Yakalamamız gereken bir yarın var ve yarın, hiç kimseye vaat edilmemiştir. Onu ancak hayal edenler ve bu hayali gerçekleştirmek için ömrü buna vakfedenler inşa edecek, başarabilecektir
1- SORUN: Dünya; dün ile yarın arasında bölünmüş görünüyor. Kimileri dünün hesabında, kimileri de yarını şekillendirme yarışında… Yarını tahmin etmenin en isabetli yolunun, onu inşa etmekten geçtiğini bilenler yeni vizyon, yeni stratejileri konuşurken biz bu hızlı değişim sürecinin neresindeyiz?
2- ETKİSİ: Aslında tıpkı dünya gibi Türkiye de ikiye bölünmüş durumda… Kimimiz “bin atlı akınlarda çocuklar gibi şen” kimimiz yarının dünyasında yer edinebilmek için çırpınıyor. Kısaca Türkiye’de ön cama bakıp ileriye odaklanan da var, dikiz aynasına dalıp geri giden,otoparkta pinekleyen de…
ÇİN BİZİ ÇALIŞIYOR AMA BİZ ÇİN’E FRANSIZIZ
3- ÇÖZÜM: Misal ABD bugün Çin’e kaptırmak üzere olduğu dünya liderliğini bir süre daha elinde tutabilmek için yığınca yol deniyor hatta bunun için dünyayı kan gölüne çevirmeyi göze almış. Çin ise teknoloji ve ekonomi üzerinden dünyayı istila gayretinde… Peki, Türkiye? Bunu dert ediyor muyuz?
4- YÖNTEM: Çin’e gittiğimde biri Pekin ve diğer Şanghay’da 2 farklı ve birbiriyle rekabet içinde Türkiye Araştırmaları Enstitüsü’nü ziyaret edip konuşma yapmıştım. Dönüp ülkeme geldiğimde ise bizde Çin’i çalışan, Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde itibar görmeye bir sinoloji bölümü vardı.
İKİ SORU İKİ CEVAP / Yarına dair…
Bizde geleceği öngörenler yok mu?
Olmaz mı, elbette var. Fakat sayıları yetersiz… Nükleer fizikte, zincirleme reaksiyonun başlaması için, aktif maddenin kritik kütleye ulaşması şart. Bizim aktif maddemiz, yarına odaklı beyinlerimiz.
Geçmişe takılanlarımız ne olacak?
Olacağı şu; değiştirilecekler… Zira dünya çok hızlı değişim sürecine girdi ve değişim dahi yetmiyor, dönüşmek gerekiyor. Daha iyi bir yarın uğruna, dünü geride bırakacağız, ama unutmayacağız.
not/ En değerli sermayemiz yetişmiş insan gücümüz
Her toplumun %2’si, zeki ve yeteneklidir. Ancak o toplumun kaderini bu %2’ye nasıl davrandığın belirler. Onları devlet başa yaparsan, ufukların efendisi olursun. Fakat onları kuzgun leşe atarsan uygarlığın taşrasına düşersin. Yazık ki biz ikinci yolu seçtik ve “giderlerse gitsinler” gafletine düştük.
İTTİFAK LÛGATI
İttifak: Bir amaca ulaşmak için kabiliyet, güç ve birikimlerin bu amaca yönelik iş birliği yapması
Kümelenme: Kabiliyet havuzunda yer alan tüm yetkinliklerin, birbiriyle iş bölümü tesis etmesi
Ekosistem: Etkileşim içindeki sektörler ve ekonomik aktörlerin oluşturduğu üretim iklimi
İyiler: Zeki ve yetenekli insanlar daima bulundukları coğrafyaya, kuruma değer katabilirler