Ömür Kurt
Ergenlik dönemi bir insanın en karmaşık çağı. Çocuk birden büyüdüğünü düşünüyor, anne baba ise onun hâlâ küçük bir çocuk olduğunu söylüyor. Çocuk bir şeyi kendi başına yapabileceğine inanıyor, anne baba ise buna şiddetle karşı çıkıyor. Bu iki çatışma anında uzlaşı ise karşılıklı anlayıştan geçiyor. Dönemi ve açmazlarını Klinik Psikolog Arzu Turçalı anlattı.
‘ARTIK KENDİ ÇOCUĞUMU TANIYAMIYORUM’
Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe uzanan köprüde hem genç hem de ebeveyn için bir uyum sürecidir. Bu süreçte yaşanan çatışmalar, tarafların ihtiyaçlarının ve dünyaya bakış açılarının doğal birer sonucudur. Anne-babalardan sık sık duyduğumuz, “Artık kendi çocuğumu tanıyamıyorum” sözü biraz da bundan kaynaklanır.
Ergen dışarı çıkmak ister, anne-baba evde kalsın ister: Ergen için dış dünya ve akran grubu, kimlik inşasının ve bağımsızlaşma çabasının en temel merkezidir. Ebeveyn ise çocuğunu koruma içgüdüsüyle ve onunla bağını koparmama arzusuyla güvenli alan olan evde kalmasını, sınırların korunmasını arzular.
Ergen bağırır, anne baba şaşırır: Fizyolojik olarak hormonal dalgalanmaların ve beyindeki duygu merkezinin yoğun çalıştığı bu dönemde ergen öfkesini ve sınır çizme isteğini yüksek sesle dışa vurabilir. Yıllarca sakin ve uyumlu büyüyen çocuklarının bu ani ve yoğun tepkisi karşısında anne babalar ne yapacağını bilemeyerek büyük bir şaşkınlık ve çaresizlik yaşar.
Ergen küser konuşmaz, anne-baba kendini suçlar: Genç, kendi iç dünyasını anlamlandırmak ve duygularını regüle etmek için sessizliğe çekilmeyi, odasının kapısını kapatmayı bir kalkan olarak kullanır. Bu sessizlik duvarıyla karşılaşan ebeveynler ise durumu kişiselleştirerek çocuk yetiştirme süreçlerinde bir hata yaptıklarını düşünür ve yoğun bir suçluluk duygusuna kapılır.
Ergen her şeyi bildiğini iddia eder, anne-baba deneyimlerini dayatır: Ergen, soyut düşünme becerisinin gelişmesiyle birlikte kendi doğrularını inşa etmeye çalışır ve yetişkinlerin rehberliğini bir tehdit olarak görür. Anne baba ise çocuğunun hata yapmasını engellemek amacıyla kendi yaşam deneyimlerini birer kural gibi sunarak onun bu özerklik alanını daraltabilir.
Ergen eleştirir beğenmez, anne-baba kırılır ve savunmaya geçer: Kendi kimliğini anne babasından ayrıştırarak bulmaya çalışan ergen ebeveynlerinin giyimini, fikirlerini veya alışkanlıklarını sert bir dille eleştirebilir. Bu ani ve acımasız eleştiriler karşısında emeğinin takdir edilmediğini düşünen anne baba incinir ve otoritesini korumak için savunmacı bir tutum sergileyebilir.
Ergen odasına kapanıp gizlilik ister, anne-baba kuşkulanır, kontrol etmek ister: Ergen için odası ve kişisel eşyaları, kendine ait bağımsız bir krallık ve sınır çizme sembolüdür. Çocuğunun aniden kendisinden uzaklaştığını ve bir şeyler gizlediğini düşünen ebeveyn ise kaygılanarak daha fazla soru sorma veya sınırları ihlal ederek kontrol etme eğilimi gösterir.
“ERGENLİK, YETİŞKİNLİĞE ADIM SÜRECİDİR
Sonuçta ergenlik bir kopuş değil, ilişkinin yeniden şekillendiği bir dönüşüm evresidir. Bu dönemde yaşanan çatışmaların birer güç savaşı değil, büyümenin doğal bir parçası olduğunu kabul etmek, her iki tarafın da bu köprüden güvenle ve birbirini daha iyi anlayarak geçmesini sağlar.
EVDE DENEYİN
Dolap düzenleme
Bu hafta dolapları çocuklarla birlikte düzenleyin. Onun yerine yapmayın, onun yapacağı alanı belirleyin ve kendi başına neler yapabildiğini izleyin.
HAFTANIN KİTABI
“Yasimcim Canım Benim” kitabı “R” harfini söylemekte zorluk çeken Rasim’in eğlenceli öyküsü.
Yayınevi: Bilgiyolu Yayınları Yazan: Necdet Neydim Resimleyen: Reha Barış Yaş: 7+ Sayfa: 32
HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Bu hafta çocuklarla birlikte robotların izini sürün. İstanbul Robot Müzesi’nde birbirinden ilginç robotlar sizi bekliyor.
Yer: İstanbul-Avcılar
Tarih: Her gün açık
Saat: 10.00-18.00
İletişim: (0212) 509 89 20
HAFTANIN ŞARKISI
Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte Soner Arıca ve Kuzey Köker’den “Neler Oluyor Hayatta” dinleyin ve bu şarkı hakkında sohbet edin.