Merkez Bankası bankaların toplam mevduattaki paylarını ve uyguladıkları faizi dikkate alarak tüm bankalar ortalamasında ağırlıklı mevduat faizinin hangi düzeyde bulunduğunu hesaplayıp açıklıyor. Merkez Bankası bu hesaplamayı yaparken dönemsel faizleri de yıllık birikimli düzeye çekiyor.
Buna göre bankalar haziran sonu itibarıyla bir aya kadar vadeli mevduata yüzde 46,63, üç aya kadar vadeliye yüzde 49,20, altı aya kadar vadeliye yüzde 48,60, bir yıla kadar vadeliye yüzde 45,90, bir yıl ve daha uzun vadeliye yüzde 42,06 faiz uyguluyor. Bu oranların brüt olduğunu da hatırlatayım.
Bu verilere göre üç aya kadar vadeliye yüzde 49’un üstünde faiz uygulanıyor ama bakarsınız bir sonraki vade yenilemede bu oran epeyce gerilemiş olabilir. Bir yıla kadar vadeli yüzde 46 ama sonraki yenilemede bu faiz de değişebilir.
Beş yıl garantili yüzde 38
Peki size şimdiden beş yıl için yüzde 38’lik garanti faiz teklif edilse kabul eder misiniz? Bankalar da devlet gibi sağlamdır tabii ki ama hem de bu faizi, yani yüzde 38’i bir de devlet teklif etse?
Ediyor zaten… Hazine beş yıl vadeli ve yaklaşık yüzde 38 faizli borçlanıyor. Üstelik bu faiz zaman içinde değişiklik göstermeyecek bir faiz. Vade sonuna kadar garanti.
Hazine’nin 17 Haziran ve 8 Temmuz ihraç tarihli son iki borçlanmasında yaklaşık beş yıllık dönem için yıllık bileşik faiz yüzde 37,94 ve yüzde 37,97 düzeyinde oluştu.
Hazine’nin daha kısa vadeli borçlanmalarındaki faiz ise daha da yüksek. Örneğin yine 17 Haziran ihraç tarihli 637 gün vadeli kağıt tam yüzde 41,93 faizle ihraç edildi. Zaten bu faiz bu yıl içinde oluşan en yüksek faiz.
Üstelik bu ihaleler TL cinsi sabit faizli senet ihaleleri. Hazine sabit faizli olmayan bir dizi borçlanmaya daha gidiyor. TÜFE’ye endeksli, döviz cinsinden, altına endeksli borçlanmalar gerçekleştiriliyor. Bu borçlanmalardaki faiz zaman içinde başlangıçta öngörülene göre daha yüksek oluşabileceği gibi gelişmelerin olumluya dönmesi durumunda çok daha düşük de olabilir, böyle bir olasılık var.
Ancak sabit faizli ihaleler, adından da belli, faizin şimdiden kesinleştiği ihaleler…
Hazine örneğin 8 Temmuz ihraç tarihli kağıdı 16 Nisan 2031 vadeli sattı. Altı ayda bir kupon ödemesi yapılacak ve bu kağıdın yıllık bileşik faizi biraz önce de belirttiğim gibi yüzde 37,97. Bu faiz artık kesin.
Enflasyon seneye Merkez Bankası’nın resmi hedefi olan yüzde 15’e inse de, sonraki yıllarda tek haneli düzeylere gelinse de faiz yüzde 37,97 üzerinden ödenmeye devam edilecek.
Yok eğer tersi olur ve önümüzdeki beş yıl boyunca yıllık enflasyon bu düzeyin altına inmezse Hazine bu borçlanmadan kârlı çıkacak.
Ama iyi de bir yandan enflasyonun indirilmesi için uğraşıldığı mesajı verilirken diğer yandan böylesine yüksek faize razı olunması… Tabii ki büyük bir çelişki ama Hazine de çaresiz, borç bulabilmek için bu faize razı olmak durumunda.
Eğilim fena bozuldu
Hazine’nin TL cinsi sabit faizli senet ihraçlarına ilişkin veri seti 2003 yılına kadar geri gidiyor. Dolayısıyla elimizde 23 yıl 6 aylık veri bulunuyor.
Bu dönemde en yüksek faiz yüzde 45,44 ile 2003 yılında oluştu. Ama 2003’ün kendine özgü koşulları vardı. O yıl hâlâ 2001 krizinin etkileriyle uğraşılıyordu.
Dolayısıyla 2003’ü biraz ayrı düşünerek değerlendirme yapmak gerekiyor. İşte zaten 2003 hariç tutulduğunda en yüksek faizin son yıllarda verildiği ve rekor oranın 2025’te ortaya çıktığı gözleniyor. 2025 yılındaki sabit faizli borçlanmaların ortalama faizi yüzde 39,31 oldu.
Faizin nasıl çanak eğrisi çizdiği hem yıllık faizin seyrinden, hem de üç dönemli hareketli ortalamadan kolaylıkla görülebiliyor.
En düşük ve en yüksek oranlar
2003 yılının ocak ayından bu yılın haziran ayına kadar olan dönemde en yüksek faizin 2003’te oluştuğunu belirttim. Her ne kadar o yılın ortalama faizi yüzde 45,44’e inmişse de bazı aylardaki faiz yüzde 57’nin de (nisan yüzde 57,44) üstünde oluştu.
Ama bir kez daha vurgulamak gerekiyor, 2003 yılı bu dönemin istisnai bir yılı.
Faiz daha sonra öyle bir geriledi ki, 2013 yılının ikinci yarısında yüzde 8’in bile altına düştü. On yılda yüzde 57’lerden yüzde 7’lere inildi.
Faiz daha şunun şurasında 2020’nin yaz aylarında da tek hanelerde, yüzde 9’larda seyretti. Ş
imdi niye bu duruma gelindiği sorusunun yanıtı belli. 2021’de başlatılan faiz indiriminden sonra zorlama bir şekilde Hazine’nin borçlanma faizi de bir süre düşük kaldı ama 2023 ortasından itibaren tırmanış başladı ve bugünkü düzeylere gelindi.