Ana içeriğe geç

Korku klasikleri geçidi

New England kıyılarındaki lanetli bir adada geçen “Widow’s Bay”, doğaüstü korkudan slasher’a, deniz canavarlarından tekinsiz otellere uzanan anlatısıyla türün unutulmaz klasiklerini yeniden canlandırıyor. Mizah ile dehşet arasında kurduğu ince denge, güçlü yan karakterleri ve sinema tarihine verdiği açık selamlarla dizi, son yılların en heyecan verici korku yapımlarından birine dönüşüyor.

Korku klasikleri geçidi
Cumhuriyet
16

New England'ın kıyılarında kurgusal bir ada… Gece yarısı denize açılan bir balıkçı, telsizde arkadaşıyla sohbet ederken bir anda teknede elektrikler kesiliyor. Ardından bastıran sis ve "uğursuzluğun alameti" martı sesleri, birazdan adayı sarsacak depremin haberini veriyor. İlk bakışta her şeyin yerli yerinde, herkesin normal göründüğü bu "sevimli" ada, elektrik kesintisiyle adeta kuruluş yıllarına geri dönüş yapıyor. Çünkü geçmişten beri süregeldiğine inanılan bir lanet, adayı sisle birlikte yeniden etkisi altına alıyor.

Böyle bakıldığında “Widow's Bay”in (Dul Körfezi), Stephen King uyarlaması “The Mist” (2007) veya John Carpenter'ın “The Fog” (1980) filmleriyle analoji kurduğunu düşünebilirsiniz. Bu bir bakıma doğru, ancak söz konusu girizgâh, bölümler ilerledikçe korku sinemasının arketiplerine doğru yapacağınız dehşet verici yolculukların yalnızca bir kısmını barındırıyor. 10 bölüm boyunca, korku türleri arasında müthiş bir gezintiye çıkaran ve bunu sitcom'a kaynaklık edebilecek bir kadroyla ve mizah anlayışıyla yapan “Widow's Bay” “Halloween”den (1978), “The Shining”e (1980), “Jaws”a (1975), “The Wicker Man”e (1973), “It”e (1990) veya “The Blair Witch Project”e (1999) dek türün unutulmaz klasiklerini yeniden canlandırıyor. Dahası öykündüğü filmlere, yönetmenlere ve hikâyelere çekinmeden referanslar verirken komedi ve korku arasında hassas bir denge kurarak parodiye dönüşmemeyi başarıyor.

SİNEMADA KORKUNUN KÖKENLERİ

Açılışıyla birlikte, tarih müzesinde giriştiği ve adanın geçmişine yönelik cadı avı ile yamyamlık içeren "eğlenceli" hikâye anlatımından belediye başkanı Tom Loftis'in (Matthew Rhys) sürekli düştüğü komik ve korku dolu anlara kadar “Widow's Bay”, bu adada bir şeylerin ters gittiğini bize göstermeye çalışıyor. Ancak ada dışından gelen Tom, buranın lanetli olduğuna ilişkin söylentileri ortadan kaldırıp bölgeyi bir turizm cenneti haline getirmeyi amaçlıyor. Ada halkı, buraya gelenin bir daha geri dönemeyeceğini veya kalacakları tek otelin turistler için tehlikeli olduğunu anlatadursun Tom, söylentilere kulaklarını tıkayarak ünlü bir seyahat yazarıyla adayı yeni "Martha's Vineyard'a" (Martha’nın Üzüm Bağı) çevirmek için kolları sıvıyor. Gelgelelim, geçmişiyle geleceği birbirine düğümlenmiş bu ada Tom'a yalnızca köklenmiş lanetin gerçekliğini kanıtlamakla kalmıyor bu cennet görünümlü kasabayı sakinleri için cehenneme çeviriyor. Bundan sonrası doğaüstü olaylardan katillere, deniz yaratıklarına, tuhaf otellere dek uzanan bir dizi antoloji kılıflı korkunç olay…

Diziye ismini veren ve İngilizcede dul (widow) anlamına gelen kelimenin, adanın geçmişiyle de -bir bakıma- ilişkili olduğu söylenebilir ancak Tom'un kaybettiği eşi ve bir türlü kontrol altına alamadığı oğluyla olan çaresiz ve yalnız yaşamına da örtük bir biçimde işaret ettiğini düşünebiliriz. Hatta buraya, her biri gerçek anlamda yalnız olan ve öykü boyunca hepsine ayrı ayrı değinilen Wyck (Stephen Root), Patricia (Kate O'Flynn), Ruth (K Callan), Rosemary (Dale Dickey) ve Dale (Jeff Hiller) de eklenebilir. Özellikle Patricia'nın kimsesizliğinin sonuçlarının dizinin en iyi iki bölümüne öncülük ettiğini de söylemek gerek. Dolayısıyla yan karakterlerini sadece tek boyutlu olmaktan çıkarmakla kalmayan aynı zamanda onlarla dizinin en komik ve korku dolu sahnelerini yaratmayı başaran “Widow's Bay”in, en etkili olduğu yerlerden biri de burası: Tom, tek başına dizinin bütün yükünü sırtlayabilecek güçte ancak mizahi damarını asıl besleyenler, her biri özenle yaratılmış yan karakterler.

Yaratıcısı Katie Dippold'un korku sinemasına duyduğu hayranlığın izlerini takip edebileceğiniz, her biri farklı sinematik motiflerle birbirine örülü bölümlerden mürekkep “Widow's Bay”, sırf bu yılın değil, son yılların en heyecan verici öykülerinden. Korku sinemasının klasiklerinin bu parlak geçidini sakın kaçırmayın derim. Widow's Bay'i, Apple TV'de izleyebilirsiniz.

Puanım: 8/10

Kaynağa Git

İlgili Haberler