Akdeniz ikliminin o kendine has, güneşte kavrulmuş çalılıklarında sessiz ama büyüleyici bir dönüşüm yaşanır. Genellikle henüz tomurcuk halindeyken toplanıp mutfaklarımıza konuk olan kapari, doğanın akışına bırakıldığında bambaşka bir gastronomi hikayesine dönüşüyor.

Toplanmayan o küçük tomurcuklar, zamanı geldiğinde dalında adeta patlayarak üç ila dört inç büyüklüğünde, mor erkek organlarıyla minyatür bir gülü andıran kokulu, büyüleyici beyaz çiçekler açar. Ancak asıl lezzet serüveni bu taç yapraklar döküldükten sonra başlar. Çiçeklerin ardından yeni oluşan sapların ucunda, içi tohum dolu oval hatlara sahip zengin bir meyve belirir.
İSPANYOL DOKUNUŞU VE TAPAS KÜLTÜRÜ
Bu etli meyvelerin potansiyelini ilk keşfedenler İspanyol üreticiler oldu. Tıpkı çiçeğin öncülü olan tomurcuklar gibi bu meyveleri de özel salamuralarda turşulayarak gastronomide kendilerine özgü bir niş pazar yarattılar. İspanya'nın zengin tapas kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline gelen kapari meyvesi, şarküteri tahtalarında soğuk etlerin, zengin aromalı ezmelerin, taze yaz salatalarının yanında ferahlatıcı ve asidik dokunuşuyla damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor.

KOKTEYL DÜNYASININ YENİ FAVORİSİ
Kapari meyvesinin gastronomideki yolculuğu sadece tabaklarla da sınırlı kalmıyor. Son dönemde modern bar kültüründe ve kokteyl dünyasında dikkat çekici bir trend göze çarpıyor. Klasik vodka ve gin martinilerde yıllardır süregelen zeytin hakimiyeti, yerini yavaş yavaş bu estetik ve lezzetli meyveye bırakıyor. İçindeki tohumların ağızda bıraktığı hafif doku ve salamurasının kattığı dengeli tuzluluk, martiniye hem görsel bir şıklık hem de ezber bozan bir lezzet derinliği kazandırıyor.
Odatv.com