Ana içeriğe geç

Ukrayna’nın katlettiği denizcinin ağabeyi Hükümet’e seslendi: O korkak komedyen cezasız mı kalacak?

Rusya’dan Trabzon’a kömür taşırken 22 Temmuz günü Ukrayna tarafından vurulan Reyhan Sarı gemisinde Makine Lostromosu Savaş Çakar hayatını kaybetmişti. Ağabeyi Kocaeli Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abbas Çakar’ın gazetesinde kaleme aldığı yazıyı aynen yayımlıyoruz:

Ukrayna’nın katlettiği denizcinin ağabeyi Hükümet’e seslendi: O korkak komedyen cezasız mı kalacak?
Aydınlık
16

Hani bazen olur ya; insan çok şey anlatmak ister ama anlatamaz. Kelimeler boğazına düğüm düğüm olur, konuşamaz... Ben hayatımda bu çaresizliği ve acıyı iki kez yaşadım.

İlki bundan 15 sene önceydi. Araçların arkasında görürüz ya hani: “Babamın gölgesi yeter” yazar... Ben, uzun ve yıpratıcı bir mücadelenin sonunda babamı, yani o sığınacak tek gölgemi, ulu dağımı kaybettim. Amansız bir hastalığa yenik düşmüştü. Tarifi olmayan bir acıydı. Baba acısı yaşayan bilir; insanın içi alev alev yakan, hiç sönmeyen bir yangına benzer.

Bu büyük acının üzerinden tam 15 sene geçti. Ve ben aynı acıyı, aynı iç yangını bugün tekrar yaşadım. Ancak bu seferki yangın bambaşkaydı... Kuşkusuz her canlı ölümü tadacak, bunu hepimiz biliyoruz. İsyan etmiyoruz, takdire boyun eğiyoruz. Ama böylesi bir ölüm akıl alır gibi değil!

Ekmeğinin peşinde, aylarca gurbete giden, her defasında ailesinden ve sevdiklerinden yüreği buruk ayrılan bir babayı, canım ağabeyim Savaş Çakar’ı kaybettim. Hepinizin bildiği üzere amansız bir hastalıktan ya da ani bir kalp krizinden değil; feci bir trafik kazasından da değil... Onu gurbet ellerde, Karadeniz’in uluslararası sularında, Rusya ile Türkiye arasında kömür taşıyan “MV Reyhan Sarı” isimli tamamen silahsız bir kuru yük gemisinde, en donanımlı kamikaze dron saldırısında kaybettik.

ALÇAK SALDIRI

Böylesi bir ölüm kimin aklına gelir?

Benim ağabeyim; uluslararası sularda aylardır mağdur edebiyatı yapan, başka ülkelerin maşası ve kuklası olmuş, başında komedyen bir başkanı bulunan bir ülkenin gerçekleştirdiği alçakça bir dron saldırısında hayatını kaybetti. Pek çoğunuz haberlerde görmüştür, ama bilmeyenler için tekrar hatırlatayım: Türk bayraklı, kömür yüklü ve savunmasız bir gemi hedef alındı. Başkalarının kuklası olmuş bu yönetim, sivil ve silahsız bir gemiye dron ile peş peşe 3 kez saldırdı! Bir yanlışlık veya kaza değil; göz göre göre, bile bile, isteye isteye ve şerefsizce yaptılar bu alçak saldırıyı...

Önce geminin bacasının yanında bulunan haberleşme sistemini, ardından gemi personelinin yaşam alanı olan kamaraların bulunduğu noktayı ve son olarak güverteyi hedef aldılar. Bunu yaptıktan sonra da utanmadan, sanki askeri bir başarı elde etmiş gibi, arkaya müzik ekleyip sosyal medya hesaplarında paylaştılar! Silahsız bir gemideki suçsuz, günahsız insanlara yaşattıkları bu vahşeti bir şov malzemesi yaptılar.

O saldırıda; 24 yaşından bu yana denizlerde olan, biri özel gereksinimli 2 çocuğuna ekmek götürmek için var gücüyle çalışan, aylarını gurbette geçiren, hasret ve özlemle içi yanan bir babayı katlettiler! Gemideki 3 iş arkadaşı yaralandı, yaklaşık 20 personel ise ölümden döndü. Direkt kamarasına isabet eden mühimmatla, uykusunda bir insan katledildi. Çalışma arkadaşları uzun süre ona ulaşamadı; ağabeyim demir yığınlarının altında hayatını kaybetti.

Bu olayı bizzat yaşadıktan sonra öğrendik ki bu vahşet ilk değilmiş. Son bir buçuk ayda uluslararası sularda seyreden Türk bayraklı gemilere defalarca benzer saldırılar düzenlenmiş. Bakanlık, daha öncesinde hafif hasar ve yaralanmaların yaşandığı iki ayrı olayla ilgili resmi kınama açıklaması yapmış. Ancak bir Türk vatandaşının, bir babanın hayatını kaybettiği, 3 kişinin yaralandığı bu kanlı saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen hâlâ tek bir somut adım veya açıklama yok!

Belki benim gazeteci olmam sebebiyle ağabeyimi kaybettiğimiz bu acı olay basında biraz daha fazla yer buldu. Ancak devletimizin resmî kurumları hâlâ sus pus. Ne beni ne eşini ne de 18 yaşındaki evladını arayıp soran bir yetkili oldu. Derdimiz aranmak ya da başsağlığı dileği duymak değil. Derdimiz; bir yetkilinin çıkıp açıkça şunları söylemesidir:

“Uluslararası sularda, ekmeğinin peşindeki sivil denizcilerimize düzenlenen bu vahşi saldırı bir terör eylemidir! Bu bir vahşettir, bu bir katliamdır! Bu eylemi gerçekleştiren ve sanki askeri operasyon yapmış gibi sergileyen ülkeye karşı her alanda gerekli mücadele verilecek, en ağır yaptırımlar uygulanacak ve hesabı misliyle sorulacaktır!”

Ama ne arandık ne de caydırıcı bir tepki gördük. Yanlış anlaşılmasın; ölen kişi benim ağabeyim olduğu için duygusal düşündüğümü sanabilirsiniz. Alakası bile yok! Hayatını kaybeden bir başkası da olsaydı tavrım ve isyanım aynı olurdu. Çünkü bu, Türk bayraklı gemilere yönelik ne ilk ne de son saldırıdır. Biz yıkılmış bir halde cenazemizi teslim alıp Kocaeli’ne getirdiğimizde bile bölgeden yeni saldırı haberleri geliyordu. Ekmeğinin peşinde olan, suçsuz günahsız insanların başına bunların gelmesi normalleştirilemez!

HESAP SORULMAYACAK MI?

Şimdi sormak istiyorum: Benim suçsuz, günahsız ağabeyimi katledenlerden hesap sorulmayacak mı? Bu caniler ceza almayacak mı? Kömür yüklü silahsız bir gemiye terör saldırısı düzenleyen bu devlete karşı ne yapılacak? O videoları paylaşıp bunu askeri operasyon gibi gösteren, ekranlara üniforma giyerek çıkan ama oyuncak silah görse saklanacak yer arayacak o korkak komedyen cezasız mı kalacak?

Bunu yapan sıradan bir kişi olsa, peşine düşer cezasını alana kadar kovalarsın. Peki şimdi soruyorum: Bu terörist eylemi gerçekleştiren bir ülke olunca kim hesap soracak? Biz kimden adalet isteyeceğiz?

Bu yönetimin, Somali’de gemilere saldıran korsanlardan ne farkı vardır? Hayat arkadaşını kaybeden yengemin, babasız kalan yeğenlerimin, gözü yaşlı annemin, ciğeri yanan ortanca ağabeyimin ve benim içimdeki bu yangın için ne yapacaksınız?

Bu sularda hayatını kaybeden, yaralanan, dehşeti yaşayan tüm vatandaşlarımız için ne yapacaksınız? Bundan sonraki günlerde denizde ticaret güvenliğini nasıl sağlayacaksınız? Bu rotaya her çıktığında ölüm korkusu yaşayacak denizcilerimizi nasıl koruyacaksınız?

Bu sessizlik neden?

Arkamızda durması gerekenlere haykırmak istiyorum:

Sesimi duyan var mı?

YANIMIZDA OLANLARA TEŞEKKÜR

Öte yandan yazıma son vermeden önce; acımızın en taze olduğu o zorlu anlarda ağabeyimin cenazesini teslim almamız sürecinde bize kolaylık sağlayan Trabzon Adli Tıp Kurumu Başkanlığına, Trabzon Büyükşehir Belediyesine ve Yomra Kaymakamlığına; cenazemizi İstanbul Havalimanı’ndan alarak Kocaeli’ne getirmemize yardımcı olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ve defin işlemlerimizde yanımızda olan Derince Belediyesine yürekten teşekkür ediyorum.

Ayrıca bu acı haberi duyar duymaz arayarak acımızı paylaşan tüm Kocaeli Milletvekillerimize, Belediye Başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşu temsilcilerine; acı günümüzde bizleri yalnız bırakmayarak cenazemize katılan tüm protokol mensuplarına, belediye başkanlarımıza, STK temsilcilerine, basın mensubu meslektaşlarıma, dost, akraba ve hemşehrilerimize şahsım ve ailem adına sonsuz minnet ve şükranlarımı sunuyorum.

Kaynağa Git

İlgili Haberler