Ana içeriğe geç

Şikago'da 1954'ten beri açık olan Mario's Italian Lemonade, sokak satıcılarının hak mücadelesine ilham veriyor

Chicago'nun Little Italy semtindeki Mario's Italian Lemonade, 72 yıldır sadece dondurulmuş limonata satmıyor. Aile işletmesi, ABD'de baskı ve ayrımcılıkla karşılaşan sokak satıcılarının hak mücadelesinin de sembollerinden biri haline geldi.

Şikago'da 1954'ten beri açık olan Mario's Italian Lemonade, sokak satıcılarının hak mücadelesine ilham veriyor
Odatv
16

Şikago'nun Little Italy semtinde yaz sıcakları kendini hissettirmeye başladığında, West Taylor Street'teki küçük bir limonata tezgahının önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Plastik limonlarla süslenmiş ağacın gölgesinde bekleyen müşteriler, balmumu kaplı kağıt bardaklarda servis edilen buz gibi İtalyan limonatalarını kaşıklarken, içeride yaklaşık yetmiş yıllık bir aile hikayesi de yaşatılıyor.

Tezgahın sahibi 74 yaşındaki Mario "Skip" DiPaolo, gün boyunca kamyonuyla malzeme topladıktan sonra evinin merdivenlerinde dinlenirken bir yandan müşterileri selamlıyor, bir yandan da yazın en çok konuşulan sorunlarından birine değiniyor. "Şeker sıkıntısı yaşanacak diyorlar ama benim bir tanıdığım var" diyerek gülümsüyor. Ardından ekliyor; "bugün limon da bulabildim."

ALTI YAŞINDA BAŞLADIĞI İŞ BUGÜN ŞİKAGO'NUN SİMGESİ

Mario's Italian Lemonade'ın hikayesi 1954 yılında başlıyor. İtalya'nın Abruzzo bölgesinden ABD'ye göç eden Mario DiPaolo Sr., oğlunun boş zamanlarını değerlendirmesi için küçük bir limonata arabası hazırlıyor. Henüz altı yaşındaki Skip DiPaolo, ailesinin bakkalının önünde el çevirmeli makineyle hazırladığı dondurulmuş limonataları iki sente satmaya başlıyor. "Biz buna buz demeyiz. Bu İtalyan limonatasıdır. Hep böyle söyledik" diyen DiPaolo, o yıllarda limonların elde sıkıldığını, büyük buz bloklarının at arabalarıyla getirildiğini anlatıyor.

İlk elektrikli limon sıkacağını büyükannesinin hediye ettiğini, para üstü hesaplamayı ise Monopoly oynayarak öğrendiğini gülerek hatırlıyor. Aile üyeleri daha sonra hurda ahşap malzemelerle bugün halen kullanılan sabit satış tezgahını inşa ediyor. İşler büyüdükçe motorlu dondurma makineleri alınıyor ve menüye yeni aromalar ekleniyor. Bugün yaklaşık 30 farklı çeşit sunuluyor. En çok beklenen tat ise yalnızca taze meyve bulunduğu dönemlerde hazırlanan şeftalili limonata.

Şikago'da 1954'ten beri açık olan Mario's Italian Lemonade, sokak satıcılarının hak mücadelesine ilham veriyor - Resim : 1

1960'lı yılların sonlarından itibaren Chicago'nun Near West Side bölgesi dönüşmeye başlıyor. Illinois Üniversitesi kampüsünün çevresindeki mahallede yaşayan çok sayıda İtalyan kökenli aile başka bölgelere taşınırken, yıllardır faaliyet gösteren limonata tezgahı da "çirkin görüntü" ve "rahatsızlık" oluşturduğu gerekçesiyle kapatılma baskısıyla karşı karşıya kalıyor.

DiPaolo, yıllarca işletmesini açık tutabilmek için mücadele verdiğini söylüyor. Bu süreçte olayların zaman zaman Şikago siyasetine özgü karmaşık bir hal aldığını da esprili bir dille kabul ediyor. Tezgahın önünden sirenleri açık iki polis aracı geçerken kısa süre sonra genç polislerin de sıraya girip limonata alması ise mahallenin değişmeyen rutinlerinden biri.

SOKAK SATICILARININ ORTAK SORUNU

Mario's Italian Lemonade'ın hikayesi, ABD'deki binlerce sokak satıcısının yaşadığı sorunlarla da kesişiyor. Uzun yıllar boyunca birçok kentte sokak satıcıları denetimler sırasında ürünlerine el konulması, para cezaları ve taciz iddialarıyla karşı karşıya kaldı. Şikago'da sağlık ve temizlik ekiplerinin zaman zaman satıcıların ürünlerini çöpe attığı, hatta çamaşır suyuyla kullanılmaz hale getirdiği biliniyor.

2019 yılında New York metrosunda ruhsatsız churro satan bir kadının polis tarafından gözaltına alınması büyük tepki çekmişti. Benzer bir olay kısa süre önce Coney Island'daki Mermaid Parade sırasında da yaşandı. Los Angeles'ta kaldırımlarda satış yapmak 2020 yılında yasal hale gelmesine rağmen birçok satıcı sözlü taciz, ırkçı uygulamalar ve gözaltılarla karşılaştıklarını dile getiriyor.

Hatta ABD'nin birçok eyaletinde evlerinin önünde limonata standı kuran çocuklar bile gerekli izinleri almadan satış yaptıkları gerekçesiyle para cezası riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.

"Çocukları rahat bırakın" diyen DiPaolo, "Daha yolun başındayken onların hevesini kırmayın" sözleriyle bu uygulamalara tepki gösteriyor.

HAK MÜCADELESİ BÜYÜYOR

Son yıllarda sokak satıcılarının haklarını savunan birçok sivil toplum girişimi de faaliyet göstermeye başladı. Los Angeles Street Vendor Campaign ruhsat süreçlerinde satıcılara destek verirken pandemi döneminde maddi yardım programları yürüttü.

New York merkezli Street Vendor Project ise göçmenlik danışmanlığından hukuki desteğe, küçük işletme eğitimlerinden kredi programlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Chicago'da faaliyet gösteren Asociación de Vendedores Ambulantes ise sokak satıcılarının daha güvenli ve onurlu çalışma koşullarına kavuşması için mücadele ediyor.

İLK İŞ DENEYİMİ BURADA BAŞLIYOR

Akşam saatlerinde güneş yavaş yavaş çekilirken tezgahın üzerindeki geri dönüştürülmüş çamaşır suyu şişelerinden yapılmış rüzgar gülleri dönmeyi bırakıyor. Ancak siparişler devam ediyor. DiPaolo için burası yalnızca limonata satılan bir işletme değil, gençlerin çalışma hayatıyla tanıştığı bir okul gibi.

"İyi çalışıyorsan ve para üstü verebiliyorsan burada işin hazır" diyor.

Ailesi aynı zamanda St. Ignatius College Prep High School'un burs fonuna da bağış yapıyor. Çalışanların büyük bölümü lise öğrencilerinden oluşuyor. "Çoğu için bu ilk iş deneyimi. İnsan ilk işini hiç unutmaz."

Akşamın son müşterileri de ayrılmadan önce DiPaolo'nun yanına uğruyor. Bir baba ve yetişkin çocukları yıllardır olduğu gibi onu selamlıyor. "Sen bu mahallenin adamısın."

Baba, kızlarını beş yaşından beri bu tezgaha getirdiğini anlatıyor. Oğlu ise adının Mario olduğunu söyleyince DiPaolo her zamanki şakalarından birini yapıyor: "Bana borcun yok değil mi?" Ardından işletmesinin gerçek başarısını tek cümleyle özetliyor: "Bu işi ünlüler büyütmedi. Yirmi yıldır her gün gelen müşteriler büyüttü." Artık emekliliği düşündüğünü söylüyor.

"Belki bırakmalıyım."

Ancak o gün geldiğinde Şikago sevilen bir limonata tezgahını ve aynı zamanda mahalle kültürünün ve sokak satıcılarının hak mücadelesinin en güçlü simgelerinden birini de kaybetmiş olacak.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler