Ana içeriğe geç

Antik Roma’da çiftlik yöneten kadınlar, şarap, zeytinyağı üretiminin gizli liderleriydi

Antik Roma metinlerinde ev işleriyle sınırlı kaldığı sanılan kadın yöneticilerin, devasa şarap ve zeytinyağı üretimini, bağ fermantasyonunu ve çiftlik karlılığını bizzat yönettiği ortaya çıktı.

Antik Roma’da çiftlik yöneten kadınlar, şarap, zeytinyağı üretiminin gizli liderleriydi
Odatv
16

Tarih kitapları ve yüzyıllardır süregelen akademik kabuller, antik dünyada kadının yerini büyük oranda evlerin dört duvarı arasıyla sınırlandırdı. Ancak Akdeniz’in zeytin kokan tepelerinde ve buram buram fermantasyon kokan Roma bağlarında durum hiç de sanıldığı gibi değildi.

Journal of Roman Archaeology’de yayımlanan yeni bir araştırma, beş yüzyıl boyunca Roma hukuk metinlerinde, edebiyatında ve mezar yazıtlarında adı geçen ama modern tarihçiler tarafından adeta "görünmez" kılınan kadınların ezber bozan hikayesini gün yüzüne çıkarıyor.

Roma çiftliklerinin (villa) direksiyonunda oturan kadınlar, sanılanın aksine sadece dikiş nakışla ya da hane halkının yemeğiyle ilgilenmiyordu. Onlar; yılda binlerce litreye ulaşan şarap fermantasyonunu denetleyen, zeytinyağının kalitesinden sorumlu olan ve malikanenin karlılığını sırtlayan gerçek birer üretim yöneticisiydi.

Antik Roma’da çiftlik yöneten kadınlar, şarap, zeytinyağı üretiminin gizli liderleriydi - Resim : 1

YUNAN FELSEFESİNİN YANILTICI GÖLGESİ

Tarihçilerin yüzyıllar boyunca yaptığı en büyük hata, MS 1. yüzyılda yaşamış Romalı aristokrat ve toprak sahibi Lucius Junius Moderatus Columella’nın yazdığı tarım el kitabını yanlış yorumlamak oldu. Columella, eserinde erkek çiftlik yöneticisine vilicus, kadın yöneticiye ise vilica diyerek görev tanımlarını sıralıyordu.

Ancak araştırmacılar, Columella’nın metnin girişinde Klasik Atina’nın filozofu Ksenophon’dan yaptığı uzun alıntıya takılıp kaldılar. Ksenophon, kadının "doğal" yerinin iç mekanlar olduğunu savunuyor ve ideal üst sınıf kadını ev işlerini denetleyen bir figür olarak çiziyordu. Oysa Columella, bu görüşlerin kendinden dört asır önce yaşamış bir Yunan filozofuna ait olduğunu metinde tam dört kez vurgulamıştı.

Columella’nın bizzat kaleme aldığı Roma gerçekliği ise bambaşkaydı. Vilica, malikanenin mali belkemiğini oluşturan devasa rekoltelerin başındaki isim olarak tanımlanıyordu.

ROMA MUTFAĞININ ARKASINDAKİ AKIL

Antik Roma ekonomisinde şarap ve zeytinyağı imparatorluğun en likit servetleriydi. Arkeolojik bulgular, bu dönemdeki büyük malikanelerde devasa makinelerle yılda 50.000 ila 100.000 litreden fazla şarap veya yağ üretildiğini gösteriyor. İşte vilica, tam da bu karmaşık gastronomi ve sanayi sürecinin kalbindeydi.

Bağ bozumu sırasında üzümlerin preslenmesinden, elde edilen şıranın doğru ısıda mayalanmasına kadar tüm aşamalar kadının denetimindeydi. Şarabın bozulmasını önlemek ya da lezzetini zenginleştirmek için eklenen deniz tuzu, pelinotu, rezene ve kaynatılmış tatlı üzüm suyu (defrutum) miktarını vilica ayarlıyordu.

Antik Roma’da çiftlik yöneten kadınlar, şarap, zeytinyağı üretiminin gizli liderleriydi - Resim : 2

Sofralık olarak tüketilemeyen zeytinlerin yüksek kaliteli zeytinyağlarına dönüştürülmesi, bunların tüccarlara satılmak üzere amforalara aktarılması ve saklanması da onun sorumluluğundaydı.

MÖ 2. yüzyılda yazan Yaşlı Cato’nun aktardığına göre; kümes hayvanlarının yetiştirilmesi, mevsimlik meyve ve sebzelerin saklanması ve şaraphanelerin temiz tutulması vilica’nın asıl görevleri arasındaydı.

TANRILARA ADANAN ŞARAP VE RİSKLİ HASAT SEZONLARI

Roma dünyasında şarap üretmek yüksek riskli bir kimyasal süreçti. Kontrol edilemeyen hava sıcaklıkları, bakteriler veya zamansız oksijen teması, koca bir yıllık emeği bir gecede küflü bir sirkeye dönüştürebilirdi. Bu yüzden süreç, tanrıların rızasını kazanmayı da gerektiriyordu.

Hem Cato hem de Columella, çiftliğin bereketini sağlamak ve rekolteyi felaketlerden korumak için tanrılara adak sunma yükümlülüğünü doğrudan kadın yöneticiye (vilica) yüklüyordu. Vilica, çalışma alanlarındaki sunaklara düzenli olarak çelenkler bırakır, bereket ve başarılı bir fermantasyon için şarap sunuları yapardı. Günümüze ulaşan mozaiklerde ve Roma duvar resimlerinde, dev şarap amforalarının ve preslerinin başında kurban sunan veya işçileri yönlendiren kadın figürleri, bu tarihsel gerçeği gözler önüne seriyor.

MÖ 1. yüzyıl hukukçusu Trebatius’un da belirttiği gibi, vilica hukuken instrumentum fundi’ye, yani toprağın ürün vermesi ve bu ürünün korunması için vazgeçilmez olan ana unsurlara dahil edilmişti. Kendi cümlelerini yazılı olarak bırakmamış olsalar da; amforaların dip tortularında, mozaik panolarda ve hukuki metinlerde iz bırakan Romalı kadınlar, Antik Akdeniz gastronomi ve tarım tarihinin merkezinde durmaya devam ediyor.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler