ÖMÜR KURT
Çocuklar söz konusu olduğunda son yılların belki de en çok tartışılan konularından biri bu. Her hareketli çocuk ‘hiperaktif’ zannediliyor, her dalgın çocuğun “dikkat eksikliği” olduğu düşünülüyor.
Konuyu Klinik Psikolog Bedia Karaca Gündüz’e sordum.

- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) nedir ve tanılar neden arttı?
DEHB dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellikle karakterize edilen nörogelişimsel bir durumdur. Esasında bu her zaman vardı ama tanısı konmuş değildi. DEHB okul sıralarda zıplayan, arkadaşlarının ders dinlemesini engelleyen bir çocuk profilinden çıktı ve gerçek bir nörogelişimsel durum olarak ele alınmaya başlandı. Önceden "Bu çocuk yaramaz, sürekli dalıyor, beni dinlemiyor” diye düşündüğümüz davranış, çocuğun karakter özelliği ile ilişkilendirmek yerine şimdilerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu şüphesini doğuruyor.
- DEHB tanısı almış çocukların ailelerin en çok nelerden şikâyet eder?
“Bu çocukla baş edemiyorum”, “Öğretmeni sürekli şikâyet ediyor”, “Ailecek tükendik”, “Ne yapacağımızı bilmiyoruz, bu çocuk yerinde durmuyor”, “Kitaplarını sürekli okulda unutuyor”, “Dersleri takip edemiyor”, “Akşam uyutamıyor, sabah uyandıramıyoruz”, “Çok öfkeli!”, “Ebeveyn olarak kendimizi yetersiz hissediyoruz” gibi cümleleri, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı almış çocukların ailelerinden sıkça duymak mümkün.
- Peki, DEHB ile teknoloji arasında bir bağlantı var mı?
Kesin bir bağlantı olduğunu söylemek çok iddialı olur. Ancak DEHB’li bireylerde aşırı ekran maruziyeti ve ekran bağımlılığı oldukça yaygındır. Çünkü dürtüselliğin etkisiyle kendilerini denetleme konusunda zorluk yaşayabilirler. Bu durum ekran kullanımını sınırlama yeteneklerini olumsuz etkileyerek internet bağımlılığına yatkınlık yaratabilir. İnternetin sunduğu hızlı geri bildirim ve anlık ödüller, DEHB’li bireyler için oldukça caziptir.
- Eğer aile, DEHB’den kuşkulanıyorsa ne yapmalı?
Öncelikle sakin olunmalı. Çünkü hareketli veya dikkatini toplamakta zorlanan her çocukta DEHB olduğu anlamına gelmez. Ancak çocuğun yaşına göre beklenen dikkat, hareketlilik ve dürtü kontrolü becerilerinde belirgin zorlanmalar varsa bunların günlük yaşamını, okul başarısını ve sosyal ilişkilerini etkileyip etkilemediğine dikkat edilmelidir. Bu noktada da ilk olarak çocuk ergen psikiyatrisinden destek alınmalı. DEHB belirtileri bebeklik döneminde zor uyuma, zor sakinleşme, çok ağlama, huzursuzluk, aşırı hareketlilik ve beslenme güçlükleri olarak görülebilir.
Çocukluk döneminde belirtiler daha belirgin hâle gelir. Aşırı hareketlilik, bir oyundan çabuk sıkılma, sürekli oyun değiştirme, söz dinlememe, dikkatini sürdürememe, derste oturamama, dersi takip edememe, sık eşya kaybetme, ödevlerini yapamama, sıra bekleyememe, söz kesme, arkadaş ilişkilerinde sorun yaşama ve okul başarısında düşme DEHB açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alır. Yalnızca hareketli çocuklar değil, dikkat sorunları nedeniyle akademik, sosyal ve günlük yaşamda zorlanan çocuklar da DEHB açısından değerlendirilmelidir.
EBEVEYNLERE ÖNERİLER
- Uzman teşhisi almamış hiçbir sorun için ‘kesin böyle’ gözüyle bakılmamalı.
- DEHB’li bir çocuk büyütmek, zaman zaman aileler için zorlayıcı olabilir. Ailelerin kendilerini suçlamamaları ve yaşanan güçlükleri çocuğun karakterinin bir parçası olarak değerlendirmemeleri önemlidir.
- DEHB sonucunda ortaya çıkan davranışlar bir karakter özelliği değil, nörogelişimsel bir durumdur. Bu nedenle suçlayıcı, etiketleyici ve eleştirel bir tutum yerine çocuğu anlamaya çalışan, destekleyici bir yaklaşım benimsenmelidir.
- Çocuk ve ergenlerde tedavinin başarısı yalnızca çocuğa bağlı değildir. Aile, okul ve ruh sağlığı çalışanlarının iş birliği içinde olması süreci olumlu yönde etkiler.
- Çocuğun olumlu özelliklerini fark etmek, onu teşvik etmek, sevgi göstermek, etkili iletişim kurmak, empatik bir dil kullanmak ve makul sınırlar içinde özgürlük tanımak önemlidir. Sürekli eleştirmek, mükemmeliyetçi bir tutum sergilemek veya "tembel", "yaramaz", "inatçı", "beceriksiz" gibi etiketleyici ifadeler kullanmak ise hem çocukla ilişkiye hem de benlik algısına zarar verebilir.
- Aileler bu süreçte kendi psikolojik sağlamlıklarını da ihmal etmemelidir.
EVDE DENEYİN
Kirli sepeti
Çocukların kendi giysilerini ayrıştırması, gelişimleri için çok önemli. Bu hafta kendi giysilerini doğru bir şekilde ayırması ve yıkaması için ona yol gösterin.
HAFTANIN KİTABI
“Niye Korkayım ki Uçaktan?” kitabı uçaktan korkan çocukların imdadına yetişiyor.

Yayınevi: Mavi Bulut
Yazan: Neslihan Dinler
Resimleyen: Aysu Bekâr
Yaş: 4+
Sayfa: 60
HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Altınköy Açık Hava Müzesi’nde çocuklar, doğayla ve tarihle baş başa kalacak ve birbirinden eğlenceli atölyelere katılacaklar.

Yer: Ankara-Altındağ
Tarih: Pazartesi hariç her gün açık
Saat: 10.00-19.00
İletişim: (0501) 704 73 29
HAFTANIN ŞARKISI
Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte Onur Erol’dan “Heykel” adlı şarkıyı dinleyin ve bu şarkı hakkında sohbet edin.