Ana içeriğe geç

Antik kuyudan çıkan üzüm çekirdekleri şarap tarihini yeniden yazıyor

Toskana’daki Cetamura del Chianti’de bulunan 2.000 yıllık üzüm çekirdeklerinin DNA analizi, Etrüsklerden Romalılara uzanan kesintisiz bir bağcılık hattını ortaya koydu.

Antik kuyudan çıkan üzüm çekirdekleri şarap tarihini yeniden yazıyor
Odatv
16

Toskana’daki Chianti bölgesinde, 32 metre derinlikteki antik bir kuyudan çıkarılan 2.000 yıllık üzüm çekirdekleri, şarap tarihine dair bilinen birçok varsayımı yeniden tartışmaya açtı. Cetamura del Chianti’de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu kalıntılar, Roma İmparatorluğu’nun tarımsal yapısı ve bağcılık geleneğine dair şimdiye kadarki en ayrıntılı genetik verilerden birini sundu.

MÖ 300 ile MS 300 arasına tarihlenen yerleşimde, yerel halkın üzüm çekirdeklerini kuyuya atarak bertaraf ettiği, oksijensiz çamur ortamının ise bu organik kalıntıları olağanüstü şekilde koruduğu belirlendi. Bu sayede hem Etrüsk hem de Roma dönemine uzanan kesintisiz bir bağcılık izi günümüze taşınmış oldu.

Antik kuyudan çıkan üzüm çekirdekleri şarap tarihini yeniden yazıyor - Resim : 1Antik kuyudan çıkan üzüm çekirdekleri şarap tarihini yeniden yazıyor - Resim : 2

York Üniversitesi’nde yürütülen doktora çalışması kapsamında 80 üzüm çekirdeği üzerinde DNA analizi gerçekleştirildi. Bulgular, çekirdeklerin büyük bölümünün tek bir üzüm klonuna ait olduğunu ve bu hattın Etrüsklerden Romalılara aktarılıp yüzyıllar boyunca korunarak sürdürüldüğünü ortaya koydu.

Genetik incelemeler ayrıca bu baskın üzüm tipinin beyaz taneli olduğunu gösterdi. Bugün kırmızı Sangiovese şaraplarıyla özdeşleşen Chianti bölgesi düşünüldüğünde, antik dönemde ağırlıklı olarak beyaz üzüm yetiştirilmiş olması dikkat çekici bir ters köşe olarak değerlendiriliyor. Bölgenin günümüzde de sınırlı ölçüde beyaz üzüm üretimini sürdürmesi bu tarihsel devamlılığı kısmen yansıtıyor.

Florida State Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu bulguların Chianti’nin şarap geçmişine önemli bir katman eklediğini ve modern kırmızı şarap kimliğinin gerisinde uzun süreli bir beyaz üzüm geleneğinin bulunabileceğini vurguluyor. Elde edilen veriler, Roma döneminde bağcılığın yalnızca yerel üretimle sınırlı olmadığını, geniş bir organizasyon ve tarım ağı içinde şekillendiğini de ortaya koydu.

Antik kuyudan çıkan üzüm çekirdekleri şarap tarihini yeniden yazıyor - Resim : 3

Roma İmparatorluğu’nun bölgeyi kontrol altına almasının ardından Cetamura’daki üzüm çeşitliliğinin değiştiği, farklı asma türlerinin ortaya çıktığı tespit edildi. Bu değişim, imparatorluk genelinden getirilen seçilmiş üzüm çeşitlerinin yerel üretime entegre edildiğine işaret ediyor. Aynı zamanda çekirdek morfolojisi üzerine yapılan analizler, bölgede yabani üzüm toplanmış olabileceğine dair ek kanıtlar da sağladı.

Genetik karşılaştırmalar, Cetamura’daki baskın üzüm klonunun güney Fransa’da tespit edilen bazı antik örneklerle yakın akrabalık taşıdığını gösterdi. Bu bulgu, Roma döneminde şarap üretimi ve üzüm yetiştiriciliğinin Akdeniz boyunca bağlantılı bir ticaret ve üretim ağı içinde standartlaştırıldığına dair güçlü bir biyolojik iz olarak değerlendiriliyor.

Ayrıca bölgede, günümüzde Orta ve Doğu Avrupa’da görülen bir üzüm ailesine ait başka bir antik örnek daha bulundu. Bu örneğin, Macaristan’da yetişen nadir bir çeşitle benzerlik gösterdiği ve aynı zamanda Slovenya’nın Maribor kentinde bulunan, yaklaşık 400 yıllık ve halen meyve veren ünlü asma ile bağlantı kurduğu belirtildi. Bu asma, dünyadaki en eski yaşayan üzüm örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar, antik üzüm çeşitlerinin yalnızca yok olmuş hatlar olmadığını, aksine bazı modern türlerle doğrudan genetik bağlar taşıdığını ortaya koydu. Bu da Roma döneminde tüketilen şarapların, günümüzdeki bazı nadir üzüm çeşitleriyle şaşırtıcı derecede yakın bir genetik mirasa sahip olduğunu gösteriyor.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler