Mehmet Hanifi GÜLEL
Küresel ölçekte temel hammaddelerinin yüzde 27,6’sını onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden temin eden ve 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50’ye çıkarmayı hedefleyen Nestlé, Türkiye’de de yeni bir proje başlattı.
‘Onarıcı Tarım: Buğdayın İzinde’ projesi kapsamında toprağın korunması ve iyileştirilmesi, su kaynaklarının etkin yönetimi ve biyoçeşitliliğin desteklenmesi yoluyla hem tarımsal verimliliğin hem de çiftçilerin uzun vadeli dayanıklılığının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Toprak sağlığını ve ürün verimliliğini de destekliyor.
Çiftçilerle birlikte yerel koşullara uygun çözümler geliştiren şirket, bu yaklaşımla üreticilerin geçim kaynaklarını güçlendirmeyi ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Projenin ilk aşamasında buğday, mısır, şeker pancarı ve süt üretimi alanlarında çalışmalar yürütülecek. Bugün 100’den fazla çiftçiyle yaklaşık 500 hektarlık alanda yürütülen proje kapsamında, 2030 yılına kadar 400 çiftçiye ve 2 bin hektarlık uygulama alanına ulaşılması hedefleniyor.
Hedef 5 yılda 20 bin gence ulaşmak
Şirket, onarıcı tarım dönüşümünü uzun vadede sürdürülebilir kılmak amacıyla gençlerin tarıma katılımını ve yeni nesil tarım girişimlerinin gelişimini destekliyor.
Bu doğrultuda, Türkiye’deki 120’nci yılında tarım girişimciliği yaklaşımını ‘Genç İşi Tarım’ programıyla hayata geçiriyor. Program, gençleri girişimcilik, teknoloji ve onarıcı tarım alanlarında destekleyerek tarımda yenilikçi iş modellerinin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Program kapsamında fikir maratonu ve kuluçka aşamalarında olgunlaşan projelere toplam 1,5 milyon lira hibe desteği sağlanarak yeni tarım girişimlerinin hayata geçirilmesi destekleniyor. Beş yıl içinde 20 binden fazla gence ulaşması hedeflenen programla şirket, tarımı gençler için sürdürülebilir, üretken ve geleceği olan bir alan haline getirmeyi amaçlıyor.
“Tarımsal değer zinciri kapsayıcı bir yapı kurmaktan geçiyor”
Gıda sistemini geleceğe taşırken değer zincirinin bütününde dayanıklı ve kapsayıcı bir model inşa etmenin stratejik önemine dikkat çeken Nestlé Türkiye CEO’su Leszek Wacirz, “Gıda üretiminin geleceğinin tarımsal değer zincirinin tamamında daha dayanıklı, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yapı kurmaktan geçtiğine inanıyoruz.
Dönüşümün merkezine tarımı, toprağı ve çiftçiyi aldık. Onarıcı tarım yaklaşımıyla yalnızca bugünün üretim ihtiyaçlarına yanıt vermeyi değil; toprak sağlığını, biyoçeşitliliği, su kaynaklarını ve çiftçilerin iklim değişikliği karşısındaki dayanıklılığını güçlendirerek gıda sistemlerini uzun vadede güvence altına almayı hedefliyoruz. Küresel ölçekte 2030’a kadar temel hammaddelerimizin yüzde 50’sini onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden tedarik etme hedefimiz doğrultusunda, Türkiye’de yürüttüğümüz Onarıcı Tarım Projesi ile de iklim dirençli, verimli ve gelecek nesiller için daha güçlü bir tarım ekosistemine liderlik etmeyi amaçlıyoruz” dedi.
Nestlé Türkiye Pazarlama, İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, onarıcı tarımla sahada karşılığı olan, ölçülebilir ve uzun vadeli değer yaratan uygulamalarla tarım ekosisteminde kalıcı bir dönüşüm oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Mısır ve buğdayla başlayan bu yolculuğu önümüzdeki dönemde şeker pancarı ve süt üretimi gibi farklı değer zincirlerine de taşıyarak etkisini büyütmeyi amaçladıklarını aktaran Ünal, “Bu dönüşümün kalıcı olması için yalnızca bugünün üretim modellerine değil, tarımın geleceğini şekillendirecek yeni nesillere de yatırım yapıyoruz” diye konuştu.