Başak Nur GÖKÇAM
[email protected]
Dünya genelinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin merkezinde yer alan nitelikli eğitim ve toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik büyümenin de en temel yakıtını oluşturuyor. Yapılan küresel araştırmalar, kadınların iş gücüne katılım oranındaki yüzde 1’lik artışın, gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYİH) doğrudan pozitif etkilediğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin yolu, kaynakları verimli kullanmanın yanı sıra insan kaynağını, özellikle de eğitim süreçlerinin dışında kalma riski taşıyan kız çocuklarını sisteme entegre etmekten geçiyor. Türkiye’de bu alandaki makroekonomik ve toplumsal açığı kapatmak amacıyla çeyrek asra yakın bir süredir kesintisiz devam eden kurumsal bir sosyal fayda hamlesi, sadece bireysel hayatları değil, ülkenin nitelikli iş gücü yapısını da kökten değiştiriyor.
Ekonomik kalkınmanın ve toplumsal dönüşümün ancak eğitimde fırsat eşitliğiyle sağlanabileceği inancıyla 2004 yılında Mercedes-Benz Türk ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliğiyle başlatılan ‘Her Kızımız Bir Yıldız’ programı, geçtiğimiz günlerde tam 22'nci yılını kutladı. Bu uzun soluklu program, geride kalan yıllar içinde Türkiye'nin 63 farklı iline yayılarak adeta ulusal bir seferberliğe dönüştü.
Bugüne kadar 7 binden fazla kız öğrenciye doğrudan ulaşan proje kapsamında, toplamda 20 binden fazla burs imkanı sağlanarak eğitimde sürekliliğin korunması desteklendi. Program, bursiyerlere sadece finansal katkı sunmakla kalmadı. Kişisel ve mesleki gelişim programları, mentorluk destekleri ve kültürel etkinlikler aracılığıyla genç kadınların hayata çok daha donanımlı, ayakları yere basan bireyler olarak katılmasına öncülük etti ve etmeye devam edecek.
Her yıl 1000 öğrenciye burs desteği
Sürdürülebilir kalkınmanın istihdam bacağında en çok ihtiyaç duyulan mühendislik, tıp ve eğitim gibi alanlar, bu programın da odağında yer alıyor. Her yıl 750 lise ve yaklaşık 250 üniversite öğrencisi olmak üzere düzenli olarak 1.000 kız öğrenciye burs desteği sağlayan yapı, geleceğin meslek profesyonellerini yetiştiriyor. Güncel verilere bakıldığında, programdan yararlanan üniversite öğrencilerinin yüzde 20’si mühendislik, yüzde 14’ü tıp ve yüzde 11’i öğretmenlik gibi kritik alanlarda akademik eğitimlerine devam ediyor. Bu dağılım, projenin sadece bir sosyal yardım faaliyeti olmadığını, aynı zamanda ülkenin stratejik iş gücü planlamasına doğrudan katkı sağlayan ekonomik bir kaldıraç olduğunu kanıtlıyor.
Programın 22'nci yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte konuşan Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, sürdürülebilirliğin insani boyutuna dikkat çekti. Temmuz ayı sonu itibarıyla emekliliğe ayrılacak olan Sülün, “Bugün burada, ‘Her Kızımız Bir Yıldız’ programımızın İstanbul ziyaretinde sizlerle bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum ama bir taraftan da hüzünlüyüm” dedi. Geleceğin inşasında kadının rolünün altını çizen Süer Sülün, “22 yıl önce ‘Sürdürülebilir bir gelecek, ancak kadının hayatın her alanında eşit ve güçlü bir şekilde yer almasıyla mümkündür’ diyerek yola çıktık. ÇYDD ile iş birliğimizin sonucu olarak, 22 yılda 63 ilden 7000’i aşkın öğrencimizin eğitim yaşamına dokunduk. İnanıyorum ki ÇYDD ve Mercedes-Benz Türk, bu ülkenin parlayan yıldızlarını desteklemeye ve onların yolunu açmaya aynı kararlılıkla devam edecek. Bu benim sizlerle son bir araya gelişim olsa da, aklım ve kalbim her zaman burada, sizlerle, Yıldız Kızlarımızla olmaya devam edecek” diye ekledi.
“Kararlılıkla devam edeceğiz”
Programa ilişkin konulan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ise “Ülkemizde de dünyada da kız çocukları eğitim başta olmak üzere yaşamın birçok alanında eşitsizlikler yaşıyor. Okul yaşında olup okula gidemeyen binlerce kız çocuğu var. ÇYDD ve Mercedes-Benz Türk, 22 yıldır kız çocuklarına eğitim desteği veriyor. Bu projenin en önemli yanı sürdürülebilirliği. Mercedes-Benz Türk’ün verdiği bu destek bizler için çok değerli. Birlikte bu yola, kararlılıkla devam edeceğiz. 2025-2026 döneminde 750 lise öğrencisi 204 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 954 öğrencimize destek olunmuştur. Bu öğrencilerimizden 209 lise öğrencimiz ile 70 üniversite öğrencimizi mezun edeceğiz” açıklamasında bulundu.
Mühendislik programın ilk sırasında
Program kapsamında burs alan yükseköğrenim öğrencilerinin branşlara göre dağılımı, geleceğin katma değerli ekonomisinde kadınların söz sahibi olacağını gösteriyor. Teknolojik dönüşümün kalbinde yer alan mühendislik fakülteleri yüzde 20'lik payla ilk sırada yer alırken, toplumsal refahın temeli olan sağlık sektörüne liderlik edecek tıp öğrencileri yüzde 14'lük oranı oluşturuyor. Gelecek nesilleri yetiştirecek öğretmenlik branşı ise yüzde 11 ile projenin sürdürülebilir toplumsal etkisini perçinledi.