1934… Dönemin ünlü gazetecilerinden Hikmet Feridun Es, “Türkiye’nin ilk kadın hastalıkları ve doğum doktoru” ile röportaj yapmak için Cağaloğlu’ndaki Zeki Bey Apartmanı’na gider. Muayenehaneyi bulmaya çalışsa da biraz zorluk çeker. Çünkü ismi küçük bir tabelaya yazılmıştır.
Aynı binada büyük tabelaya isimleri yazılan Fahrettin Kerim Gökay, Mim Kemal Öke gibi dönemin önemli doktorları da yer almaktadır. Hikmet Bey muayenehaneyi bulur, zili çalar, kendisini gencecik doktor Pakize İzzet karşılar. Hikmet Bey ilk soruyu sorar: “İlk doğumu ne zaman yaptırdınız?”
Pakize Hanım gülümseyerek, “Tıbbiyenin son sınıfında, Haydarpaşa Hastanesi’nde” yanıtını verir. Doğumdan sonra, “Aman beni tutmayın fena oluyorum” diyerek doğumhaneden çıkmış, kendinden geçmiş bir şekilde iskeleye koşmuş, ilk doğumunu gerçekleştirdiği için zorlanmış ve bir sinir buhranı yaşamıştır.
O gün Hikmet Bey’e heyecanla yanıtları verirken gelecekte Türkiye’nin en önemli hekimlerinden biri olacağını hayal eder miydi bilemeyiz ama 1949’da açacağı klinik Türkiye’nin en kapsamlı kadın doğum kliniği olacaktır. İşte o zaman büyük bir tabelaya “Pakize İ. Tarzi Kliniği” yazılacaktır.

PAKİZE İZZET KİMDİR?
Pakize İzzet, 1912’de babasının Ziraat Bankası’ndaki görevi nedeniyle Şam’da dünyaya gelir. Ekim 1918’de Şam’ın düşmesiyle aile, sırasıyla Adana, Konya, Bursa ve İstanbul’a yerleşir. Pakize İzzet de 16 yaşında doktor olmayı kafasına koyar. 1927’de Zeynep Hanım Konağı’nda bir yıl hazırlık okur, 1928’de de Tıbbiye’ye girer. Akil Muhtar’ın, Neşet Ömer’in, Wilhelm Liepman’ın öğrencisi olur. Aynı yıl İstanbul’da Amerikan Kız Kampı’na katılır, yüzme öğrenir. Birkaç yıl içinde de kendisini geliştirerek yüzme yarışmalarında Boğazı geçerek ikinciliği elde eder.
1931’de Atatürk’ün isteğiyle köylerdeki kadınların tedavi edilmesi istenir. Kadınlar Birliği Başkanı Latife Bekir’in öncülüğünde bir heyet seçilir ve Pakize İzzet de bu heyette yer alır. Köy köy gezer, üç hafta boyunca kadınları tedavi eder. Gördüğü manzara onu derinden etkiler ve uzmanlaşmak için “kadın hastalıkları” branşını seçer. Ertesi yıl mezun olduktan sonra da Haydarpaşa Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniği’nde çalışmaya başlar. 1934’te Türkiye’nin ilk özel kadın doğum kliniğini Cağaloğlu’nda, Hikmet Feridun’a röportaj verdiği apartman dairesinde açar. Pakize İzzet döneminin aydın ve girişimci kadınlarındandır, İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Kadınlar Kongresi’nde görev alır. Müfide Ferit Tek ile birlikte Türkiye’nin ilk hayvanları koruma derneğinin, Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin ve Soroptimist Kulübü İstanbul şubesinin kurucuları arasında yer alır.
ATATÜRK SEVGİSİ
Pakize İzzet, Atatürk ile ilk kez Tıp Fakültesi’nin birinci sınıfında tanışır. 1 Temmuz 1927 günü Kurtuluş Savaşı’nın ardından Atatürk ilk kez İstanbul’u ziyaret ederken Haydarpaşa Garı’nda karşılama heyeti oluşturulur. Tıbbiyeyi temsilen de Pakize İzzet Ulu Önder’e çiçek takdim eder. O günü şöyle anlatır:
“Heyecanım sonsuzdu. İlerledim, onunla göz göze gelince büsbütün şaşırdım. Gözlerinden tanımlanması imkânsız bir ışık yayılıyordu. Saniyeler, yıl kadar sürdü. Sonunda çiçeği elimden aldı. Yanındaki yaverine uzattı. Şefkatle omzumu sıkıp ilerledi.”
İkinci karşılaşması da Fahrettin Altay’ın kızının Dolmabahçe’deki düğününde olur. Samiye ablası ile birlikte düğüne katılırken Fahrettin Altay’ın eşi Pakize’yi Atatürk ile tanıştırır. Pakize İzzet o günü “gözlerinin içine bakınca yine elim ayağım boşaldı” diye anlatacaktır.

EVLİLİK
Öğrencilik yıllarında Şişli’deki bir apartmanda otururlar. Komşuları ise Afgan Kralı Amanullah Han’ın kayınpederi Kandahar Prensi Mahmut Tarzi ve kalabalık ailesidir. Bu ailenin Türkiye serüveni 1928’de başlamıştır. O yılın mayıs ayında Türkiye’yi ziyaret eden Amanullah Han, hayranlık duyduğu Atatürk’ün devrimlerini ülkesinde uygulamak istemiş ancak halk ayaklanmış, sonuçta Kabil’den kaçıp Roma’ya yerleşmiştir. Ailenin diğer kısmı da İstanbul’a sığınır. Bu nedenle de aynı apartmanda komşuları olur. 1931’de Park Otel’de düzenlenen “Tıbbiyeliler Gecesi”nde Afgan komşuları Kadir Han yanında yakışıklı bir gençle katılır. Genç, Amanullah Han’ın eşi Kraliçe Süreyya’nın kardeşi Prens Fettah Tarzi Han’dır. Roma’da yaşamaktadır ve birkaç haftalığına İstanbul’daki ailesini ziyarete gelmiştir.

Pakize İzzet o gün Prens Fettah Tarzi Han’dan etkilenir. Bir yıl sonra Afgan aile, Teşvikiye’de Hüsrev Gerede Caddesi’ndeki konağa yerleşir, Pakize İzzet ve ailesini yemeğe davet eder. O gece Prens Fettah Tarzi ile Pakize birbirlerinden etkilenirler, birkaç hafta içinde de nişanlanırlar. 8 Temmuz 1935 günü Beşiktaş Evlendirme Dairesi’nde nikahları kıyılır, Tarabya Oteli’nde de düğünleri yapılır. Pakize İzzet “Bir masal ya da düş dünyasında gibiydim” diye anlatır o günü…
Bir süre eşiyle Roma’da yaşarlar, Roma Üniversitesi hastanesinde çalışır. Alışamaz ve İstanbul’a dönerler. Bu sefer Haseki Hastanesi Kadın Doğum Servisi’nde göreve başlar, Taksim’de de bir muayenehane açar. 21 Temmuz 1949 günü de Şişli’nin en güzel binalarından birinde 20 yataklı “Pakize İ. Tarzi Kliniği” Lütfi Kırdar’ın katılımıyla açılır.

KLİNİĞİN ÜNLÜLERİ
Klinik birçok ünlü ismin ameliyatının ve doğumunun gerçekleştiği bir yer olur. Örneğin 36 numaralı odada Adile Naşit ameliyat olan isimlerdendir. II. Abdülhamit’in oğlu Şehzade Burhanettin Efendi’nin eşi Aliye Cavid, ünlü tiyatrocu Cahide Sonku, Ömer Faruk Efendi’nin kızı Hanzade Sultan, Son Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa’nın diplomat oğlu İsmail Hakkı Okday, Celal Bayar, Atatürk’ün kardeşi Makbule Atadan, Yaşar Kemal’in eşi Thilda bu binada ameliyat olan tanınmış simalardır. Koç ailesinden Mustafa Koç 29 Ekim 1960 günü bu klinikte doğar. Ömer İnönü’nün, Özden Toker’in, Atilla Özdemiroğlu’nun, Yaşar Nabi’nin ve daha birçok tanınmış ismin çocukları bu klinikte dünyaya gözlerini açar, Pakize İzzet’e de “Bebeklerin cici annesi” olarak anılır.
Pakize İzzet’in üç evladı olurken kızı Zeynep 1987’de Osmanlı hanedanından “Son Şehzade” Ertuğrul Osman Osmanoğlu ile evlenir. Severek evlendiği eşi Prens Fettah Tarzi’yi ise 30 Aralık 1968 günü kaybeder. Son dönemlerinde kalp rahatsızlığından dolayı sakin bir hayat geçirir ve anılarını yazar. “Anılar” adlı bu kitabı düzenleyen ve teşvik eden ise Yaşar Kemal olur.
İlk kadın hekimlerimizden Pakize İzzet Tarzi 10 Ekim 2004 günü 92 yaşında aramızdan ayrıldı. Atatürk’e bağlılığını, saygısını ve sevgisini röportajlarında, anılarında ifade ederken hatıra kitabını şöyle bitirir: “Türkiye Cumhuriyeti’nin, başka bir deyişle Atatürk Türkiye’sinin bir genci olmaktan gurur duyuyorum.”