Ana içeriğe geç

Denizlerin Fethi Çağı

Aydınlık GYY Tevfik Kadan'ın yeni kitabı Denizlerin Fethi Çağı'nı Adil Hacıömeroğlu inceledi. Birçok güncel saptamanın yer aldığı kitap üzerine değerlendirmelerde bulunan Hacıömeroğlu, 'Günümüzde egemenliklerini ve varlıklarını sürdürmek isteyen devletlerin denizlerde varlığı olmazsa olmaz' dedi.

Denizlerin Fethi Çağı
Aydınlık
16
Dünyada en kısa sürede en büyük topraklara yayılan devlet, Cengiz Han’ın Moğol İmparatorluğu’dur. Bu büyük imparator, devletini kurduğunda ‘karaların egemeni’ anlamına gelen Timuçin olan adını, ‘denizlerin ve karaların egemeni’ anlamına gelen Cengiz olarak değiştirdi. Yüzyıllar öncesinden denizlere egemen olmanın ülkelerin gelişip var olmasında ne denli önemli olduğunu göstermesi açısından ufuk açıcı bir örnektir bu...

Elimde bir kitap var: Denizlerin Fethi Çağı… Yazarı: denizcilik konusunda eğitim görmüş oldukça donanımlı genç bir arkadaşımız Tevfik Kadan. O, şu anda Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği görevini başarıyla sürdürmekte. Denizlerin Fethi Çağı, onun ilk kitabı… 21 Haziran 2026 günü Kadıköy Kitap Şenliği’nde imza günü vardı. Sağ olsun bu güzel kitabı imzalayarak bana armağan etti.

Denizlerin Fethi Çağı - Resim : 1

Sayın Kadan’ın kitabını bir solukta okudum. Kitap, özenli bir inceleme ve araştırmayla hazırlanmış. Dili oldukça yalın ve akıcı… Anlatılanlar, konu bütünlüğü içinde tarihsel oluş sıraları gözetilerek sıralanmış. Kitabın en güzel yanı da kaynakçasının oldukça geniş olması. Yani anlatılanların nesnelliği söz konusu. Çok sayıda farklı kaynağı inceleyip araştırması, onun gerçeği okurlarıyla buluşturma çabasını göstermektedir. Bu yönüyle benzer konularda kitap yazanlara örnek olmasını dilerim.

Kitapta, denizciliğin tarihsel geçmişi ele alınıyor. Denizlere egemen olan devletlerin hem varsıl hem de çok güçlü oldukları, örneklerle anlatılıyor. Denizlere açılamayan devletlerin ise uzun soluklu olmadıklarını tarihsel örneklerle görüyoruz. Özellikle okyanuslara egemen olan ülkelerin farklı coğrafyalarda büyük devletler kurduklarını bu kitaptan öğreniyoruz. Özellikle sömürgeciliğin başlamasıyla devletler arasındaki asıl egemenlik savaşının denizlerde olduğu yalın bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.

DÜNYA GÜCÜ OLMANIN YOLU

Günümüzde denizler, yalnızca ulaşımın, askeri üstünlüğün perçinlendiği yerler değil, aynı zamanda birçok ekonomik değeri de içinde barındıran vazgeçilmez bir yer. Bu nedenle günümüzde egemenliklerini, varlıklarını sürdürmek isteyen devletlerin denizlerde varlığı olmazsa olmaz. Dünya gücü olmanın yolu, denizlerden geçmekte. Ülkeler arası rekabeti, üstünlüğü, olası savaşları belirleyecek olan da denizlerdeki savaşma gücü. Kıyılarını, kendine ait suları, yani Mavi Vatan’ını koruyamayan ülkelerin büyüme, kalkınma, ileri gitme, halkına gönençli ve mutlu bir yaşam sunma olasılığı neredeyse yok!

Su yollarına egemen olan ülkelerin dünya ticaretini elinde bulundurması yadsınamaz bir gerçek. Bu nedenle günümüz savaşlarına, bu açıdan bakmak gerek.

Tevfik Kadan, kitabında ülkemize yol gösterecek geleceğe yönelik önemli öngörülü saptamalarda bulunmakta: “Öyleyse geleceğin deniz kontrolü şu üçlüye dayanacak: Uzay + Yapay Zekâ + İnsansız Sistemler. Yani gelecekte MEB’lerini (Münhasır Ekonomik Bölge-A.H) en iyi kontrol eden devletler; en çok gemisi olanlar değil, en iyi veri toplayan(lar), işleyenler ve yorumlayanlar olacak. Denizlerin Fethi Çağı, Tevfik Kadan, Kaynak Yayınları, 1. Basım, Haziran 2026, s.89.)” Yazarın bu saptamasından anlaşılıyor ki deniz egemenliğinin biricik yolu bilimsel ve teknolojik gelişmedir.

Tevfik Kadan, “Dünyanın temel siyasi birimi ulus devlettir ve öyle kalacaktır. Tüm ulusların kendi çıkarlarını ön planda tutması ve egemenliklerini koruması doğal ve adildir. Uluslar kendi çıkarlarını öncelikli tuttuğunda dünya en iyi şekilde işler.” demekte… (Age, s.118.)

Dünyada adalet, ulusların kendi çıkarlarını koruyup onlarla yetinmesiyle olanaklı. Kendi hakkından fazlasını alma isteği adaleti sağlamadığı gibi bitmez tükenmez savaşlara da yol açar.

ABD-ÇİN REKABETİ

“Amerikalı yetkililer, Avrupa’nın sorunlarını yetersiz askeri harcamalar ve ekonomik durgunluk açısından düşünmeye alışmışlardır. Ancak, Avrupa’nın gerçek sorunları daha derindir. Kıta Avrupası, yaratıcılığı ve çalışkanlığı zayıflatan ulusal ve ulus ötesi düzenlemeler nedeniyle, küresel GSYİH’deki payını 1990’da yüzde 25’ten bugün yüzde 14’e düşürmüştür. Ancak bu ekonomik gerileme, medeniyetin yok olma ihtimalinin gerçek ve daha çarpıcı görünümü karşısında gölgede kalmaktadır.” (Age, s.120.)

Avrupa’nın neredeyse her alanda çökmekte olduğu burada çarpıcı bir biçimde anlatılmaktadır. Bu nedenle çökmekte olan bir AB’nin Türkiye’nin uygarlık ve kurtuluş umudu olması boşa kürek çekmek değil de nedir?

Kitapta, ABD-Çin rekabeti konusunda da önemli saptamalar var. Yarışın ana omurgası teknolojik gelişim. Bu alanda Çin’in giderek büyüyen bir üstünlüğü söz konusu. ABD, can havliyle sağa sola saldırarak, kan dökerek, yakıp yıkarak düştüğü gerileme sürecinden kurtulmaya çalışıyor. Bu çırpınışın Amerika’nın gerileme sürecini sona erdirmesi olanaksız. Burada bir gerçeğin altını çizmeliyim. ABD doları, dünya ticaretindeki kullanılırlığını yitirdikçe bu gerileme ve çöküş hızlanacaktır.

Dünyada en kısa sürede en büyük topraklara yayılan devlet, Cengiz Han’ın Moğol İmparatorluğu’dur. Bu büyük imparator, devletini kurduğunda “karaların egemeni” anlamına gelen Timuçin olan adını, “denizlerin ve karaların egemeni” anlamına gelen Cengiz olarak değiştirdi. Yüzyıllar öncesinden denizlere egemen olmanın ülkelerin gelişip var olmasında ne denli önemli olduğunu göstermesi açısından ufuk açıcı bir örnektir bu.

Tevfik Kadan, ilk kitabıyla düşünce dünyasına yeni bir soluk kattı. Kitaplarının çoğalmasıdır en büyük dileğim. Yolun açık olsun kardeşim, selametle…

Kaynağa Git

İlgili Haberler