Tarımla ilgili yeni bir “torba kanun” yürürlüğe girdi. Adı “torba kanun” olunca, içerisinde çok farklı konularla ilgili önemli düzenlemeler var. Alkollü içki reklam ve tanıtım yasağı da var, sigara üretiminde kullanılacak yerli tütünle ilgili düzenleme de var. Çeltik ekim alanları ile ilgili maddeler de var, Orman Kanunu ile ilgili değişiklikler de var. Ama en çok merak edilen ve uzun zamandır beklenen Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’ndaki değişiklikle hobi bahçeleri konusundaki düzenleme. Hobi bahçeleri ile ilgili yapılan düzenleme ile yaşanan soruna bir düğüm daha atılmış oldu.
Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde, Tarım Kanunu, Tohumculuk Kanunu, Biyogüvenlik Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu başta olmak üzere tarımla ilgili birçok kanun çıkarıldı. Bu kanunlar hazırlanırken üzerinde yeterince çalışılmadığı ve tarafların görüşü alınmadığı için uygulamada birçok sorun yaşandı. Çıkarılan kanunlar, çoğu zaman sahaya uymadı, ihtiyaçları karşılamadı ve sorunları çözemedi. Öyle olunca ikide bir “torba kanun” ile düzeltilmeye çalışılıyor.
Tarımda yasa çok, çözüm yok
Bu dönemin en belirgin özelliklerinden birisi de çıkarılan kanunlara uyulmaması, uygulanmaması. Tarımda mevzuat konusunda denilebilir ki ciddi bir eksiklik yok. Ama uygulamada ciddi sorunlar var. Çünkü çıkarılan kanunlar uygulanmıyor. Bugün çokça konuşulan tarım arazilerinin korunması konusunda kanunlar uygulansa bu kadar torba kanun çıkarmaya gerek kalmayacaktı. Kanun uygulanmayınca yeni düzenlemelerle ya cezalar artırılıyor veya yeni tanımlamalar yapılıyor. Ama sorun çözülmüyor. Çünkü o yeni düzenleme de uygulanmıyor.
Bu konudaki en somut örnek, yıllardır dile getirilen tarımsal destekler için bütçeden ayrılacak pay konusundaki düzenlemedir. Bundan 20 yıl önce, 26 Nisan 2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Kanunu’nun, “Tarımsal desteklemelerin finansmanı” başlıklı 21. Maddesi aynen şöyle: “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.”
Aradan 20 yıl geçti, Tarım Kanunu’ndaki bu madde hiç uygulanmadı. Bütçeden ayrılan kaynak, gayri safi milli hasılanın yüzde 1’ine hiç ulaşılmadı. Genellikle yüzde 0,50 civarında veya altında kaldı. Madem uygulamayacaktınız bu maddeyi niye oraya yazdınız?
Hobi bahçeleri ne olacak?
En çok değişiklik yapılan yasalardan birisi 19 Temmuz 2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’dur. Bu kanun ile ilgili yapılan her değişiklik, torba kanun ile yapılan düzenlemeler ve kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelikler büyük tartışma yarattı. Çünkü son dönemdeki değişiklikler adeta hobi bahçelerine kilitlendi. Torba kanun denilince akla ilk olarak “hobi bahçeleri ne olacak?” sorusu geliyor.
Resmi Gazete’nim 20 Haziran 2026 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile pek çok alanda düzenlenme yapıldı. Ama genel beklenti hobi bahçeleri ile ilgili nasıl bir düzenleme çıkacağı ile ilgiliydi.
Hobi bahçesi sahipleri büyük bir tedirginlikle bu kanunun çıkmasını bekliyordu. Çünkü toplum birçok konuda olduğu gibi ikiye bölünmüş. Hobi bahçelerinin hukuka aykırı bir şekilde kaçak olarak tarım arazilerine yapıldığını ve yasaların uygulanarak bu yapıların yıkılmasını isteyenler var. Diğer tarafta, yazlık alacak paraları olmadığını, çocuklarının ayağı toprağa değsin, kendi sebzelerini, meyvelerini üretmek için hobi bahçesi aldıklarını ve bunların yıkılmasına şiddetle karşı çıkanlar var.
Kanun ve yönetmelikler neden uygulanmıyor?
Hobi bahçeleri için son 6 yılda 2 torba kanun ve 2 yönetmelik çıkarıldı ama çözüm olmadı. Bundan 6 yıl önce, 4 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7255 Sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun ile hobi bahçelerindeki yapıların yıkılmasına karar verilmiş, hapis cezası gibi ağır cezalar getirilmiş ve büyük tartışmaya neden olmuştu. Bu torba kanun, 2005 yılında kabul edilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası’nın ilgili maddelerinin yeniden düzenlenmesini kapsıyordu.
Yani 2005’te çıkarılan kanun ile tarım arazileri korunamadı. 4 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan torba kanun ile tarım arazileri yine korunamadı. Tarım ve Orman Bakanlığı bu iki yasa ile koruyamadığı tarım arazilerini 2005 yılındaki kanuna dayanarak 4 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği” ve aynı gün yayımlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile bu sorunu çözmeye çalıştı. Yine çözemedi. Hatta çok büyük tepki gördü.
Hobi bahçelerinin toplu olarak yıkılacağı ifade edildi. Tepkiler üzerine bu yasalarda imzası olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan devreye girerek bir komisyon kurulmasını sağladığı ifade edildi. Bu komisyonun bir çözüm getireceği ve bunun da torba kanunda yer alacağı sıklıkla dile getirildi.
Torba kanunda hobi bahçeleri için neler var?
Yeni çıkarılan torba kanuna eklenen bir maddeye göre, hobi bahçelerindeki yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanmayacak. Daha doğrusu kanun maddesinde hobi bahçeleri geçmiyor. Bu kanun kapsamında izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise elektrik su ve doğal gaz bağlantısı yapılmayacağı ifade ediliyor.
20 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” da 25’inci maddede şöyle deniliyor:
“MADDE 25- 5403 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan “on” ibaresi “iki bin beş yüz” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmez. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin otuz gün içerisinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir.”
Sorumluluk yerel yönetimlere ve şirketlere atılıyor
Torba kanundaki bu düzenleme ile hükümet, Tarım ve Orman Bakanlığı, hobi bahçeleri ve izin alınmadan yapılan diğer tüm kaçak yapılarla ilgili sorumluluğu kendi üzerinden yerel yönetimlere yani belediyelerle, elektrik ve doğal gaz dağıtım şirketlerine atıyor. Buna göre, bu kaçak yapılara elektrik, su ve doğal gaz bağlayan kurumlara, kuruluşlara abone başına 100 bin lira ceza kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren abonelik 30 gün içerisinde iptal edilmezse her ay için ayrıca 100 bin lira idari para cezası kesilecek.
Cezalarda büyük artış
Torba kanun ile yapılan bir başka düzenleme ile tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı kapsamında tarım arazisini bozanlara daha önce metrekare başına 10 lira olan para cezası 2 bin 500 liraya çıkarıldı. Bu düzenleme de hobi bahçelerini kapsıyor.
Yapılan düzenleme sonrasında Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’na göre cezaya ilişkin madde şöyle oldu: “Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması ya da alınan izne uygun kullanılmaması halinde; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Arazi sahibine veya araziyi bozana 1000 Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası verilir” hükmü yeni torba kanunda her metrekaresi için 2 bin 500 lira olarak düzenleniyor. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır hükmüne bağlı olarak, izinsiz yapı büyük ova kapsamındaki yerlerde ise metrekare başına 5 bin lira idari para cezası uygulanacak.
İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nun “Tarım arazilerinin korunmasını” öngören 13’ üncü veya “Tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması” başlıklı14’ üncü maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin Bakanlık birimlerince tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve bu bendin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.”
Aynı düzenleme ile “toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilik tarafından bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanır ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir” düzenlemesi de yeni torba kanun ile metrekare başına ceza 2 bin 500 liraya çıkarıldı.
Mevzuat daha da karmaşık hale geldi
Özetle, hobi bahçeleri ile ilgili mevzuat giderek daha karmaşık hale geliyor. Önceki düzenlemelerde hobi bahçesinin yıkılması öne çıkarken bu yeni düzenlemede hobi bahçelerine ve kaçak, izinsiz yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanmaması öngörülüyor. Elektrik, su ve doğalgaz verilmezse zaten bu yapılarda yaşamak, sebze, meyve üretmek imkansız hale gelir. Ama bu kanunun da uygulanması mümkün değil. Dolayısıyla yapılan bu düzenleme ile soruna bir düğüm daha atıldı. Daha önce de yazdığım gibi, hobi bahçeleri ile ilgili sorunu çözmek için öncelikle sahada mevcut durumun tespit edilmesi gerekir. Bu tespitler dikkate alınarak çözüm aranmalı.
Hobi bahçeleri ile ilgili her yazı yazdığımda veya video paylaştığımda bir kesim hobi bahçelerinin yıkılmasını istediğimi iddia ederken, diğer bir kesim hobi bahçelerini korumak için yazdığımı iddia ediyor. Ben yapılan düzenlemeleri paylaşıyorum. Sizlere bilgi veriyorum. Hobi bahçelerinin yıkılıp yıkılmaması benim işim değil. Yapılan düzenlemeleri en açık, yalın haliyle yazarak bilgilendirmeye çalışıyorum.
Hobi bahçeleri ile ilgili daha önce yazdığım yazılarda Almanya örneğini anlattım. Hobi bahçelerini doğuran nedenleri detaylı olarak paylaştım. İşin temelinde tarım politikalarındaki yanlışların olduğunu, çiftçi para kazansa arazisini hobi bahçelerine vermeyeceğini defalarca anlattım. Ortada fiili bir durum oluştuğunu, cezayla,tehditle bu sorunun çözülemeyeceğini defalarca anlattım. Hatta gecekondu sorunu gibi her geçen gün daha da işinden çıkılamaz bir hale geldiğini söyledim. Yapılan bu düzenleme ile sorun çözülmüyor. Yeni bir düğüm atılıyor.
Özetle, yeni çıkan torba kanun, tarım arazilerine izinsiz, kaçak olarak yapılan yapılar için elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin yapılmamasını, mevcut aboneliklerin iptal edilmesini öngörüyor. Bu konuda ağır cezalar getirildi. Bunu uygulamak mümkün mü? Tarım ve Orman Bakanlığı çıkardığı yasayı uygulamayarak kendisinin neden olduğu bir sorunu yerel yönetimler, elektrik ve doğalgaz şirketleri üzerinden çözmeye çalışıyor. Bu şekilde çözüm olur mu?
Bakanlık hobi bahçelerine değinmedi
Torba kanun Resmi gazete’de yayımlandıktan sonra Tarım ve Orman bakanlığı bir açıklama ile yapılan düzenlemeleri anlattı. Sosyal medyada düzenlemeler ayrı ayrı anlatılırken bazı maddeleri “müjde” olarak sunuldu. Ancak hobi bahçeleri ile ilgili hiçbir bilgi yer almadı.
Bakanlığın internet sayfasında yayınlanan haberde şu bilgilere yer verildi:
“Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'na ilişkin “Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, tarımsal potansiyelimizi en üst seviyeye taşıyacak stratejik adımlarımızı hukuki bir güvenceyle taçlandırırken, sektörümüzü küresel vizyonumuzla uyumlu, sürdürülebilir ve çok daha dinamik bir yapıya kavuşturuyoruz” ifadesini kullandı.
Kanunlarda yapılan değişikliklerle, tarım sektörünün yapısal dinamiklerini daha da güçlendirdiklerini, doğayı merkeze alan yeniliklerle, Türkiye'nin yarınlarına kalıcı bir miras bıraktıklarına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti: “Bu tarihi adımlar, sadece bugünün değil, geleceğin büyük ve güçlü Türkiye'sinin tarım politikalarına atılmış sarsılmaz bir imzadır.”