Asuman Kerkez
"Hey Tariria! Yine kandırdın beni. Tıpkı Menua’yı kandırdığın, kendine kul köle yaptığın gibi..." Kraldan köle olur mu demeyin, öyle bir olur ki; Eiduru’nun azameti, Haldi’nin mızrağı, Teişeba’nın fırtınaları bir tarafa kalır da, romantik Urartu kralımız Menua sevdiceğini mutlu etmek, belki de kendini affettirmek için Doğu Anadolu’da ilk ve tek 51 km uzunluğunda muhteşem su kanalları yaptırır, bağlar bahçeler kurar. Sonuçta suya kavuşur kurumuş topraklar.
Nairi’de, Tuşba’da bereket fışkırır o güzel bahçelerden. Elmalar, ayvalar, kirazlar, armutlar, erikler ve üzümler…
İlla da üzümler konuşulmalı bu noktada. Bilir misiniz arkeolojik buluntulardan elde edilen üzüm çekirdekleri analiz edildiğinde Erciş üzümü ile uyum oranı çok yüksek bulundu. Yani bizim Erciş üzümünün büyük büyük dedeleri kral Menua’nın bağlarını süslüyor, aşkı olan Tariria ile sohbet ederken tabağında arzı endam ediyordu.
Belki de üzüme and içiyordu kim bilir? Sevgilim and olsun ki gözüm senden başkasını görmez. Bak elimdeki salkım çarpsın beni, gençliğimin hayrını görmeyeyim…