Bir dönem Akdeniz diyeti sağlıklı beslenmenin altın standardı olarak görülüyordu. Şimdi ise sosyal medyada yeni bir gastronomi yıldızı parlıyor; Balkan kahvaltısı.
TikTok'ta milyonlarca kez izlenen videolarda; taze domatesler, biberler, peynirler, ekmekler, turşular, yumurtalar ve şarküteri ürünlerinden oluşan cömert sofralar dikkat çekiyor. Çoğu paylaşımda tabaklar ve çatal-bıçaklar bile ikinci planda kalıyor; insanlar büyük ekmek parçalarını, peynir dilimlerini ve bütün biberleri elleriyle yiyerek adeta kırsal bir sadeliği kutluyor.
Peki sosyal medyada "Balkan kahvaltısı" olarak sunulan bu sofralar gerçekten Balkanlar'ın ortak kahvaltı kültürünü mü temsil ediyor? Daha da önemlisi, bu kahvaltı biçimi sağlık açısından gerçekten övüldüğü kadar faydalı mı?
Uzmanlara göre cevap hem evet hem hayır.
"TEK BİR BALKAN KAHVALTISI YOK"
Kuzey Makedonya doğumlu yazar ve yemek geliştiricisi Irina Janakievska'ya göre öncelikle önemli bir yanlış anlamayı düzeltmek gerekiyor. Yakın zamanda Balkan mutfaklarına odaklanan "The Balkan Kitchen" adlı yemek kitabını yayımlayan Janakievska, "Balkan kahvaltısı" olarak tanımlanabilecek tek ve ortak bir kahvaltı kültürünün bulunmadığını söylüyor. Ona göre sosyal medyada dolaşan görüntüler, Balkanlar'ın son derece zengin ve çeşitli gastronomik mirasını birkaç malzemeye indirgemekten başka bir şey değil. "İnsanlar bunun tüm Balkanlar'da herkesin her gün yediği kahvaltı olduğunu düşünüyor. Oysa bu yaklaşım, bölgenin olağanüstü çeşitlilik gösteren mutfak geleneklerini görmezden geliyor" diyor.
Janakievska, trendin tamamen yanlış olmadığını da vurguluyor. Çünkü protein, karbonhidrat, süt ürünleri ve taze sebzelerin bir arada bulunduğu dengeli sofralar Balkan mutfaklarında gerçekten önemli bir yere sahip. Ancak kahvaltının içeriği; ülkeye, bölgeye, ekonomik koşullara, iklime, mevsime ve hatta dini geleneklere göre büyük farklılıklar gösterebiliyor.

SOSYAL MEDYANIN GÖSTERDİĞİ SOFRA DAHA ÇOK KIRSAL YAŞAMI YANSITIYOR
TikTok'ta popülerleşen Balkan kahvaltısı görüntüleri genellikle domates, tatlı biber, karpuz, peynir ve ekmekten oluşan büyük yaz sofralarını öne çıkarıyor. Janakievska'ya göre bu görüntüler, Balkanlar'ın kırsal bölgelerinde yaz aylarında görülebilecek kahvaltı alışkanlıklarını andırıyor. Ancak kış aylarında tablo tamamen değişebiliyor.
Özellikle dağlık ve soğuk bölgelerde karabuğday veya polentadan hazırlanan sıcak ve doyurucu lapalar kahvaltı sofralarının temelini oluşturabiliyor. Ayrıca Balkan coğrafyasında her bölgenin kendine özgü ürünleri bulunuyor.
Arnavutluk'ta kat kat hazırlanan ve krep benzeri yapısıyla dikkat çeken geleneksel flija bunlardan biri. Hırvatistan'ın Dalmaçya bölgesinde ise prosciutto, pečenica ve diğer kurutulmuş et ürünleri kahvaltılarda sıkça tüketiliyor.
HER GÜN DEVASA KAHVALTI SOFRALARI KURULMUYOR
Sosyal medyanın yarattığı bir diğer yanılsama ise Balkanlar'da her sabah büyük kahvaltı şölenleri yaşandığı düşüncesi. Gerçekte durum çok daha sade. Pek çok kişi için kahvaltı yalnızca bir börek, bir bardak yoğurt ya da bir fincan Türk kahvesinden ibaret olabiliyor. Ancak hafta sonları ve özel buluşmalarda daha zengin sofralar kurulabiliyor. Bu sofralarda sebzelerle pişirilmiş yumurtalar, ev yapımı yumuşak peynirler, kaymak, ajvar adı verilen kırmızı biber ve patlıcan ezmeleri, etli ya da sebzeli kat kat hamur işleri ve reçeller yer alabiliyor.
Turşu çeşitleri Balkanlar'ın hemen her köşesinde yaygın olarak tüketilirken, meyve reçelleri de kahvaltının vazgeçilmezleri arasında bulunuyor.
Üstelik Janakievska'nın esprili bir hatırlatması da var: "Sosyal medyada gördüğünüzün aksine, biz gerçekten tabak ve çatal-bıçak kullanıyoruz."

BALKAN USULÜ KAHVALTININ SAĞLIK AVANTAJLARI
Tüm bu tartışmalara rağmen uzmanlar, Balkan kahvaltısı trendinin bazı önemli beslenme avantajları sunduğu konusunda hemfikir. Ken Albala'ya göre bu tarz sofraların en güçlü yanı çeşitlilik.
Az miktarlarda ama farklı tat, doku ve aromalara sahip birçok yiyeceğin bir arada bulunması hem damak tadını canlı tutuyor hem de tek bir besine aşırı yüklenmeyi önlüyor. Albala, "Bence harika bir kahvaltı modeli" diyerek bu yaklaşımın doyurucu olduğu kadar keyifli da olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre kurutulmuş ve işlenmiş et ürünleri Balkan mutfaklarının önemli bir parçası olsa da aşırı tüketilmemeli. Bilimsel araştırmalar, işlenmiş etlerin kolorektal kanser ve kalp-damar hastalıkları riskleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, yüksek proteinli konserve balıklar, haşlanmış yumurta veya yoğurt gibi alternatiflerin daha sık tercih edilebileceğini söylüyor.
NEDEN BU KADAR POPÜLER OLDU?
Belki de Balkan kahvaltısının sosyal medyada bu kadar ilgi görmesinin nedeni sadeliği. Çünkü bu kahvaltı modelinde karmaşık tarifler, uzun hazırlık süreçleri veya özel ekipmanlar gerekmiyor.
Mevsiminde bulunan sebzeler, birkaç süt ürünü, biraz ekmek ve küçük porsiyonlarda farklı yiyecekler yeterli oluyor. Üstelik ekonomik koşullara ve kişisel tercihlere göre kolayca uyarlanabiliyor.
Odatv.com