Ana içeriğe geç

Yapay zekâ ancak tarım devrimiyle kıyaslanabilir

Yapay zekâ ancak tarım devrimiyle kıyaslanabilir
Ekonomim.com
16

Bir önceki yazımda yapay zekânın ekonomide meydana getireceği dönüşümün sanayi devrimi ile kıyaslanmasının yanlış olduğunu belirterek, yapay zekâ nedeniyle kitlesel iş kayıpları yaşanacağını ve bu kayıpların muhtemelen telafi edilemeyeceğini yazmıştım. Bu yazıyı okumak isteyenler için bağlantıyı aşağıda veriyorum. Bugünkü yazı onun devamı niteliğindedir.

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/yapay-zeka-umutlar-varsayimlar-gercekler/905223

10 Temmuz’da yayımlanan bu yazıdan sadece dört gün sonra aralarında Acemoğlu, Stiglitz ve Johnson gibi Nobel sahibi isimlerin de bulunduğu 200 ekonomist ve teknoloji lideri bir bildiri yayımlayarak, yapay zekânın sanayi devriminden çok daha hızlı ve kuvvetli bir dönüşüme yol açacağını belirtti ve kitlesel işsizlik tehlikesi hakkında kamuoyunu uyardı. Meraklısı için bu kısa ama çok önemli bildirinin tam metnini içeren bir bağlantı aşağıda.

https://economictimes.indiatimes.com/news/new-updates/we-must-act-now-eric-schmidt-reid-hoffman-joseph-stiglitz-among-200-who-just-sounded-the-alarm-on-ai/articleshow/132386545.cms?from=mdr

Bu kadar ekonomist ve teknoloji liderinin benimle aynı riski görmesi, aynı şekilde tarif etmesi ve bunu ortak bir bildiri yayınlayacak kadar önemsemesi elbette beni çok mutlu etti. Aynı zamanda da şaşırttı, çünkü “İki ekonomistin olduğu yerde en az üç farklı fikir vardır” diye bir şaka vardır ve bu şaka boş yere çıkmamıştır. Gerçekten de ekonomistler çok ender olarak bir konuda hemfikir olurlar. 200 ekonomist ve teknoloji liderinin aynı fikirde olması çok şaşırtıcı ve yapay zekâyı ne kadar riskli gördüklerini gösteriyor.

Yapay zekâ yalnızca işleri değil, toplumsal kurumları da dönüştürecek

Yapay zekâ tarım devrimi gibi bütün alanları etkileyebilir: İnsan kültürünün bütün alanlarını etkileyen tek bir dönüşüm yaşadık tarihte. Tarım devrimi. Yapay zekâ bu güçte bir dönüşüm için ikinci olmaya aday. Çünkü yapay zekâ sadece işsizlik yaratmayacak. Oluşan ekonomik ortam aileden devlete, demokrasiden sosyal güvenlik sistemine kadar bir dizi alanı ve toplumsal kurumu çok ciddi ölçüde zedeleyecek, hatta yok edecek. Bu nedenle bildiriyi önemsemek gerekiyor.

İşsizlik kadar büyük bir tehlike oligopolleşme eğilimidir: Yapay zekâ devrinde işsizlik kadar önemli başka bir riskin de Dünya ekonomisindeki oligopolleşme eğilimi olduğunu/olacağını belirtelim. Bu riskin ortaya çıkış nedeni sadece yapay zekâ değil. Dijital teknoloji de bu riskin ortaya çıkmasında yapay zekâyı destekliyor. Oligopolleşme eğilimi yapay zekâyla değil, dijital teknolojinin ortaya çıkmasıyla başladı. 1990’lardan beri Dünyada gelir ve servet dağılımı giderek bozuluyor. Ayrıca yoğunlaşma da pek çok sektörde artıyor ve bu süreç Pandemiden sonra hızlanmış görünüyor.

Peki neden dünyanın her yerindeki ekonomiler giderek daha oligopol bir nitelik kazanıyor? İlk neden dijital teknolojinin her türlü ekonomik başarıyı büyütme yeteneği. Herhangi bir dijital girişimde başarılı olduğunuz an artık pazarınız sadece kendi ülkeniz değil, tüm dünya. Ayrıca şirketlerin düzenli bir şekilde kişisel bilgilerinizi alıp, bunu tüketim alışkanlıklarınızı öğrenmek ve manipüle etmek için kullanması da bu “başarıyı büyütme” eğilimini güçlendiriyor.

Oligopolleşme, kitlesel işsizlik kadar kötü bir şey

İkinci bir faktör yapay zekânın maliyet ve operasyon gereklerini, işgücü ihtiyacını azaltması nedeniyle şirketlerin çok daha hızlı bir şekilde sermaye biriktirebilmesi. Böyle bir ortamda diğerlerinden sadece biraz daha başarılı olan bir firma kendi sektöründeki diğer rakipleri büyük bir oburlukla yutabiliyor ve piyasa hızla oligopolleşiyor hatta bazen tekelleşiyor.

Peki oligopolleşme o kadar kötü bir şey mi? Evet, bu kitlesel işsizlik kadar kötü bir şey çünkü böyle bir ortamda ekonominin bütün yapısal unsurları ağır ağır bozulur. Kaynak dağılımında etkinlik düşer, enflasyon yükselir, düşen verimlilik kitlesel işsizliği kalıcı hale getirir. Refah kaybı ve pahalılık el ele gider. Gelir dağılımı bozulur.

Yapay zekânın getireceği risklere karşı çözümün ne olduğunu henüz bilmiyoruz ama işe gelmekte olan ekonomik dönüşümü gerçekçi bir şekilde anlamakla, gereksiz ve atalet yaratıcı bir iyimserlikten kaçınarak başlamalıyız.

Kaynağa Git

İlgili Haberler