Bahreyn haritada küçük bir nokta gibi görünse de mutfağı, yüzölçümünün çok ötesinde bir zenginlik sunar. Basra Körfezi'nin ortasında yer alan bu ada ülkesi, binlerce yıl boyunca Doğu ile Batı arasındaki ticaret yollarının kesişme noktası oldu.
Hindistan'dan gelen baharatlar, İran'ın pirinç kültürü ve Arap Yarımadası'nın geleneksel tarifleri burada aynı sofrada buluşur. Bugün Bahreyn mutfağını farklı kılan da tam olarak bu çok katmanlı geçmiş.
Ülkenin gastronomi serüveni ise en iyi Manama'nın tarihi çarşısında başlar.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte çarşının dar sokakları hareketlenir. Taş fırınlardan yükselen sıcak ekmek kokusu, baharatçıların önüne dizilmiş siyah limonlar, safran, hurma ve kakule tezgahlarıyla birleşince daha ilk dakikadan buranın yemek kültürünün günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu hissedilir.
Çarşının en bilinen duraklarından biri, 1950 yılından bu yana hizmet veren Haji's Cafe. Bahreyn'in en eski kafesi olarak kabul edilen bu mütevazı mekânın önünde günün her saati hareket eksik olmuyor. Takım elbiseyle işe yetişmeye çalışanlar da burada kahvaltı ediyor, emekliler de, çocuklu aileler de...
Mekanın bugünkü işletmecisi Zuhair Haji, dedesinden miras kalan bu geleneği sürdürüyor. Ona göre buranın sırrı gösterişli sunumlar ya da lüks dekorasyon değil; her gün aynı kaliteyi koruyabilmek. "Burada her şey günlük hazırlanıyor. Ne ekmek dondurucuya giriyor ne de bir sonraki güne yemek kalıyor. Ürün biterse satış da bitiyor."