2008 YILI Eylül ayı… Dönemin Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ve Kordsa Global CEO’su Mehmet Pekarun’un davetiyle Jakarta (Endonezya) ve Bangkok’daki (Tayland) fabrikalarını geziyoruz.
Güler Sabancı ve Pekarun, Kordsa’yı 2005’te global şirkete dönüştürdüklerini belirtti:
- Kordsa, 9 ülkedeki 11 fabrikasıyla cirosunu 2008 yılı sonunda 1 milyar doların üzerine çıkaracak.
Endonezya ve Tayland’la ilgili planlarını paylaştı:
- Dünyanın yeni üretim merkezi Asya Pasifik’e 100 milyon dolarlık yatırım yapacağız.
Pekarun, Kordsa Global’in en mükemmel tesisinin İzmit’te olduğunu vurgulayıp sürdürdü:
- 66 numaralı olarak bilinen endüstriyel naylon iplikte yüzde 39 payla dünya lideriyiz. Kord bezinde dünya lastik devlerinin aklına ilk Kordsa geliyor. Müşterilerimizin yeni üretim merkezlerine yakın olmak üzere buralara geldik.
Kordsa CEO’su Ergun Hepvar’la buluşmaya giderken, Eylül 2008’deki Endonezya ve Tayland seyahati sonrası yazdığım haberi okudum. Ergun Hepvar, Kordsa’nın “lastik güçlendirme” kültüründen gelen bir şirket olduğunu anımsattı:
- 2010’lu yılların başlarındaki dönüşüm süreciyle birlikte kompozit alanına da adım atıldı. Bugün gelinen noktada şirketin toplam cirosunun yüzde 75’i “lastik güçlendirmesi”nden, yüzde 25’i de kompozit teknolojilerinden geliyor.

Geçen yıl organizasyon değişikliği ve strateji revizyonunu hayata geçirdiklerini kaydetti:
- Kordsa, kendi faaliyet alanında dünyanın en büyüklerinden. Örneğin, naylon katma değerli, yüksek teknolojili ürünlerde dünyada önemli bir liderliğimiz var. Polyesterde de özel ürünlerde liderliğimiz sürüyor.
Lastik sektöründe dünyada ilk sıralarda yer alan 6 büyük şirketin yeni ürün geliştirdiklerinde, yeni teknoloji üzerinde çalıştıklarında ilk önce Kordsa’nın kapısını çaldıklarını vurguladı:
- Müşterilerimiz geliştirme gücümüze, bilgi birikimimize ve verdiğimiz test sonuçlarına güveniyor. Kordsa’nın en büyük değerlerinden biri bu.
Yeni dönemde ana faaliyet alanlarına odaklanacaklarını bildirdi:
- “Lastik güçlendirme” tarafında özellikle Asyalı üreticilerin yarattığı çok ciddi fiyat rekabeti var. Doğru konumlanıp hangi hacimde kârlı çalışabileceğimizi bulmamız lazım. Şu anda onun üzerinde çalışıyoruz. Lastik tarafında “özümüze” dönüyoruz.
Kompozit tarafında büyüme olduğunun altını çizdi:
- Kompozitin merkezi ağırlıklı olarak Amerika tarafı. Ciroda kompozitin payı artıyor. Kârlılığı artıyor. Geçen yıl bunu görmeye başlamıştık. Bu yıl da sürüyor. Gelecek yıl da sürecek gibi görünüyor. Hatta daha da artmasını bekliyoruz.

Kompozitte sivil havacılık, uzay teknolojileri ve otomotivde önemli yetkinliklerinin olduğunu irdeledi:
- Veri merkezleri için de ürün geliştiriyoruz. Amerika’daki şirketlerimizden biri “seramik dokuma” ve “seramik kompozitler” konusunda uzman. Uzay teknolojilerine de önemli malzeme tedariki sağlıyoruz. Dünyada kendi alanında bir numara.
Şirketin Amerika’da kullanılan deyimle “İşin büyük abisi” konumunda olduğuna işaret etti:
- O şirketimizin geliştirdiği bir malzeme var. Özel seramik ipliği kullanarak, kendi geliştirdikleri üretim prosesleri ve kimyasallarla yaptıkları bir ürün. Bizim kompozitte parça olarak yapıp sattığımız tek ürün bu. Veri merkezlerindeki enerji hücrelerinde kullanılıyor.
Söz konusu seramik parçanın işlevini anlattı:
- 900-1000 derece ısıya dayanıyor. Enerji hücresinde dengeyi sağlıyor. Enerji hücresi çalışırken belli bir titreşim ve belli bir sıcaklık oluşuyor. Onun kontrol edilmesi ve o ısının dışarıya geçmemesi gerekiyor. Onu sağlayan malzeme bizim parçalar.
Kordsa’nın ABD’deki iştiraki “Fabric Development Inc.”in NASA’nın insan taşıma amacıyla uzayda en uzak mesafeyi kat eden “Orion” kapsülü için de kumaşlar sağladığına dikkat çekti:
- Amerika’daki dokuma şirketlerimiz Boeing onaylı. Nitekim “Boeing 787” programının onaylı tedarikçileri arasındayız. ABD’de tek üretici olduğumuz alanlar da var. Avrupa’daki üretimlerimizde otomotiv pazarında çok güçlüyüz.
Kordsa’nın 4 kıtada 6 ülkeye yayılan 12 üretim tesisinin olduğuna vurgu yaptı:
- Tedarik zinciri direnci yeni dünya jeopolitiğinde çok önemli hale geldi. Biz, dünyanın farklı bölgelerinden ürün tedarik edebilir durumdayız. Bu bize büyük avantaj sağlıyor. Örneğin Amerika’daki fabrikamız oradaki hammaddeyi kullanıyor, Çin’den hammadde taşımıyor.
2005 yılında “global şirket”e dönüşen Kordsa, “lastik güçlendirme”nin yanına kompozit ürünleri de katıp, bazı alanlardaki dünya liderliğini perçinledi.
Amerika’da ayrıca “seramik ipliği”ne dayalı özel parçalarla öne çıkıp “büyük abi”lik noktasına ulaştı…

Biz ‘uluslararası’ değil, ‘küresel’ bir şirketiz
KORDSA CEO’su Ergun Hepvar, şirketin “uluslararası” değil “küresel” yapıda olduğunu belirtip, farkını şöyle anlattı:
- Benim gözümde “küresel” şudur: Küresel müşterilerle çalışıyorsunuzdur. Müşteri de sizi “küresel” olduğunuz için tercih ediyor. Bizim müşterimiz olan büyük lastik şirketleri dünyanın her yerinde üretim yapıyor. Kordsa’nın küresel ayak izi onlara çok uyuyor.
Söz konusu müşterilerin Kordsa’da tek kişiyle konuşup dünyanın her tarafından mal alabildiğini kaydetti:
- O müşteriler bu yapısı nedeniyle Kordsa’yla çalışmayı tercih ediyor. Kordsa’nın bu konumunun Türkiye için de çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz.
2008 yılında dönemin Kordsa Global CEO’su Mehmet Pekarun’un Jakarta ve Bangkok seyahati sırasında kullandığı “Müşterilere yakın olmak için buralara geldik” cümlesini, 18 yıl sonra Ergun Hepvar da yineledi:
- Bizim için önemli olan müşterinin yanında olmak…
Ardından sürdürdü:
- Tam anlamıyla küresel bir ağ yönetiyoruz. Bazı ürünleri Endonezya’dan Brezilya’ya gönderiyoruz. Kimilerini Brezilya’dan Tayland’a gönderiyoruz. Tayland’dan Amerika’ya gönderdiklerimiz de var. Türkiye’den Amerika’ya, Brezilya’ya giden ürünler oluyor.
Bu yapıyı şöyle özetledi:
- Biz her yerden her yere ürün gönderiyoruz.
790.7 milyon dolar cirosu var, 280 milyon doları ABD’den sağlanıyor
KORDSA CEO’su Ergun Hepvar’a Kordsa’nın 2025 yılı verilerini sorduk, paylaştı:
- 2025 yılını 790 milyon 757 bin dolarlık toplam ciro ile tamamlamıştık.
- FAVÖK (Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) 62 milyon dolar.
- Gelirlerin yüzde 78’i ABD doları, yüzde 22’si Euro cinsinden gerçekleşiyor.
- En büyük geliri 319 milyon dolarla Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinden sağlıyoruz.
- Onu 280 milyon dolarla Kuzey Amerika izliyor.
- Asya-Pasifik’teki gelirlerimiz 107 milyon dolar düzeyinde bulunuyor.
- Güney Amerika’dan da ciroya 85 milyon dolarlık katkı oluyor.
- İhracatımız 244 milyon dolar.
- 150 milyon dolar operasyonel nakit akışı gerçekleşiyor.
- 4 kıtaya yayılan 12 üretim tesisinin yanı sıra 2 Ar-Ge merkezi ile 2 teknik merkezimiz faaliyet gösteriyor. Bu merkezlerde 88 kişi çalışıyor.
- Tescilli patent sayımız 617.
- 1096 patent başvurumuz var.
Seramik ürünlerimizde kilo başı gelir 40 dolar
KORDSA CEO’su Ergun Hepvar, Kuzey Amerika’daki seramik iplik bazlı ürünlerini GE’nin uçak motorlarında kullanmayı düşündüğünü belirtti:
- Maliyeti daha uygun diye titanyumu tercih ettiler.
Kordsa’nın temel ürünlerinin kilo başına ihracat gelirini merak ettik, hesapladı:
- Lastik güçlendirme ürünleri 3-4 dolar.
- Kompozit malzemeler 20-21 dolar
- Seramik parçalar 40 dolar
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayıp, 100 günü geride bırakan savaşın hammadde tedarikine etkisini sorduk, yanıtladı:
- Biz hammadde tedariki sıkıntısı yaşamadık.
Savaşın talepte dengesizliğe yol açtığını vurguladı:
- Başlangıçta erken mal çekenler oldu. O da tedarikte biraz dengeleri bozdu.
Söz fiyatlardan açılmışken şu noktanın altını çizdi:
- Bizim rekabette en ucuz olmak gibi bir iddia ve çabamız yok. Katma değerli ürünlere yoğunlaşıyoruz.