit ediyor" dedi.


Kabotajın 100. yılı: “Kapasite, bağlantıya dönüşmeli”
Kabotaj yüklerindeki yüzde 16,2’lik güçlü artışa vurgu yapan Hamdi Erçelik, Kabotaj Kanunu’nun 100. yılına girerken yeni bir vizyona ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. Erçelik, “Kabotajı savunulan bir hukuki kazanım olmaktan çıkarıp, kısa mesafe denizyolu taşımacılığı, Ro-Ro ve demiryolu bağlantılarıyla bütünleşmiş düzenli bir taşıma sistemine dönüştürmeliyiz. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz kapasite artışını ‘bağlantılı kapasiteye’ dönüştürmek olmalı. Sadece daha büyük limanlar değil; demiryoluyla entegre olmuş, yeşil dönüşümünü tamamlamış, dijitalleşmiş ve bölgesel koridorlarda stratejik konumlanmış bir ekosistem kurmalıyız. Türkiye’nin asıl rekabet üstünlüğü sadece coğrafyasından değil; bu bağlantı ve entegrasyon gücünden doğacak" diye konuştu.